BBC Türkçe’den Tarık Demirkan, Macaristan’dan kaleme aldığı yazısında muhalefet sözcülerinin “seçim sisteminin demokratik olmayışı” ya da “Orban ve cephesinin devlet imkânlarını da kullanarak gündeme getirdikleri ‘tam saha prese’ karşı koyabilecek maddi imkânlara sahip olmayışları” gibi yakınmalarını aktardıktan sonra soruyor: “Ancak acaba sorun bunlardan mı ibaret? Muhalefetin kendi iç işleyişi, ittifak süreci, seçim kampanyasının idaresi hatasız mıydı?”
Lübnan halkı, Ukrayna’da savaş patlak vermeseydi belki biraz daha görünür hale gelecek büyük bir felaket yaşıyor. Halk, gündelik gıda ve insani malzeme ihtiyacı için...
“Değer odaklı dış politika”nın zirveleri olarak sunulan dış politika hamlelerinden birer birer geri basılırken ortalığı kaplayan sessizliği nasıl açıklayabiliriz? İktidarın dış politikada ahlakı ve vicdanı öncelediği için ortaya çıktığı söylenen “değerli yalnızlık”a bir zamanlar televizyonlardan, gazetelerden övgü düzenler, hadi geçtik hepsini, cesedi bile bulunamamış Cemal Kaşıkçı’nın davasının Suudi Arabistan’a iadesi kararında nasıl bu kadar sessiz kalabiliyorlar?
Rusya’nın Ukrayna işgali sonrası yürürlüğe konan AB’nin yaptırımları arasında, Avrupalı şirketlerin Rusya havayolu firmalarına kiraladıkları uçakların sözleşmelerinin iptali de yer alıyordu. Rusya şirketleri, uçaklara el konulmaya başlanması üzerine uluslararası uçuşları durdurdu. Rusya Ulaştırma Bakanı, Rus firmalarının kullandığı toplam 78 uçağa sefer yaptıkları ülkelerde el koyulduğunu duyurdu. Türkiye’de de el konulmuş İrlanda uçakları olsa da resmi bir açıklama yok. Emekli Büyükelçi Selim Kuneralp’e göre “Türk kaynaklarından hiçbir şekilde bilgi alınamaması iktidarın bu konudan bir rahatsızlık duyduğunu gösteriyor.”