Yıldıray Oğur

Arada kalmış İranlı bir demokratın hikayesi

Air France ile Paris’ten Tahran’a uçarak Şah’ı deviren Humeyni’nin ilk başta güçlü bir Batı desteği vardı. İbrahim Yezdi Batı ve Filistin’le güçlü ilişkilerin mimarıydı.

İranlılar neden rejimi devirmek için ayaklanmıyor?

CIA’in organize ettiği açıklanan tek bir darbe var: 1953’de Musaddık’ın devrilmesi. 79 Devrimi’ni meşrulaştıran da bugün yıkılmamasını sağlayan da bu hafıza oluyor.

Türkiye’nin en etkili hava savunma sistemi…

Türkiye’yi bu savaşta esas koruyan hava savunma sistemleri değildi. Türkiye’yi bu savaşta esas koruyan ama hava savunma sistemi olmayan büyük silahı çözüm süreci oldu.

İran savaşından Türkiye’ye düşen ilk şarapnel parçaları

Dün İsrail-ABD-İran savaşında erken bir Kürt cephesi açıldı.Kürt silahlı örgütleri İran’da İsrail-ABD desteğiyle silahlı mücadeleye başlarsa Türkiye’deki çözüm sürecinin yeni bir Suriye krizi olur.

Hamaney’in uzun cenaze töreni…

Hamaney’in uzun cenaze töreni fikir babası olduğu Direniş Ekseni’nin sahadaki komutanı olan Kasım Süleymani’nin 2020’de öldürülmesiyle başladı. Ölümünden sonra da sürecek. İran’ın Hamaney’i fikren gömmesi zor olacak

Türkiye’nin en iyi giden işi

Çözüm Süreci artık uzaydan dünyaya düşmüş bir göktaşı değil, herkesin alıştığı, bütün siyasi tartışmaları kesen, rutini içinde ilerleyen bir proje. Heyecan düşüklüğü işlerin yolunda gitmemesinden kaynaklanmıyor. Heyecanı düştü çünkü normalleşti.

Cereyanda kalan fikirler…

Kimse okuduğu kitap değildir. Zaten bu tartışmanın hararetli kısmı kitapların içeriği de değil. Kitaplardan çok mahallede dolaşan yabancılardan duyulan endişeler, rakip aşiretlerin kötü insanlarının itibar görmesine tepkiler bunlar.

Mevsim normallerinin üstündeki uzlaşma bize ne söylüyor?

Meclis’teki Komisyon’un çözüm yöntemi konusunda bu kadar kolayca geniş bir uzlaşıya varması; Kürt meselesinde pek çok tabunun çok uzun yıllar önce eridiğini, tartışmanın üzerindeki şiddet yükünün kalktığını gösteriyor.

Kemal’in masumiyet karinesi…

Kemal’i bir âşık olarak değil, bir fail olarak görmek isteyenlere karşı Pamuk kendi karakterini yalnız bırakıyor. Halbuki Kemal’in hikâyesi, “sevdiği kadına sahip olma” hikâyesi değil; sevdiği kadında erime hikâyesi.”

Çözüm süreci finalinden spoiler: Mekapları çıkaran kravatlı bir PKK’lı…

Abdi, dünyanın en önemli Güvenlik Zirvesi’nde eski bir gerilla olarak dolaştı. Sivilleşmenin en büyük kazancı da bu; meşruiyet kazanma ve muhatap haline gelme.

“Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu?

1970’de bugün manası kalmamış sol içi fraksiyon kavgalarında büyük heyecanla, ideolojik saflığa övgüyle söylenen “aynılar aynı yere, ayrılar ayrı yere” cümlesi ideolojik yobazlığın, aşiretçiliğin sloganıydı. Sonu da kimse için iyi olmamıştı.

Son anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi

Atlantic dergisinden Robert Worth’un yazdığı “Esad Hanedanının Çöküşü” makalesi Esad’ın Aralık 2024’de nasıl 10 gün içinde devrildiğinin net bir resmini çekiyor.

Epstein neden Türkiye ile ilgilendi?

Epstein, Türkiye’yle de yakından ilgilenmiş. Gülen’in avukatıyla sık sık görüşmüş, Davutoğlu’nun gizli telefon dökümüne ulaşmış, 2017’de MB’ye danışman ayarlamaya çalışmış. 2011’deki emaili: “Erdoğan’ı görmeye gidebilirim, sonra da Bodrum’a spa’ya giderim.”

Bahçeli, konuşmasının sonuna neden o cümleyi ekledi?

Bahçeli, yine Meclis grubundaki konuşmasında herkese bir sürpriz yaptı. Peki Bahçeli, son anda konuşmasına “Ama” ile başlayan o radikal çağrıyı neden ekledi?

CHP çözüm sürecinde AK Parti’ye nasıl gol attı?

