Yalım Eralp

Navalny ve Gazze

'Putin zaten yeniden seçilecek, ne gerek vardı Navalny'i öldürmesine?' diyenler var. Bazen liderlerin aklı gidiyor. Netanyahu gibi. 30 binden fazla sivil ölmüş Gazze’de. Uluslararası Adalet Divanı soykırım iddialarını incelediği gibi Filistin’in işgalinin uluslararası sözleşmelere aykırı olup olmadığı konusunu da incelemeye başladı. Soykırıma uğramış Museviler şimdi de soykırım yapmakla itham ediliyor.

“İsrail’in amacı Hamas’ı bitirmek değil, topraklarını genişletmek”

Yalım Eralp ile Dünya Dönüyor’da bu hafta: “ABD temsilcisi Adalet Divanı’nda komik duruma düşüyor”, “Liderlerin akıllarını kaybetmesi çok fena ama neyse ki önemli olan halkların akıllarını kaybetmemesi”, “Ukrayna savaşı Avrupa ve ABD’yi nasıl birleştirdiyse Gazze savaşı ise tam tersi bir etki yarattı.”

Ortadoğu’da modernleşme: Katar ve Suudi Arabistan’da neler oluyor?

Bir süredir özellikle Katar ve Suudi Arabistan’da değişimin adımları görülüyor. Suudi kadın güzellik yarışmasına katılıyor! Katar’da filarmoni orkestrası kuruluyor. Ünlü müzik grupları konserler veriyor. Futbolcular transfer ediliyor. İnancın önüne milliyetçilik geçmeye başladı. İsrail’in Gazze saldırısı yüzünden ABD ile daha yakın ilişki arzusu darbe yedi. Suudiler de Çin ile yakınlaşmaya başladı. Bu modernleşme adımları onları kısa vadede demokratik yapmayacak. Sadece daha milliyetçi, otokrat ve dünyaya daha fazla açılımcı yapacak.

“Hakan Fidan Uluslararası Ceza Mahkemesi savcısı ile görüşüp ‘Karar için çok gecikmeyin, gecikmiş karar karar değildir’ demiş. Çok iyi yapmış.”

Yalım Eralp ile Dünya Dönüyor’da bu haftanın öne çıkanları: “Türkiye Navalny’nin ölümü hakkında en azından çok üzgünüz demeliydi”, “Filistin konusunda herkes endişe ifade ediyor ama önemli olan aksiyon almak. Bu konuda yapılacak çok şey var”, “Hakan Fidan Uluslararası Ceza Mahkemesi savcısı ile görüşüp ‘Karar için çok gecikmeyin, gecikmiş karar karar değildir’ demiş. Çok iyi yapmış.”

Kafkaslarda Barış: Azerbaycan-Ermenistan görüşmeleri

2020 savaşının Ermenistan’ın yenilgisi ile sona ermesinden sonra iki tarafın liderleri Aliev ve Paşinyan St.Petersburg’da buluşup barış anlaşması fikri üzerinde anlaştılar. Şimdiye kadar nisbeten kısa olduğu söylenen anlaşma için yedi taslak teati etmişler. Azeri tarafının “hadi” diye itelemesine rağmen Ermeni tarafı sanki işi ağırdan alıyor. Bunda Ermenistan iç politikası mı yoksa Rusya’nın menfi baskısı mı etken bilemiyorum. Barış anlaşması olunca Türkiye-Ermenistan ilişkileri de normalleşecek ve Ermenistan’ın yararına olacak.

Evet Benim, Monşer! | Yalım Eralp: “Washington’da Asala teröründen korunmamız için FBI bize tabanca verip atış talimi yaptırıyordu”

Emekli Büyükelçi Yalım Eralp, “Evet Benim, Monşer”de anılarını anlatmaya devam ediyor: “Washington’da görev yaparken “FBI bize kendimizi korumamız için sadece Amerikan polisinin kullanabildiği 38’lik tabancalardan verdi. Her ay atış talimi de yaptırdı”, “Bir diplomat arkadaşımızın evinin yanına akşam o mahalleden olmayan bir araba gelmiş. Bizim evde de bahçede ayak izleri görünce FBI’a telefon ettik. Helikopterlerle indiler. Bizim evdeki ayak izlerinin bir köpeğe ait olduğu anlaşıldı. Şüpheli araçta ise bir siyahi adam ile bir beyaz kadın sevişiyorlarmış… Mahalle ayağa kalktı tabii…”

“Netanyahu’nun amacı Trump’ın kazanması. Putin’in istediği şey de bu”

