CHP lideri Kılıçdaroğlu, Gerçek Gündem sitesi yazarlarının sorularını yanıtlarken CHP’nin Altılı Masa’daki partilere ilettiği seçim ittifakı teklifini ilk kez anlattı: “41 ilde bağımsız yani kendi partisi altında girenlerin, geri kalan 40 il ve 87 seçim çevresinde müşterek girme ihtimali olabilir. Bu konuda bir çalışma yaptık. ‘Hangi illerde ortak liste çıkarırsak hangi illerde bağımsız hangi illerde ortak listeyle girersek daha başarılı oluruz’ diye simülasyonlar yaptık. Arkadaşlarımız çalışmalarımızı ittifakı oluşturan diğer partilere giderek bunları anlattı.”
İstanbul Saraçhane Parkı'nda düzenlenen LGBTİ+ karşıtı "Büyük Aile Buluşması" etkinliği bugün (18 Eylül) saat 14.30'da başladı.
https://twitter.com/serbestiyetweb/status/1571478806967230465?s=20&t=Ygwg5LtqCuSY6r-Us4gdQQ
Yürüyüşe katılan bir katılımcı tepki çeken ifadeler kullandı:
"Bundan 8-10...
Gizlemek, anlatmamak, sansürlemek, cımbızlamak mübah. Aile içinde okey oynarken bile yenilmeyi içine sindiremeyen, kulüp başkanı ona “eleman” dediği için bir kalemde Galatasaray’ı silebilen Fatih Terim’in azıcık eleştirilmesi söz konusu dahi edilemez. İstediğiniz kadar mantık hatası olsun, fark etmez, prensip olarak en beğeneceği sözlerle övmek gerekir. O bir “imparator”dur. İmparatorların sadece başarılarından konuşulur, onlara layık olunmaya çalışılır. Şiddete eğilim, mekan basma, futbol kültürünü spordan savaşa dönüştürme, izaha muhtaç politik konumlanmalar vs… Bunlar biz sıradan “kul”ların sorgulanabileceği alanlardır.
İranlı kadınlar, başörtüsü yeterince kapalı olmadığı gerekçesiyle ahlak polisinin saldırısı sonucu hayatını kaybeden 22 yaşındaki Mahsa Amini'nin cenazesinde "diktatöre ölüm" sloganları attı ve başörtülerini çıkarttı. İran'daki başörtüü uygulamasıyla ilgili tartışmalarla ilgili, uzun yıllar İran'da yaşayan yazar Cihan Aktaş'ın 7 Ağustos'ta Serbestiyet'te yayımlanan röportajını yeniden yayımlıyoruz: "Genç kuşak İslamiliğin adalette değil de zahirde sergilendiği, bir örtbas kılıfı, bir kapatma aracı halinde süren başörtüsü uygulamalarından yorulmuş durumda."
Guardian’dan Ghaith Abdul-Ahad, Türkiye’de yaşayan üç Afgan sığınmacının Taliban’dan Avrupa’ya kaçış yolculuklarını yazdı: “Grup, bir evin kapısını çaldıkları bir köye rastlayana kadar sabaha kadar yürümüştü. Kapıyı çaldıklarında bir kadın kapıyı açtı ama onları içeri almayı reddetti. Bunun yerine onları yıkık dökük bir ahıra götürdü. Titriyorlardı ve donar vaziyetteydiler. Şahin, çocuğun ölmek üzere olduğunu anlayınca ahırın kapısını kırıp ateş yakmış. İşin sonunda gerek birçok otobüse binerek gerek de yer yer yürüyerek Türkiye'nin batı kıyısındaki İzmir'e ulaştılar. Şahin oradan Avrupa'ya ulaşabileceğini düşünüyordu. "Türk polisi beni üç kez gözaltına aldı ve tehcir kamplarına götürdü. Ancak onlara askeri kartımı gösterdiğimde bana acıyıp gitmeme izin verdiler. İşin sonunda ölüm olsa da Avrupa'ya ulaşana kadar denemeye devam edeceğim."