PATRONUMUZ OL
Yıldıray Oğur
15 Temmuz iddianamelerinden öğrendiklerimiz -7-
Daha ilginç olan yine iddianameden anladığımız Öksüz telefonunu Akıncı Üssü yakınlarında yakalanmasından sonra da kullanmış.
15 Temmuz iddianamelerinden öğrendiklerimiz -6-
Türkiye’nin başta devlet olmak üzere, bu 9 ayı iyi geçirdiği söylenemez. 9 ay sonra bunca kanıta rağmen hâlâ içeride ve dışarıda darbenin arkasında FETÖ olduğuyla ilgili şüphesi olan insanlar için ikna edici malzeme üretememiş olmak bu ihmallerden en ciddisi olmalı.
15 Temmuz Çatı İddianamesi’nden öğrendiklerimiz -5-
Dişli eğer 16 Temmuz günü saat 16.30’da Akar’ın talimatıyla gözaltına alındıysa, bu saatten çok daha sonra olduğu anlaşılan bir vakitte, Ankara’daki darbeci gözaltılarını yapan Özel Kuvvetler ve Emniyet’in başındaki isimlerinden bundan niye haberi yok? Neden aralarında yakalanmasını konuştular? Yoksa Dişli, 16 Temmuz günü Çankaya Köşkü’nden evine gitti ve ancak ertesi gün mü Aksakallı ve Emniyet arasında geçen bu konuşmalar üzerine mi yakalandı?
15 Temmuz Çatı İddianamesi’nden öğrendiklerimiz -4-
Mehmet Dişli, Hulusi Akar’ın odasına girdi: “Tümgeneral Mehmet Dişli darbe teşebbüsü başladığında ilk önce Hulusi Akar Paşa'nın odasına kendisinin tek başına gireceğini, ona darbeyi tebliğ edeceğini, onun kabul etmesi halinde darbe faaliyetinin başına geçirileceğini söyledi. Bunu söylerken de kendilerine "Genelkurmay Başkanına ‘sen Kenan Evren olacak mısın, olmayacak mısın diye soracağım’ dedi…
15 Temmuz Çatı İddianamesinden öğrendiklerimiz -3-
Fidan’ın karargahtan ayrılmasından sekiz dakika sonra erkene çekilen darbenin düğmesine basıldı. Saat 20.30’da Hava Kuvvetleri Harekât Merkezi’nden, Silahlı Kuvvetler Harekât Merkezi’nin emirlerini refüze edecek şekilde, ulaştırma uçakları için uçuşların serbest bırakıldığına dair emir yayınlandı.
15 Temmuz Çatı İddianamesi’nden öğrendiklerimiz -2-
İddianame ilk kez somut bilgiler ve rakamlarla FETÖ’nün ordu içinde 1974’ten 2016’ya kadarki 42 yıllık hikâyesini anlatıyor. “Mahrem Hizmetler” ya da “Çok Hususi Hizmetler” adı verilen ordu içindeki FETÖ faaliyetleri hakkında 1980 öncesine ait bilgiler sınırlı.
15 Temmuz Çatı İddianamesi’nden öğrendiklerimiz…
Peki, darbe ihbarı nasıl alındı, o kayıp dört saatte neler oldu? Bu soruların cevapları da iddianamede net biçimde veriliyor.
Millî Referandum Tarihi -2-
Evetlerin bu kadar yüksek çıkmasının sebeplerinden biri halkın 12 Eylül öncesi politik şiddetten gerçekten de korkmuş olmasıydı. Ama evet aynı zamanda hayıra göre daha pragmatikti. Anayasa onaylanırsa seçimli demokrasiye dönülecekti. Evren de bu yüzden son miting ve televizyon konuşmalarında ısrarla ordunun kışlalarına dönmeye hazır olduğu mesajını vermişti.
Millî referandum tarihi
Hayırların bu kadar yüksek çıkması Ankara'da şaşkınlıkla karşılandı. Millî Birlik Komitesi üyeleri "Anayasayı halka anlatamadık" derken, gazetelerde AP'lilerin yalan propagandalarından, halkın cehaletinden dem vuran yazılar yayınlandı.
Taksim’e caminin uzun hikâyesi…
...ey bu caminin ruhu: bize mucize göster mukaddes huzurunda el bağlamayan bu yer / bir gün harap olmazsa türkün kılıç kınıyla, baştan başa tutuşsun göklerin yangınıyla!..
94 yıllık bir tartışmanın tarihi -5-
Demirel Meclis’i fesih yetkisi olan güçlendirilmiş iki turlu seçimle seçilen bir cumhurbaşkanı ve bakanların Meclis dışından seçilmesi önerilerini görev süresinin bitimine kadar savundu.