Yalım Eralp ile Dünya Dönüyor'da bu hafta: “İki tane rehineyi kurtarmanın vermiş olduğu hızla devam edecek görünüyor İsrail. Hatta adeta Adalet Divanı’na ‘Beni soykırım yapan ülke ilan et’ dercesine devam ediyor. Bu arada Mısır ‘ben İsrail ile barış anlaşmasını askıya alırım’ diye bir tehdit savurdu. Katiyen, hiçbir tehdide boyun eğmeyecek Netanyahu. Onun amacı Trump’ın kazanması. Bu belli oldu. Zaten Trump’ın kazanmasını isteyen iki devlet başkanı var: Netanyahu ve Putin.”

“Dünya yönetimi ikinci sınıf insanların eline kalmış durumda”

Yalım Eralp ile Dünya Dönüyor’da bu hafta: “Sisi Türkiye’ye gelmekten vazgeçmişti, şimdi Erdoğan onunla görüşmeye gidecek", “Ortadoğu’da ateşin düşmesi için Gazze’de ateşkes olması lazım. Oraya buraya bomba atarak bu işi durdurmak yanlış”, “Ateşkesi gerçekleştirseler rehineler serbest kalacak, insanlar rahat edecek. Bunu anlamayıp yanlışlar üzerinde devam etmek vahim bir hata”, “Dünya çok tehlikeli bir yere gidiyor gibi gözüküyor. Ortada çok ciddi bir lider yok Churchill gibi.”

BM yaptırımlarının çoğunun süresi doldu, İran’ın eli nükleer silah yapma konusunda şimdi daha serbest

İran üzerindeki BM Güvenlik Konseyi yaptırımlarının önemli bir kısmının süresi 18 Ekim 2023'te doldu. Yaptırımların sona ermesinden sonra, İran Savunma Bakanlığı, Batılı tarafların tutumuna rağmen İran'ın "bu dönemi, gücünü ve doğruluğunu kanıtlamak ve ayrıca savunma yeteneklerini güçlendirmek için kullanılacak bir fırsat olarak gördüğünü" açıkladı.Şimdi ilgili Batılı ülkeler bu yaptırımları ulusal yasalar ile devam ettirecek. İran’ın eli nükleer silah yapma konusunda şimdi sanki daha serbest.

“Oyun kurucu” ve dünyanın hali

Devletler; gayrı meşru gruplar, çeteler ve kara para yoluyla sallanıyor. Demokrasilerde dahi halklar yönetimleri çeşitli nedenlerle protesto ediyor. Bazı devletler çaresiz… Devletlerin zenginleri daha zengin yapmalarına artık insanlar isyan ediyor. Bazı ülkelerde devlet adamları veya yakınları yolsuzluk ithamları ile mahkemelerde… Bazıları ise adeta kendileri çeteleşmiş. Bizde sokaklarda protestolar olmaması kimseyi yanıltmasın. Memnuniyet göstergesi değil. Genelde protesto yasak gibi… Bizde oyun yok; bir kurucu var.

Evet Benim Monşer | Yalım Eralp: “O zabıtları değiştirmek bana düştü ama bir kasa viskiye mal oldu”

Emekli Büyükelçi Yalım Eralp, “Evet Benim Monşer”de 40 yıllık diplomasi anılarını anlatmaya devam ediyor: “Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil ilk göreve geldiği sene BM’de Kıbrıs’taki Türklerden azınlık olarak bahsetmiş. O zabıtları değiştirmek bana düştü ama bir kasa viskiye mal oldu."

“ABD kendi kurduğu uluslararası sistemin tabutuna İsrail ile çivi çakıyor”

ABD 2’nci Dünya Harbi’nden sonra kurduğu uluslararası sistemin tabutuna İsrail eliyle çivi çakıyor. 1945 ve daha sonra Sovyetlerin çöküşünden sonra kurulan sistem çatırdıyor. Dünyada ABD ve Batı düşmanlığı yayılıyorsa bunu bizzat kendileri yaratıyor. Oyun kurucu ABD bırakın oyun kurmayı, oyuncak olmuş sanki.

