YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında fon vurgunu tartışmalarını, açıklanmayan liste iddialarını, Aile Bakanı’na yaptığı çağrıyı ve İzmir’de AKP’ye katılım üzerinden yükselen tepkileri gündeme taşıdı.
Özel, şunları ifade etti:
“Yapılması gereken bellidir: Erdoğan masasının üstündeki soyguncu listesini bir an önce açıklamalıdır. Bu paralar soygunu yapanlardan alınmalıdır. Amerika bunu geçmişte yaptı, bir daha benzer olayların yaşanması çok çok azaldı.
Ama siz eğer siyasi saiklerle bu kişileri gizlemeye, suçlarını örtmeye, bazılarını feda edip kodamanları, tepedekileri gizlemeye, bakanları, bir bakanlığın yetkililerini korumaya, saraydaki, yanı başınızdaki üst düzey bürokratları korumaya kalkarsanız o zaman bu milletin size hiçbir güveni kalmaz.
Ayrıca fonların hoplatıp zıplatıp millete çakıp kaçtığı hisse senetleri var. Bu senetlere sıkışmış, satamamış, perişan olmuş insanlar var. Bunların da mağduriyetlerinin mutlaka giderilmesi gerekmektedir.
Bu ne ilk, belki de son olmayacak. Tarihte de hep böyle oldu. Çünkü dönem kirli bir dönem ve bu dönem kirlilerle temizler, cesurlarla korkaklar, menfaatçilerle kahramanlar birbirinden öyle ayrışacak, tarihte öyle yerlerini alacaklar.
Ben bir yıl önce kongremizi yaparken ‘Ben size iktidara gül bahçelerinden yürümeyi değil; dikenli yollarda yürümeyi, eziyet çekmeyi, üzülmeyi ama teslim olmamayı vaat ediyorum’ demiştim. Oradaki yolda devam ediyoruz.
Elbette İzmir’de yaşananlar ve İzmir’de yaşananların İzmirlilere hissettirdiklerini anlıyorum. 10 yaşında bir başka şehre ilk kez gitmiş, İzmir’e yatılı öğrenci olarak gitmiş; iki haftada bir çıktığı çarşı izinlerinde bugün o ihaneti yapanların hizmet etmekle mükellef olduğu şehirde 1985’te koca koca binalara baka baka dolaşmış… Hayatı tanımış, insanları tanımış, İzmir gibi bir şehri tanımış. 12 yaşında Zübeyde Hanım’ın kabri başına gitmiş, Karşıyaka’da dua etmiş. İlk Kurşun Anıtı’nın önünde gözyaşı dökmüş. Her 9 Eylül’ü kendi yaş gününden daha büyük bir heyecanla karşılamış küçücük bir çocuğun ilkokulu, ortaokulu, liseyi, üniversiteyi, vatani görevini yaptığı bir şehirde…
Genel başkan seçildikten sonra, hatırlayın o köşe yazarlarını, efendim ‘İzmir’i felaket bekliyor, İzmirli küskün, İzmirli kırgın’ yazıları arasında İzmir’de 31 belediye başkanı adayı göstermiş ve 29’unun seçilmesini 31 Mart akşamı sevincini sizlerle birlikte yaşamış birisiyim ben.
O gün, o gün İzmir’in bugün bizde olanlar olmayanlar, bütün milletvekilleri başarıyı sahipleniyorlardı. Bugün orada burada yalan beyanlarda bulunanlar ilk telefonla kutlamaları yapıyorlardı. Türkiye tarihinin en büyük yerel seçim başarısıydı. Türkiye’nin %65’i, ekonominin %85’i; İzmir’de bir Menemen ve Aliağa özel durumu olan iki ilçe dışında tamamı kazanılmıştı ve çok büyük bir zaferdi.
O gün belirlenen, çeşitli yöntemlerle diğer adayların belirlendiği gibi belirlenen aday bugün ihanet etti. Şimdi birileri, o gün ‘Büyük bir zafer, başarı’ deyip sahiplenen birileri dönmüş bize ıvır zıvır konuşuyor. ‘Onu yapacak mısın, bunu yapacak mısın, özeleştiri yapacak mısın?’ Özeleştirine, özeleştirine… İçim yanıyor, içim!
Bakın özeleştirinin şusunu söyleyeyim: Cemil Tugay’a eğer son imzayı bu el attıysa, bu el kırılaydı! Bu kafa kırılaydı! Bugünü görmeyeydi de o namussuza da yapmayaydı!
Ama, ama… Kendilerinin ilk ilan ettiği aday, prensesleri Aydın’da topuklayıp kaçarken hiç orada sorumluluk almayanlar… Prensesleri Afyon’dan AK Parti’ye koşa koşa giderken…”
AK Parti’ye koşa koşa giderken hiç sorumluluk almayanlar…
Ataşehir’de taraf değiştiren altı belediye meclis üyesinin beşi önceki dönemin sorumluluğunda olanlar…
Çıkıp da bize, İzmir’le aramıza girip ‘Özür dileyecek misin?’ İzmirlinin ayağının altına yatarım! Ama sizin gibi haysiyetsizlik peşinde koşanlara bu partiyi teslim etmem ulan! Aklınızı başınıza alın! Kimsiniz siz?!
Butlancılar! Kimsiniz siz?! İktidara teslim olanlar! Kimsiniz siz?! 47 yıllık zaferden sonra kaybetmeye görevlendirilenler!
Herkes şunu bilsin: İzmir’le Yeni Parti’nin arasına, İzmir’le Özgür Özel’in arasına kimse giremez! İzmir’de bir üzülen varsa, bir gözyaşı döken varsa kurban olayım ona! Özür ne, özür ne; köle olayım ona!
Ama herkes haddini bilecek! O İzmir’i 31’de 31 alacağız! O seçimlerde İzmir’de dünya rekoru kıracağız! Haydi bakalım!
İzmir, sana selam olsun! İzmir, Yeni Parti ve Özgür Özel sana kurban olsun! Hepinizi çok seviyoruz, hepinizi!”
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.