Erdoğan:
“Seccadeye ayakkabılarıyla basanlar değil, kıblesi Kabe olanlar sevinecek", "Kandil'dekinin bayrağı var mı? Onun paçavrası var. Onda ezan var mı, onda kitap var mı? İşte bu kitapsızlara inşallah 14 Mayıs'ta gereken dersi birlikte vereceğiz."
Habertürk yazarı Abdurrahman Yıldırım bugünkü (5 Mayıs) yazısının bir bölümünü İtalyan Ferrero’nun fındık grubu şirketi HCO Türkiye Genel Müdürü Bamsı Akın ile görüşmesine ayırdı. Yıldırım, yüz yıllardır dünya fındık üretiminin bir numarası olan Türkiye’nin verimlilikte sonuncu sırada yer aldığını anlatıyor.
“Kılıçdaroğlu biraz sıkıcı olabilir ama inatçı bir tavırla uzlaşı yaratabiliyor ve büyüleyici bir alçakgönüllülüğe sahip. Eğer kazanırsa, bu Türkiye, Avrupa ve demokrasi uğruna verilen küresel mücadele için büyük bir dönüm noktası olacaktır. Erdoğan görevdeki ilk yıllarında bazı iyi politikaları hayata geçirse de aşırı gücün istikrarlı bir şekilde tek elde birikmesi, muhakemesini ve ahlaki duygusunu köreltti. Kemal Kılıçdaroğlu'nu Türkiye'nin bir sonraki cumhurbaşkanı olarak içtenlikle destekliyoruz.”
Sağ popülizm, bilhassa kaybedeceğini anlayanlar ve kaybedecek fazlaca şeyi olanlar için seçimlerde çok sık başvurulan bir alet çantası. Öyleyse, tarihi bir eşiğe bu denli yaklaşmışken, manipülasyonlar karşısında kararsız kalan ve bu seçimin farklı yaşam tarzlarının çarpıştığı bir kültürel sermaye savaşı olduğu yanılsamasına kapılan dindarların kalplerini genişletecek birkaç hatırlatma yapmayı borç biliyorum.
Anadolu Ajansı, Sözcü gazetesi yazarı Saygı Öztürk’e ‘seçim odası’nı açtı ve seçim gecesi veri akışının nasıl yapılacağı konusunda açıklamalarda bulundu. Buna göre AA, 191 bin sandığın 50 bininden kendi muhabirleri aracılığıyla veri toplayacak, kalan sandıklardan ise ismi anlaşma gereği açıklanmayan bir ‘araştırma şirketi’ üzerinden bilgi alacak. Eski CNN Türk genel müdürü, gazeteci Ferhat Boratov, ABD seçim sonuçlarını açıklayan Associated Press örneği üzerinden ‘yardımcı şirket’ formülünü eleştirdi.