Yalım Eralp ile Dünya Dönüyor | “Güney Küre ülkeleri, insan haklarını ağzından düşürmeyen Kuzey Küre ülkelerine bir ders verdi”

Yalım Eralp: “Uluslararası Adalet Divanı bir ateşkes kararı almadı belki ama meselenin özünde bütün bu olanların soykırıma ilintili olabileceğine dair çok önemli bir karar aldı.” “Baktığımızda insan haklarının üzerinde çok duran kuzey küre ülkelerine güney küre ülkeleri bir ders verdi. Bundan sonra kuzey küre ülkelerinin güney küre ülkelerine ‘şunu yapın, bunu yapın’ demeleri havada kalacak gibi… Durum Kuzey Küre ülkelerini utandıracak hale geldi…”

Çin’in özel orduları: ABD ve Rusya’nın hatalarından ders alınmışa benziyor

İki büyük devlet ABD ve Rusya özel ordu kurar da üçüncü büyük devlet Çin geride kalır mı? Şimdilik Çin’in özel orduları biraz farklı ve Çin daha dikkatli gibi. Çin bu konuda ABD ve Rusya’nın hatalarından ders almış gibi.

Yalım Eralp ile Evet Benim, Monşer! (2) – Hiram Abas’ı Yunanistan’dan nasıl kaçırdık?

Evet Benim, Monşer!"in ikinci bölümünde emekli büyükelçi Yalım Eralp, Yunanistan'ın Gümülcine kentinde görev yaptığı yıllarda yaşadıklarını anlatıyor: "Bir sabah 5'te Atina'dan Sami Orhan telefon etti. 'Yunan gazeteleri Hiram Abas'ı deşifre ettiler, arabayla geliyoruz. Onu sınıra sen götüreceksin' dedi. Dedim ki soydaşlarla bir konvoy yapalım. Yola çıktık..."

“Netanyahu’nun Adalet Divanı kararını uygulamayacağını açıklamasının ardından İsrail savaşı sanki genişletmek istiyor”

Yalım Eralp ile Dünya Dönüyor | “Blinken bu hafta Afrika seyahatinde. Artık Ortadoğu’ya gitmiyor çünkü Netanyahu’ya laf geçiremiyorlar. Netanyahu bu durumda sanki harbi genişletmek ve Batı’da sempatik olmayan İran ve Suriye’yi şu veya bu şekilde işin içine katmak istiyor izlenimi veriyor. Geri çekilme niyetinde değiller.”

Rusya gemi taşımacılığını Karadeniz’den Hazar’a taşıyor

Ukrayna-Rusya savaşı tam anlamıyla Karadeniz’e sıçramasa da bu bölge son zamanlarda ufak çatışmalara da yol açtı. Rusya bölgeyi artık çok güvenli görmüyor; Karadeniz’e bağımlı kalmak istemiyor anlaşılan. Boğazların yükü bir ölçüde hafifler. Bu bağlamda, ticaretin bir kısmını Hazar üzerinden yapmayı planlıyor anlaşılan. Geçen sene Hindistan ile 24 adet nehir-deniz kargo gemisi inşası için anlaşma yaptı. Gemiler Hindistan’ın Goa tersanesinde 2027 yılına kadar yapılacak.

Sotto Voce (Daha az sesli) lütfen!

Halkı sokağa döküp sonra ticareti aynen ve hatta artarak devam ettirirseniz bir gün sokağa dökülen insanlar ne kadar kontrolünüz altında olsa da kontrolden çıkabilir ve hesap sorabilir. Dikkat: Bağırmanızı daha az sesle “sotto voce” yapmaya itina edin.

Yalım Eralp yorumluyor: Husilere yönelik operasyon gösteriyor ki Gazze’de savaş dursa da Orta Doğu’yu güç yıllar bekliyor

Gazze’de savaş dursa da Orta Doğu’yu güç yıllar bekliyor. Orta Doğu bir barış bölgesi olmadığı sürece durum düzelmez. Bunun için, Suriye’de durum normale dönmeli. Lübnan’da ciddi ve istikrarlı bir hükümet kurulmalı. Suudi Arabistan ile Yemen uzlaşmaya varmalı. En önemlisi Filistin devleti kurulmalı. Netanyahu sonrası İsrail topraklarını genişletmekten vazgeçmeli. Etrafı karıştırmamalı. Amerika artık bölgede oyun kurmaya çalışmamalı. Keza Rusya da… Avrupa Birliği ise politika üretmeye çalışmalı.

Yalım Eralp ile Evet Benim, Monşer! | Türkiye’ye gelen Gandhi benden özel ve gizli bir talepte bulundu: “Denize dalabilir miyim?”

