PATRONUMUZ OL
Yıldıray Oğur
Bir gün bir özel harekat polisi, bir siyaset bilimi profesörü borsada…
18 yıllık özel harekât polisliğinden borsaya geçen Ekrem Korkmaz’ın Kuyaş, Pera ve Papilon’daki ilginç kariyeri. Fon soruşturmasında tutuklanan Ertan Aydın’ın Tera’dan Kuyaş’a uzanan yöneticiliği. Olağanüstü hisse hareketleri, yönetim değişiklikleri ve aynı isimler…
Zincirleme tesadüfler kazası
Eski BDDK Başkanı Mehmet Ali Akben’in açıklamaları yeni sorular doğurdu.Tera’ya verilen banka izinleri, oğlunun Grainturk’teki görevi, eski yardımcısı Taha Çakmak’ın adı geçen soruşturma…Hepsi tesadüf mü?
1 milyon dolarlık bilmece: Baba-oğul-fon
1 milyon dolar rüşvet almakla suçlanan Taha Çakmak’ın Tera’ya aldırmak istediği Grainturk hissesinin yönetiminde, eski amiri BDDK Başkanı Mehmet Ali Akben’in oğlu var.
Endonezya’da borsayı nasıl kızartmışlardı?
Hayır fon dolandırıcılığı teknolojisi yerli ve milli değil.Endonezya’da özel bir adı bile var “goreng saham”.Yani hisse kızartmak.İsim dışında her şey aynı.
Erişim engeli gelmeden lütfen okuyun Sayın Cumhurbaşkanı
Herkes sizden neşteri elinize almanızı ve kanserli hücreleri kesip atmanızı bekliyor.Bunu ancak siz yapabilirsiniz.“Kızım Fatıma da olsa“ demenizi bekliyoruz…
Ellerinde kelepçelerle nasıl her yere erişebiliyor?
Muhalefet büyük balıkların peşinde. Yanlış istihbaratlarla avlanmaya çıkarken av olduğunun farkında bile değil. Halbuki siyasetle fon şirketleri arasındaki esas bağlantı noktası önlerinde duruyor.
Altı ay önceki Dünya Romanlar Günü’nden bir karenin anlattıkları…
Altı ay önce AK Parti protokolünde Fatma Betül Sayan Kaya’nın yanı başındaydı.Altı ay sonra Tera soruşturmasında kelepçeli fotoğrafları servis edildi.Peki Tera Portföy’ün başındaki Erdin Özel kim?
Ankara kararsız: Ucu kime dokunursa mı, dokunan yanar mı?
Fon soruşturmasında görüntüler ve ifadeler saklı, siyasi bağlantılar cevapsız, herkes koltuğunda.Ankara hâlâ kararını veremedi: Ucu kime dokunursa mı, dokunan yanar mı?
Oğullar, kızlar, damatlar, gelinler ve fonlar
Cihattan vazgeçmiş insanlar çekirdek ailelerini kalkındırmayı farz bildi. Oğullar, kızlar, damatlar, gelinler, dünürler…. Belki de yaşadığımız sadece bir fon krizi değil. Bir nepotizm krizi.
Şimdi asla erişime engellenmeyecek haberler…
Türkiye’nin en köklü ekonomi gazetelerinden DÜNYA’nın fon skandalını neden görmediğinin hikâyesi: Gazetenin patronlarından biri, 17 fonu tasfiye edilen Bulls.
Dünyanın en etkili 13’üncü ekonomistinin Mali Şube’de ne işi vardı?
İki nepobaby kardeşin hızlı akademik kariyerleri, “yerli ve milli” olarak kamudaki yükselişleri ve TERA açgözlülüğüyle Mali Şube’de biten ibretlik hikâyeleri
Babadan oğula, direklerden fonlara…
30 yıl önce Özer Çiller’e yakın Baba Tezmen telefon direği soruşturmasında “sanık”tı. Bugün oğul Tezmen fon soruşturmasında gözaltında.
Peki, Santiago Nasar neden öldürüldü?
Kırmızı Pazartesi’de Santiago Nasar’ın öldürüleceğini bütün kasaba biliyordu.Fon krizinde de “Kim biliyordu?” sorusunun cevabı açık: Bütün dünya biliyordu.Peki neden kimse bir şey yapmadı?
Sürecin suçu ne?
Türkiye’nin demokrasi ve hukuk standartları PKK silah bıraktığı için düşmüyor. Her kötü haberden sonra DEM’lilere ve sürece destek verenlere dönmeyi bırakın.
Burdur Gölü’nde görünen Leviathan
Burdur’da Hobbes’un meşhur Leviathan’ı ucundan göründü.Bürokratik vesayete karşı iktidara gelen partinin milletvekili bir valinin kendisini tehdit ettiğini söyleyerek devletten koruma istiyor.
Yenilme sanatı
CHP’nin 103. yıl filminde kendi tarihinin en ağır seçim yenilgilerinden birini hatırlatması cesur bir hatırlatma. Çünkü siyasi partilerin tarihleri sadece kazandıkları seçimlerden, iktidarda yaptıklarından, liderlerinden oluşmuyor. Kaybettikleri gün ne yaptıkları da o tarihin parçası. Demokrasi biraz da yenilme sanatıdır.