94 yıllık bir tartışmanın tarihi -4-
Muhalefet liderleri İnönü ve Demirel, Özal’ı o sırada çok yakın olduğu Bush’a imrenmekle suçluyordu. Özal’ın başkanlık tezlerini sert sözlerle eleştirilerden biri de başkanlık sistemini MNP, MSP programlarına koymuş Refah Partisi lideri Necmettin Erbakan’dı:
94 yıllık bir tartışmanın tarihi-3-
Özal, sekiz yıl önce darbe yapmış Cumhurbaşkanı’ndan sonra koltuğa o kadar kolay oturamayacağının farkındaydı. 1988’in ilk günlerinde Hürriyet gazetesine konuştu: "Cumhurbaşkanı’nı halk seçsin."
94 yıllık bir tartışmanın tarihi -2-
27 Mayıs 1960 darbesiyle Türkiye ilk defa Cumhurbaşkanı ve Başbakan yerine yeni bir pozisyonla “Devlet ve Hükûmet Başkanı” adlı bir çeşit askerî başkanlık tipiyle tanıştı. İronik olan Cemal Gürsel’e bu unvanı veren Geçici Anayasa’yı hazırlayan İstanbul ve Ankara Üniversitesi hocalarından bir kısmının Yassıada’daki idam kararlarını veren Yüksek Adalet Divanı kararının teorik kısımlarını yazmasıydı. O bölümlerde aynı hocalar, Demokrat Parti’yi “kuvvetler ayrılığı” ilkesini ihlal etmekle suçlamışlardı.
94 yıllık bir tartışmanın tarihi -1-
Kriz zamanlarından birinde yakın çalışma arkadaşlarıyla Ankara Garı’nda toplantılar düzenleyen Mustafa Kemal Paşa, Cumhuriyet’in ilanına bir ay kala niyetini Viyana merkezli Neue Frei Presse gazetesinin Ankara temsilciğini yapan Hans Joseph Lazar’a anlatmıştı.
Darbeciler Meclis’i neden bombalamıştı?
150 yıllık yakın tarihimizin kalbi Meclis’tir. Ne kadar aşağılansa, kapatılsa, yetkileri elinden alınsa, “el kaldır, indir” muamelesi yapılsa da siyasi tarihimiz bu Meclis’te yazılmıştır. Yerli ve millî, genlerimize yerleşmiş bir siyasi model aranıyorsa çok eskilere, Bilge Kağan, Tonyukuk, Kanuni’ye gitmeye gerek yok, bugün var olan bütün ideolojilerin doğduğu son 150 yıllık tarihin gösterdiği gibi o Meclis’ti.
Saldırıyı DEAŞ yapmış olabilir mi?
Sonuç itibarıyla bu katliamı DEAŞ üstlenmiş olmasına rağmen DEAŞ’ın yaptığına pek inanan yok. DEAŞ bile yapmış olsa peki DEAŞ’ın arkasındaki güç bize ne demeye çalıştı diye bitiyor cümleler. Paris, Brüksel, Berlin katliamlarından sonra Fransızların, Belçikalıların, Almanların aramadığı, bulamadığı cevapları biz buluverdik işte. Onların sormaya çekindiği soruları biz soruyoruz. Bizim gazetecilerimiz, uzmanlarımız DEAŞ’ın arkasında ABD’yi tespit ediverdiler, Fransız, Alman bunu yapamazdı, eli kolu bağlıydı ya da işbirlikçiydi.
Cuma hutbesinden katliam çıkarmak
Hâlbuki katliamla Türkiye’de yıllardır muhafazakâr kesimlerde süren yılbaşı karşıtı kampanyaları birbirine bağlamak ucuzluğuna düşmeden, bazı gazete ve kurumların yılbaşına karşı takındıkları yakışıksız ve saldırgan tavır eleştirilebilirdi, bu eleştiriye muhafazakâr kamuoyundan da katılacak çok sayıda insan bulunabilirdi. Yine kutlama mesajı yayınlayan liderlerden, evinde mandalina soyup, TV izleyen vatandaşa ve dışarıya çıkıp eğlenenlere kadar çeşitli şekillerde yılbaşı kutlayan insanların varlığını kabul edip, onların aynı zamanda cuma ya da en azından bayram namazlarının da müdavimi olabileceği Diyanet’e hatırlatılabilirdi.
Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz 2017
Şayet birbirimizi sakince ve ön yargısız dinleyebilseydik, birbirimizden ölesiye nefret etmeseydik, eleştirilere daha tahammüllü olsaydık, 7 Şubat 2012’ye rağmen 17/25 Aralık 2013, 17/25 Aralık’a rağmen de 15 Temmuz 2016 yaşanmayabilirdi.
Elçiye nasıl zeval olduğunun kısa tarihi -2-
THKP-C’nin neden Elrom’u seçtiği ise hâlâ meçhul. Korumasız olması, kaçırılmasının kolay olması ilk sebepler. Ama başka iddialar da var.
