Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan’ın aynı güne sağdırdığı “mülteciler kalıcı” ve “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde değişiklik yapabiliriz” mesajları ‘iç’e yönelik gibi görünse de asıl hedef ‘dış’ (Batı) olabilir. Bunlar, Erdoğan’ın Batı’ya yaklaşma politikasının yeni adımlarını simgeliyor olabilir.
Putin’in Avrupa’daki faşist dostları, sıkıntılı. Ukrayna’nın işgaline yönelik yükselen öfke onları da tepki göstermeye zorluyor. Fransa’nın, İtalya’nın, Almanya’nın, Hollanda’nın, Avusturya’nın, Macaristan’ın aşırı sağcı ve ırkçı partilerinin tamamı, Putin ile dost. Temel meselelerde Rusya ile birlikte hareket ediyorlar.
“Bu ziyareti değerlendirirken daha önceki açıklamaları ve adımları bir araya getirmek lazım. Bu geziyi anlamlı görmek ve en azından bu meselenin Türkiye’nin kilit meselesi olduğuna dair bir pozitif algının muhalefette oluşmaya başladığını ve karşılık bulduğunu söylemek mümkün.”
Destekçilerinin düzenlediği Barış Yürüyüşü’nün sonunda konuşan Macaristan Başbakanı Orban: “Rusya Rusya’nın çıkarlarına, Ukrayna Ukrayna’nın çıkarlarına bakıyor. Ne ABD ne de Brüksel Macarların aklıyla düşünüp, Macarların yüreğiyle hissetmez. Biz kendi çıkarlarımız için ayağa kalkmalıyız. Tek bir Macar bile Ukrayna örsü ile Rusya balyozu arasında sıkışmamalı.”
Rusya’nın eski maliye bakan yardımcısı ve aynı zamanda Rusya Merkez Bankası’nın ilk başkan yardımcısı olan Sergey Aleksashenko Batı’nın Rusya’ya ekonomik yaptırımlarını değerlendirdi: “Rus ekonomisi bir buz pistinde aşağı doğru kayıyor ve bugün kimse bu sürekli düşüşün ne zaman sona ereceğini bilmiyor. Ekonominin keskin bir biçimde gerileyeceğini ve yaşam standardının düşeceğini söyleyebiliriz ama herhangi bir nicel tahmin vermek için henüz erken.”