Serbestiyet kanalının yeni serisi “Evet Benim, Monşer” de emekli Büyükelçi Yalım Eralp, 40 yıllık diplomasi hatıralarını anlatıyor. 1987-1991 yıllarında arasında Türkiye’nin Hindistan Büyükelçiliği’ni yapan Eralp’in ilk bölümdeki hatıraları suikast sonucu öldürülen Hindistan’ın eski Başbakan’ı Rajiv Gandhi’nin Türkiye ziyareti ve Cumhurbaşkanı Kenan Evren’in Hindistan gezisinden: "Türkiye ziyaretinden önce Rajiv Gandhi bana 'Özel bir isteğim var ama gizli kalacak' dedi. Denize dalmayı çok sevdiğini ama Hindistan'da güvenlik gerekçesiyle yasak olduğu için dalamadığını söyledi..."

Hindistan neden İsrail’e bu kadar destek veriyor?

Benim Hindistan’da Büyükelçilik yaptığım 1987-1991 yıllarında Hindistan’da ülkeyi kuran Kongre Partisi iktidarda idi : Devletçi ve sıkı bağlantısızlardı. Şimdi iktidarda milliyetçi ve serbest piyasacı BJP var. Dünya halkları Gazze vahşetini protesto ederken Hindular İsrail’e alkış tutuyor. Hükümetin mesajı açık: ”Müslümanlar bu protestolar size” demek isteniyor adeta. Hindistan “fabrika ayarları” ile oynuyor. Çok tehlikeli.

“Devletler Filistin konusunda ciddilerse Güney Afrika’nın Adalet Divanı’na yaptığı ‘soykırım’ başvurusuna müdahil olabilirler”

Yalım Eralp ile Dünya Dönüyor: “Hindistan ve Almanya hariç dünyanın her tarafında büyük protestolar var. Bu protestoları yapan devletleri bir sınav bekliyor. O sınav da Güney Afrika’nın Adalet Divanı’na yaptığı başvuruya müdahil olup olmayacakları sınavı. Çünkü bağırıp çağırmak bedava. Eğer ciddiyse devletler Güney Afrika’nın talebine müdahil olabilirler. Statü buna açık.”

Ölüm yıl döneminde: Çağlayangil’in zekası ve bir hatıra

ABD Sefiri Parker Hart vasıtasıyla Makarios’un devamlı çıkardığı çatışmaları durdurması için ABD’den yardım istenecekti. Yeni bakan İhsan Sabri Çağlayangil-Parker Hart görüşmesinde tercüman olmam istendi. Görüşmeden 10 dakika önce gittim. Bakana sorunu anlattım. Harita üzerinde bilgi verdim. Bakan “vallahi bir şey anlamadım: ben konuşurum, istersem maç anlatırım sen meseleyi Sefire izah et” dedi. Sefirin Türkçe bilip bilmediğini sordu. Allah’tan bilmiyordu. Bakan görüşmede sert bir sesle elini kolunu sallayıp arada bir Makarios demeyi unutmadı. Ben ise güya tercüme ediyormuş gibi meseleyi izah ettim. Toplantı bitti. ABD Sefiri giderken bana “bu Bakan galiba çok sert” deyince “öyle olduğu anlaşılıyor” dedim.

Güney Afrika’nın İsrail aleyhine soykırım ve harp suçu iddiasıyla dava açması ne anlama geliyor?

Soykırımı Önleme Sözleşmesi, 1951 yılında yürürlüğe girmiştir ve bir ölçüde harp suçlarından farklıdır. Bizde sanılanın aksine Soykırımı Önleme Sözleşmesinde genelde devletler değil şahıs veya şahıslar suçlanır. Güney Afrika sözleşmenin 9’ncu maddesine dayanarak Adalet Divanında İsrail aleyhine dava açtı. İsrail ordusu yasaklanan her şeyi atlamadan yapmıştır. Adeta harp hukukuna karşı da savaş açmış izlenimi veriyor. Harp hukukunda bizzat suçu işleyen şahıs veya şahıslar kadar emirleri veren de suçludur. Üstelik İsrail’in bazı kabine üyeleri çok açık konuşmuştur. İsrail kabinesi toptan suçlu durumuna düşüyor.

Yalım Eralp yazdı. Dünya’nın 2023’ü: ABD ‘oyun’ kuramadı, Avrupa sağa kaydı, BRICS güçlendi, Körfez öne çıktı

Gazze’deki harp, vahşetin dışında dünyada da ülkeler arasında bölünmelere yol açtı. ABD oyun kurucu vasfını giderek kaybediyor. Suudi Arabistan, BAE ve Katar dünyada ön plana çıktı. Avrupa’da ve dünyada sağ hükümetler bu yıl öne geçmeye başladı. BRICS dediğimiz grup önemli bir şekilde genişledi. Ve bu grup Batı’nın kurduğu sisteme başkaldırdı. İleride daha da etkin olacağını düşünüyorum ben. Bu asırda dünyanın gözü Afrika’ya yönelecek. Afrika’nın yeraltı zenginlikleri dünyanın ilgisini çekecek. İyi bir yıl geçirmedik…

ANALİZ | Yalım Eralp yazdı: BM Güvenlik Konseyi kararları nedir, ne değildir?