Üsküdar; at, sıpa ve sopa
Üsküdar’da olan biteni “Atı alan Üsküdar’ı geçti” sözü anlatmıyor. Sezercik filmindeki o meşhur replik anlatıyor: “Benim babam çok zengin. Alacağım sıpayı, basacağım sopayı.”
Türkiye’nin adı konulmamış çözüm süreci
15 yıldır İran’da yaşayan Hizbullah lideri Edip Gümüş, iki ay önce Türkiye’ye döndü, yeniden yargılandı ve cezaevine girmedi.
Böylece adı konulmamış bir çözüm süreci tamamlandı.
Suriye’deki Türk solu da silah bırakacak mı?
Mazlum Abdi’nin ilk kez Türkiye medyasına verdiği röportajlarda kritik bir bölüm vardı:Suriye’de YPG saflarındaki yabancı savaşçılar.
Hedef kış gelmeden dağların boşaltılması
Devletin yasa sonrası süreç hazırlıkları tamam. PKK’lıların silah bırakma ve Türkiye’ye dönüşü için Ankara-Bağdat-Erbil ve Süleymaniye arasında bir mekanizma kuruldu. Kamplarından ayrılan PKK’lılar muhtemelen Süleymaniye’de kurulacak toplanma merkezlerine gelecekler. PKK bu merkezlere Barış Kampları adını veriyor.
Ayrıca silahların teslim edileceği silah tespit noktaları da oluşturulacak. Bütün bunların kış şartları gelmeden bitmesi planlanıyor.
Kürtler ne kaybetti ne kazandı?
Kürtler sivilleştikçe güçleniyorlar. Silah bırakıldığında Kürtler yaşadıkları devletler ve tüm dış güçler için birkaç bin kişilik silahlı gruplar olmaktan çıkıp 50 milyon insan oluyorlar.
McGurk’ten Barrack’a; 10 yıllık evrenin sonu
SDG’nin Şam’a entegrasyonu ve Türkiye’de ilerleyen çözüm süreci, 2015’te kurulan McGurk evrenini kapattı.Barrack’la birlikte Suriye ve Türkiye’deki Kürt meseleleri artık birbirini zehirleyen değil, tamamlayan süreçlere dönüştü.
Hendekteki dostlar, masada nereye gitti?
2015’te içeride Kürt siyasetiyle muhalefetin yakınlaştığı, dışarıda ABD ve Avrupa’nın SDG ile ortaklık kurduğu bir siyasi evren oluştu. Bugün bu denklem dağıldı; Öcalan ve Kürt siyaseti devletle barış için masaya oturunca son 10 yılın müttefiklerinin bir kısmı karşılarına geçti. Yaşanan sadece bir barış süreci tartışması değil, 2015 evreninin sona ermesinin sancısı.
Taksim Hill Otel’in müdavimleri bunun değerini bilir…
Yıllar sonra nihayet gelen bu çözümün değerini en iyi Taksim Hill Otel’in gerçek müdavimleri bilir.
“Halkın dinî duygularını istismar”ın tuhaf geri dönüşü
Süleymancılar bugün devlet karşısında yalnız ve korumasız. Ağır suçlamaların sorgulanmadığı operasyon, cemaatlere karşı eski devlet reflekslerinin yeni aktörlerle geri döndüğünü gösteriyor.
Ekim ayında MGK PKK’yı münfesih ilan edebilir
Teyit kısmının Ağustos ve Eylül ayında tamamlanması bekleniyor.Ve eğer her şey takvime göre işlerse Ekim ayında MGK’dan tarihi bir karar çıkacak.
AK Parti 25 yaşında mı?
Son 25 yılda bugün birbiriyle kanlı bıçaklı rakip olabilecek çok farklı AK Partiler oldu.
Bütün bu farklı AK Partiler, zaman bükülse ve tarihte yan yana gelseler birbirlerinin en dişli rakipleri olabilirdi.
Silah bırakırken PKK’yı kınama yarışı…
Ne tuhaftır ki PKK kendisini feshedip silah bırakma sürecine girince, işler ciddileşip Meclis’e bunun için bir yasa gelince Türkiye’de birdenbire PKK’yı ve Öcalan’ı kınama yarışı başladı.
“Silah bırakacağım” diyen örgüte, “hayır, bırakamazsın” demek….
Bu yasayı okuyunca devlet cephesinden bakan birinin itiraz edecek bir şey bulmak için çok çabalaması gerek. Esas örgüt cephesi için kabul edilmesi daha zor bir yasa bu.
‘Lüzumundan fazla münevver’
Nazım Hikmet 1943''te Kemal Tahir''e yazdığı mektupta, sosyal psikolog Muzaffer Şerif için “lüzumundan
fazla münevver” demişti.
Böyle bir ülkede, böyle bir siyasette Davutoğlu “lüzumundan fazla münevver” kaldı.
O kadarına ihtiyaç yoktu…
EN SON HABERLER