AK Parti-MHP süreçle Türk seçmenlerin bir kısmını kızdırmıştı, Suriye’yle ise Kürt seçmelerin neredeyse tamamını kızdırmayı başardı. İktidarın riskler alıp yürüttüğü sürecin meyvelerini CHP topluyor. Biraz adaletsiz sonuç ama vaka bu.

Kürtlerin dostları ve düşmanları

“Kürtler” artık sadece ezilen bir halk değil. Çoğul aktörlerin içinde olduğu, çok sesli bir özne. Dayanışmaya, sevilmeye değil, pragmatik işbirliklerine, eşit ilişkilere ihtiyaçları var.

Putin’in bile gerisine düşmek…

Özel’in Esad gibi bir demokrasi aşığında bulduğu huzuru, Şara’nın kaçırdığı anlaşılıyor. Gerçekten Türkiye’deki Şara karşıtlığı bir dış politika konusu değil, üzerine uzun uzun düşünülmesi gereken bir iç politika meselesi.

Birilerinin hayali, birilerinin kabusu

Yüzde yüze yakın Arap Rakka ve Deyrrozzor’u silah zoruyla elinde tutmuş, her köşesine Apo resimleri asmış, tehlikeli gördüğü herkesi çocuk demeden IŞİDçi diye hapse atmış, Rudaw’a ve Barzani partilerine bile tahammül edememiş, içinde onlarca demokratik geçen yönetim modelini örgüt komiserleriyle yürütmüş, Mazlum Abdi’nin tepesine bile komiser atamış, elde ettiği petrol gelirlerini şehirlerde tünel kazdırmaya harcamış, dağlarda zamanı durdurmuş bir örgütün hayalleri sadece Arapların değil, Kürtlerin de kabusu olabilirdi.

“Abdi, Savunma Bakan yardımcılığı için isim verdi. ‘Terörsüz Türkiye’ ismi dahil güncellenebilir”

Ankara’ya göre ABD’nin çekilmesiyle Rojava ve SDG meselesi bitmiş oldu. Örgütün de bu gerçeği kabul etmesi, Şam ile entegrasyonuna engel olmaması bekleniyor. Suriye’nin çatışma olmadan bir çözüme kavuşmasından sonra çözüm sürecinin ivmesinin artırılması, hızlandırılması hatta güncellenmesi düşünülüyor. Hatta Terörsüz Türkiye adı yerine, sürecin bundan sonraki kısmı için daha kapsayıcı ve pozitif başka bir ad kullanmak bile gündemde.

Dijital imzalar kurumadan..

Bundan sonra Türkiye, kendi sürecini kurtarmaya bakmalı. Bunun için de acil olarak kendi vatandaşı olan Kürtlerle konuşan liderlere ihtiyacımız var. Şu anda esas olarak Türkiye’deki Kürtlerin ülkeye bağlılık hissinin tazelenmesi gerekiyor. Bunun için çok fazla duygusal yatırım yaptıkları Suriye’de Kürtlerin haklarının garantisi olacağını gür sesle söyleyen bir Ankara’yı duymak isteyeceklerdir. Her şeyin askeri ve istihbari çözümü yok. Rojava ve SDG deneyimi bunun en son örneği oldu. Devlet yönetme sanatının temeli rıza kazanmaktır. Ankara’da herkes bunu birbirine hatırlatsa iyi olur.

Buyurun tekrar çözüm sürecine…

Bu, faturası çözüm süreci ve Türkiye’ye çıkarılacak bir final değil.Aksine, çözüm sürecinin önünde en büyük taş az hasarla yoldan kaldırılmış oldu. Suriye’de beşeri coğrafya, silahla zorla elde tutulan coğrafyaya baskın geldi. 10 Mart Mutabakatı’na SDG’nin eli güçlüyken uyulması için talimatlar vermiş İmralı’nın eli güçlenecektir. Suriye’deki doğal ve beşeri çözüm, Türkiye’deki çözüm sürecinin ivmesini hızlandırır.

Furkan günleri ve fitne zamanları

Bütün çözümleri sopayla arayan İttihatçılar, yoldaşları Arnavutların önce gönlünü kaybetmişti. Bugün elindeki iktidar gücüyle herkesi sorgu suale çeken Ahmed Rızalara değil, herkese nasihat eden Ahmed Naimlere ihtiyaç var. Çünkü Kuran’ı Kerim’de bahsedilen Furkan gününde değil, hadiste bahsedilen fitne zamanlarındayız. O zamanlarda ne yapılması gerektiğini de en iyi İslamcılar bilirler.

Rojava hayali ve hayalkırıklığı

Esad’ın devrilmesiyle Rojava’yı bir hayal olarak var eden parametrelerin neredeyse hepsi değişti. Sahadaki radikal değişimi yanlış okumanın sonu da Suriye ordusunun askeri müdahalesine karşı sessiz kaldığı için Haseke’deki ABD üssünün demir kapılarını tekmelemek oldu. Ortadoğu’da artık her yer direniş devri kapanıyor, her yer müzakere devri açılıyor.