Gazze için alınan karar BM Şartının 6’ncı bölümü çerçevesinde alındı. Tavsiye ama güçlü tavsiye. İsrail böyle bir karara da uymazsa ABD zaten Şart’ın 7’nci bölümünde belirtilen zorlayıcı bir kararı geçirtmez, veto eder.

“Biden en başta ‘kaya gibi arkandayım’ dediği için şimdi Netanyahu’ya laf dinletemiyor”

Yalım Eralp ile Dünya Dönüyor: “Amerika ile Netanyahu arasındaki fikir ayrılığı iyice belli oldu; gerek ateşkes konusunda gerek de savaştan sonra Filistin’in geleceği ile ilgili. Tabii en başta ‘kaya gibi arkandayım’ deyip ipi Netanyahu’ya verirseniz böyle olur.”, “Son günlerde ateşkes sesleri yükselmeye başladı. Almanlardan bile. Almanlardan bile diyorum çünkü kendilerini İsrail’in hamisi ilan ettiler. Ona rağmen onlar bile ateşkesten yana olduklarını açıkladılar.”, “Harbin devam etmesi, sıçramasına da yol açabilir. Bu tehlikeli bir ihtimal.”

Rusya ve “orta boy” ülkeler

ABD çoğu kez ilişkilerini şarta bağlıyor. Bazen insan haklarını ileri sürüyor. Bir kısmı sömürgecilikten çıkan ülkeler en hafif tabiri ile bundan sıkılmış durumda. Rusya genelde şart ileri sürmüyor. İnsan hakları vs. derdi yok zaten. Rusya , başta Afrika kıtası ve bir ölçüde Asya ve Latin Amerika ülkelerinin bir kısmında sempati ile karşılanıyor. Bazı Afrika ülkelerinde kurtarıcı gibi görülüyor. Onlara askeri ve gıda yardımı yapıyor. ABD’nin adeta kayıtsız şartsız İsrail’i desteklemesi ve fiiliyatta Filistin halkının çıkarlarını göz ardı etmesi bu ve başka ülkelerde ABD’nin dünyada “oyun kurucu” rolünün daha da sorgulanmasına yol açacağı kanısındayım.

ABD, BM’de nasıl kendi silahıyla vuruldu?

Mısır ve Moritanya Genel Kurul’un 377 sayılı karar tasarısına başvurdular. Bu ilginç bir karar. 1950 yılında Kuzey Kore’nin Güney’e saldırmasından sonra Güvenlik Konseyi’nde oydaşma olmayınca sözünü ettiğim karar ABD önerisiyle ortaya çıkmıştır. “Uniting for Peace” yani Barış için Birleşme. İsrail dahi 1950 yılında bu karar lehine oy vermişti. Karara göre Güvenlik Konseyi’nde oydaşma olmayınca bu karar ile BM asker dahi gönderme kararı alabilir. Nitekim Kore’ye bu karar sayesinde BM asker göndermiştir. Şimdi bu iki ülke Mısır ve Moritanya ABD’yi kendi silahıyla vuruyor. Nitekim Genel Kurulda ateşkes isteyen bu karar 153 oya karşı 10 aleyhte oyla kabul edildi. ABD ve İsrail aleyhte oy verdiler!

“Düşünce hürriyeti konu İsrail olunca herhalde o kadar önemli görülmüyor”

Yalım Eralp ile Dünya Dönüyor | “Amerika’da da Musevi cemaati ağırlığını göstermeye başladı. 3 önemli üniversite; MIT, Harvard ve Pensilvanya Üniversitelerinin rektörleri Anti-Semitizm konusunda keskin tutum almadıkları için tehdit ediliyorlar. Bir tanesi istifa etti. Bir zengin Musevi bağışçı da eğer rektör değişmezse 100 milyon dolarlık hibeyi vermeyeceğini söyledi. Seçimler yaklaştıkça ABD’de bu bağışların, hibelerin önemi artıyor milletvekilleri için. Rektörlerin tutumu bu bakımdan eleştiriliyor. Rektörler de düşünce hürriyetini savunuyor. Ama düşünce hürriyeti konu İsrail olunca herhalde o kadar önemli görülmüyor, sayılmıyor.”