İktidara yakın Yeni Şafak gazetesi bugün (19 Aralık) TÜSİAD’ın ekonomiye ilişkin iktidara yaptığı çağrısını manşetten vererek “Önce döviz kuruyla oynadılar, şimdi siyasete müdahale ediyorlar” dedi. Gazete, “Operasyonda ikinci aşamaya geçtiler” manşeti ile yayınlandı.
“Bilal Erdoğan’la ilk kez böyle uzun bir sohbet yaptım. Bugüne kadar Cumhurbaşkanı’nın oğlu olarak görüyordum. Hatta cumhurbaşkanı oğlu olmanın zorluklarını da konuştuk. Ve bu sohbetle anladım ki, karşımda ciddi bir eğitim almış, köklü ve özgün fikirleri olan, esprili, kahkaha atan ve ne istediğini bilen bir kişi var...”
Abdurrahman usta hemen arabanın markasının İzmir’deki ana bayisini aradı parça için… Ellerinde yokmuş ama sipariş verirsek İstanbul’dan getirtebilirlermiş; Sipariş verildi, parçanın o anki kurla fiyatının 5400 lira olduğunu söylediler. Nasıl olsa parçayı aldık, şimdi parasını ödeyeyim dedim ana bayi ‘olmaz’ dedi. Parçanın onlara ulaştığı anda dolar kuru neyse faturayı onun üzerinden düzenleyeceklermiş. İşte o andan itibaren dört gün boyunca beni hop oturup hop kaldıracak ‘kur’ serüvenim başladı.
Ben “sorumluluk meraklısı” kuşağın en sıkı temsilcilerinden bir genç kız hatta kız çocuğu olarak her zaman Cemşit’in tarafındaydım, pek tabii ki. O zamanlar annelerimiz yaşında olan kadınlar da ekseriyetle benim tarafımdaydı. Ama aklımız da Kado’da kalırdı kuşkusuz. Sanki “sevgi” hep böyle biraz buruk bir şey olmalıydı, içerdiği zehir sanki doğasında vardı, kabul etmek gerekirdi gibi…