Geçen hafta istinaf mahkemesinin cezalarını onadığı Gezi Davası’ndan Bakırköy Cezaevi’nde olan isimlerden yapımcı Çiğdem Mater, hapishanedeki yılbaşı gecesini yazdı: “Hapiste olmanın en fena taraflarından biri buradaki milyon tane tuhaf, ilginç, komik, üzücü ya da neşeli “an”ın fotoğrafını çekememek. Mine’nin yılbaşı ağacı da benim için öyle bir şey, “buraya” dair şahane bir detay. Fotoğraf yok ama neyse ki muazzam yetenekli Mücellâ var, ağacımızı çizdi, sizin için! Üçümüzden herkese iyi yıllar!”
Senede bir gün kutlanan o mâhut yılbaşılar, bana ertesi gün “N’aber, nasılsın”a “Valla bildiğin gibi, yeni bir şey yok” diyen kalabalıkları da hatırlatıyor. Ve o ezberde mırıldanılan yeni yıl dileklerini… Ki “Allah sağlık, para, aşk versin, âmin”in kısaltması Aspava’yı bizim nesil kafa çektikten sonra rendelenmiş hıyarlı cacık eşliğinde soslu dürüm döner yiyerek biraz ayıldığı sabaha kadar açık mekânlar olarak bilir.
Hollanda Ulusal Arşivi, geçen hafta 1.300 tarihi belgeyi kamuya açıkladı. Açıklanan belgeler arasında, Nazi işgali sırasında 4 Nazi askerinin yağmaladıkları altın eşyaları gömdükleri yeri...
New York’ta tutuklanan İtalya vatandaşı Filippo Bernardini, yargılandığı mahkemede bugüne kadar henüz basılmamış 1000 kitabın nihai taslağını çaldığını itiraf etti. ABD’de faaliyet gösteren Simon...
Harvard Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren kamu politikası ve siyaset fakültesi Kennedy Okulu’na üst düzey araştırmacı olmak için başvuran ünlü insan hakları savunucusu Kenneth Roth’un...