Elçiye nasıl zeval olduğunun kısa tarihi
Patlama savaşta tarafsız kalmaya çalışan Ankara’yı telaşlandırmıştı. İsviçreli kriminolog Jean Marc Payot’un katkılarıyla polis patlamada etrafa saçılan ceset parçalarından üzerinde bomba patlayan saldırganın kim olduğunu aramaya başladı. Caddede bulunan “Hatay” marka ayakkabıdan, onun satıcısına, oradan da saldırganın kaldığı otele ulaşıldı. 72 saat sonra saldırganın kim olduğu bulunmuştu...
Bir kere daha Guernica düşerken…
Guernica tablosunun daha büyük bir kopyası İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra yeniden kurulan BM Güvenlik Konseyi salonunun arkasına asıldı. Savaşın kazanan büyük ülkeleri ABD, Britanya, Fransa, Rusya ve Çin’e veto hakkı tanındı. Ama o salonda, Guernica tablosunun önünde veto için kalkan ellerle sağlanamayan ateşkes yüzünden Halep’te insanlar katledildi, 40 yıllık bir diktatörlüğe, Rus ve İran ordularına, Şii milislere karşı direnen bir halkın özgürlük ümitleri yok edildi.
Akdeniz’de bir geminin başına gelenler…
Gemiyi kimin batırdığı sorusunun cevabı Türkiye, İngiltere, Fransa, İtalya ve Almanya arşivlerinde bir yerde saklı. Cevabın bugüne kadar ‘bulunamamasının’ sebeplerinin başında belki de devletin o cevabı bulduğunda ya da kamuoyuna açıkladığında olabileceklere bu 75 yıl içinde kendini hazır hissetmemesiydi.
Türkiye Suriye’de neden geç kaldı?
Eğer Türkiye bugün yaptığını üç, iki ya da bir yıl önce yapsaydı karşımızda bambaşka bir manzara olabilirdi. Halep bu hâlde olmazdı. PYD bu kadar mevzi kazanmamış olurdu.
Şanghay’a giderken…
Batı’ya kızmakta sonuna kadar haklıyız. Suriye için, 15 Temmuz için, PKK için ABD’yle AB’nin mide bulandıran politikalarına ses çıkarmamak yanlış olurdu. Ama onlara kızıp kendimizi soğuk bozkırlara da atmayalım.
Tenis Kulübü’nden Boks Kulübü’ne…
İşte Avrupa, Brexit’ten sonra böyle sallanırken, daha 5 ay önce darbe atlatmış Türkiye’yi de kaybetmeyi göze almaya karar verdi. Avrupalı solcuların ve liberallerin reel politiği göz ardı eden bu snobluk ve jakobenizmi yüzünden, sadece Avrupa’da seslerinin duyulmadığını düşünenlerin oylarıyla ırkçılar, aşırı sağcılar yükselmiyor ayrıca Avrupa Birliği de bir zamanlar girmeyi çok isterken sık sık örnek gösterdiğimiz bir "tenis kulübü" olmaya doğru ilerliyor.
Franca Viola’nın ahı…
Her ne kadar başka bir hukuki ihtiyacı karşılamak için hazırlanmış olursa olsun, kötü yazılmış bir teklifle 79 yıl boyunca “tecavüzcüyle evlilik” maddeleriyle taşınmış utancın yükünün yeniden Türkiye’nin ve bu maddeleri kaldırmış bir iktidarın üzerine yıkılması büyük bir haksızlık olur. Neyse ki bu hatadan dönüldü.
İntihar bombacıları neyiniz olur?
PKK, dünyanın en şanslı terör örgütü olmalı. Şehirlerin ortasında canlı bombalı katliamlar yapsa da hatta kendi siyasi partisinin mensuplarını öldürse onların ölümüne neden olacak saldırıları hiç düşünmeden organize etse de, uğruna savaştığını söylediği Kürtleri katletse de adını vererek onu kınamayacak, yine başkasını suçlayacak epey kelli felli, itibarlı insanlardan oluşan bir hayran kitlesi var.
Peki ama neden susuyorlar?
Şimdi şikâyet ettikleri iktidarın biçimini de muhalefetin meşruiyet sınırlarının dışına çıkması, şiddetle arasına mesafe koyamaması belirledi. O yüzden “korkunç diktatör Erdoğan”, “faşist AKP” tespitleri dışında kendilerine dönüp bakmadıkça, şiddetle ve gayri meşru yapılarla aralarındaki mesafeyi açmadıkça, ortaya toplumu yanına alacak, ahlaki üstünlüğü ele geçirecek bir muhalefet cephesi ve iktidar alternatifi çıkmayacak.
Bu nasıl bir cumhuriyet?
Neden bu kadar kolay kandırılıyoruz, hangi önyargılarımız, toplumsal güvensizliklerimiz, siyasi, sosyal açıklarımızdan sızıyor niyeti bozmuşlar görerek sahiden cumhur oluyoruz. Tam farkına vardığımızda sahiden coşkuyla, birlikte ve samimiyetle kutlayabileceğiz Cumhuriyet’i…
EN SON HABERLER