“Türkiye ilk zamanlarda eleştirilse de bir tür sorun çözen, Batı’nın ve AB’nin yapamadığını yapan, hem NATO ülkesi olup hem çatışmada mesafeli durma imkânını üreten ve aynı zamanda kendini arabulucu konumuna iten bir tablo ortaya çıkarttı. (…) Çatışma dönemlerinde liderler öne çıkarlar. Savaşları milletler, ordular yapar ama kişiler yönetir algısı çok kuvvetlidir ki, nispeten doğrudur. Dolayısıyla güçlü siyasi irade algısı böyle konjonktürlerde dünyanın her yerinde çok önemlidir. Bu Türkiye’de de böyle.”
“Rawest’in araştırması, Kürt kimliğinin diğer kimliklerden daha da ayrıştığını ve bu farklılaşmanın derinleştiğini gösteriyor. İkinci önemli bulgu: Kürtlerin yaşadığı bölgelerde, gerek sosyolojik olarak gerek siyasal olarak güçlü olan kutuplar değil, merkezi alan. Ve bu alanın genişlemesi. Yani bir toplumsal merkez ve bir siyasal merkezde konumlanma eğilimi Kürtleri tanımlayan önemli bir özellik.”
“Batı karşıtlığı, evrensel değerler karşıtlığı ve Türkiye’deki her türlü siyasi hareketin ve farklılığın ‘onların’ kışkırtması sonucu karşımıza çıktığı okuması Gezi davasının da temel okumasıdır. Bu garip rejim hakikati bir sonraki dönem mutlaka çizilip bozulacak.”
“Bu ziyareti değerlendirirken daha önceki açıklamaları ve adımları bir araya getirmek lazım. Bu geziyi anlamlı görmek ve en azından bu meselenin Türkiye’nin kilit meselesi olduğuna dair bir pozitif algının muhalefette oluşmaya başladığını ve karşılık bulduğunu söylemek mümkün.”
“Karşısına kim çıkarsa çıksın, Tayyip Erdoğan ile başa baş yarışacaktır. Bu isim Kılıçdaroğlu da olabilir, İmamoğlu da olabilir. Mesele sadece kimin seçimleri kazanacağı ve başarılı olacağı değil, seçimleri kazandıktan sonra nasıl bir başkanlık, nasıl bir geçiş dönemi, nasıl bir aktörle karşı karşıya olacağımız konusudur.”