Halep’te “hendek direnişi” kararını kim verdi?

SDG içinde 2021’den beri süren ayrışma Halep’te görünür oldu. Sonuç; hendeklerdeki gibi hiçbir başarı ihtimali olmayan, halkın direnişe katılmayıp terk ettiği kuşatılmış bir şehirde “direndik, teslim olmadık” cümlesi için yitirilmiş hayatlar… Artık Batı’da da etkili olmayan propagandalar… Elinin altındaki gücü ve kozlarını ve insan sermayesini beyhude direnişler için harcayan bir örgüt. Kürtlerin menfaatinin artık her yerde direniş değil, her yerde müzakere etmek olduğu çok açıkken üstelik. Tuhaf olanı Türkiye’de barışan Kürtlere burun kıvıranlar, yapma diyenler, direnen, savaşan Kürtlere bastır, pes etme diyorlar.

Halep’te çatışma, Paris’te görüşme ve Almanya’da çıkan bir gazete…

Yani SDG-Şam mutabakatı, İsrail-Şam mutabakatıyla birbirine bağlanmış gibi görünüyor. Kürt kamuoyu bu iddiayı bir devlet propagandası olarak görse de Suriye-İsrail-Türkiye arasında Suriye merkezli güç mücadelesini SDG’nin bir fırsat olarak gördüğü, İsrail’in de Dürziler ve SDG meselesini Türkiye ve Suriye’ye karşı bir kart olarak kullanmak istediği bir saha gerçeği artık.

Neden ‘Saraydan Kız Kaçırma’dan daha kolay oldu?

Maduro’nun yatağından eşiyle kaçırılmasında hala hukuk, meşruiyet, demokrasi arayanlarınki artık bir çeşit mafyatik liberalizm oluyor herhalde. Zulüm altında inleyen halklara özgürlük ve demokrasi dağıtan ABD hikayesine Trump bile kıs kıs gülüyor olmalı. En son Danimarka Krallığı altında inim inim inleyen Grönlandlı yerlileri özgürleştirmeyi vaad etti, Kolombiya’nın görev süresi Mayıs’ta dolacak devlet başkanını “hasta kokain mafyası” ilan edip devirmekle tehdit etti. Çünkü derdi halkları özgürleştirmek değil, Batı Yarımküre’de patron kim göstermek.

Mahmur ve performatif aktivizm

Gün boyu siyasetçiler, bürokratlar, bazı gazeteciler, hatta akademisyenler bu fedakarlığı yapıp 1 Ocak sabahı Galata’da olduklarını bize bizzat kendi fotoğraflarını paylaşarak gösterdiler. Klişe ifadeyle “Filistin mitingine katılım sağladık” mesajını açık açık verdiler. Ama ortama en yabancı kulüp yöneticileriydi. Onlar Gazze eylemine değil, Bilal Erdoğan’ın organize ettiği Gazze eylemine gelmişlerdi. Onların ki daha çok performatif bir aktivizmdi.

Havf ve reca arasında yeni bir yıla…

Havf, kelime anlamı olarak korku demek, reca ise ümit. İkisi arasında kalmak doğal olarak ilk başta kararsızlık, gelecek endişesi, depresif bir hal, çaresizlik, fetret gibi hissettiriyor. 2025’den 2026’ya girerken Türkiye ve Dünya’ya hakim olan duyguları bu kavramlarla anlatmak mümkün.

Miss Türkiye’nin mahremiyet refleksi…

Annesi gururla kızını tebrik ederken başörtüsünün boğazını örttüğü kısmı bir miktar açıldı ve Türkiye güzeli, annesinin açılan başörtüsünü hızlıca kapattı. O klişe laf bu kez kullanılabilir; “Üzerine tezler yazılacak” birkaç saniyeydi yaşanan. Eğer bu yıldan ileriye birkaç görüntü kalacaksa mutlaka bir tanesi bu olmalı.

Bizi esas ilgilendiren çarpık ilişkiler…

Ortada çok açık bir gerçek var: Şu anda Suriye’de Türkiye ve İsrail arasında bir soğuk savaş yaşanıyor. SDG-Şam ilişkisi bu soğuk savaşın ortasındaki en sıcak ve çatışmalı konu. İçeride çözüm süreci hızlanırken, yasa tasarısı Ocak ayında Meclis’in önüne gelmeye hazırlanırken, PKK yeni adımlar atmaya hazırlanırken her şey bu cevabı bekliyor. Peki birlik ve beraberliğe uzun süreden sonra sahiden ihtiyacı olan Türkiye ne bekliyor? Ela Rümeysa Cebeci’nin itirafçı olup olmayacağını ve Sadettin Saran’ın test sonucunu.