Marine Le Pen, Fransa’daki radikal sağ Ulusal Cephe partisinin genel başkanlığını 27 yaşındaki Jordan Bardella’ya devretti. Jordan Bardella, düzenlenen kurultayda parti üyelerinin %85’inin oyunu aldı, parti tarihinde Le Pen ailesinden olmayan ilk genel başkan seçildi. 16 yaşından beri partinin gençlik örgütlerinde görev alan Bardella aynı zamanda Fransa’daki en genç parti liderlerinden biri.
Cübbeli Ahmet, şimdi de İstanbul Ticaret Odası seçimlerine müdahil oldu, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekip Avdagiç için oy verme çağrısı yaptı: “Türk toplumunun duygu ve düşüncesinden uzak yöneticiler gelirse bu kurumların başına, o kaynakları Müslüman-Türk toplumunun aleyhine, LGBT ve benzeri bozuk yapıların lehine kullanacaklar. Şimdiki mevcut başkan Şekip Avdagiç Beyefendi toplum için iyi şeyler yaptı. Aksi takdirde Kaftancıoğlu tarafının desteklediği aday kazanırsa meydana gelecek bütün günahlara, millî ve dînî değerlerimize yapılacak zararlara ortak olacağınızı unutmayarak mutlaka rey kullanmaya gidiniz!”
Yeryüzünde doğrudan doğruya sosyalizm uğruna, sırf sosyalizm uğruna, salt ve saf sosyalizm uğruna yapılmış tek bir kitlesel devrim yok. Birincil gündem, daima ya demokrasi (monarşinin ve aristokrasinin devrilmesi), ya da bağımsızlık. Sosyalizm bu tür büyük mücadelelerin kuyruğuna teyelleniyor. Komünist partiler öncelikle ilkine sarılıyor. Ellerinde kalır ve kazanırlarsa, ikincisini icbar ediyor. Gerçek hayatta da böyle, fikir planında da. Marksizm, devrim teorisini kendinden önceki (plansız, teorisiz) devrimlere bakarak kuruyor. Bir bakıma çalıyor, gaspediyor onların mirasını. İşçi sınıfı devriminin teorik meşruiyetini, “burjuva” dediği demokratik devrimlerin reel, tarihsel meşruiyetine dayandırıyor. Böylece hem devrimin masumiyeti diye bir şey bırakmıyor. “Tek yol devrim”i dogmalaştırıyor. Hem de, asıl devrim sonrası diktatörlüğe kılıf hazırlıyor. Oradan demokrasiye geçmeyi büsbütün imkânsız kılıyor.
Nüfusunun çoğunluğu göçmen olmasına rağmen herkesin Karaman’dan göç etmiş gibi etnik saflık iddiasında bulunduğu İzmir hâlâ “gavur” geçmişiyle barışamamış bir şehir. Herhalde bitmek bilmez yeni bir tarih kavgasına yol açmamak için, sergi açılışına katılanlardan hiçbiri mevzu etmese de İzmir’in “gavur” mahallelerinden bazıları, sergi alanı olan Kültürpark’taydı.
Mehmet Metiner: “AK Parti karar vermeli: HDP’yi kendisiyle oturulup konuşulacak ve desteği önemsenecek bir parti olarak görüyorsa o vakit HDP’ye dair dilini ve yaklaşımını değiştirmeli…” Şamil Tayyar: “PKK ayrı HDP ayrıysa aynileştiren dil ve üsluba niye ihtiyaç duyduk?”