Anadolu Ajansı’nın yönetimi altı yıl sonra değişti. Yeni Şafak kökenli ve Bilal Erdoğan’a yakın isimler giderken yerlerine Sabah gazetesi ve SETA kökenli yani Albayrak ailesine ve Fahrettin Altun’a yakın isimler geldi. AA’nın yeni yöneticisi Serdar Karagöz’ün kardeşi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ağabeyinin damadı. Ajansın yönetim kurulu üyeliği, SETA’nın gazeteci fişleme raporunun yazarı olan İsmail Çağlar’ın altıncı, YÖK üyesi Hasan Nuri Yaşar’ın ise dördüncü pozisyonu.
Meral Akşener ve Mansur Yavaş’ın Çin’in Uygurlar üzerindeki baskısını dile getirdikleri tweetlerine tehdit içeren bir üslupla cevap veren Çin büyükelçisinin Dışişlerine çağrılması ABD medyasında ilgiyle takip edilen bir konu başlığı oldu. Bugün (9 Nisan) Amerika’nın Sesi’nde (VOA) manşetten verilen bir analizde ise Türkiye’nin, Uygurlar üzerinden Çin’le arasına mesafe koyarak “S-400’ü unutturabileceği” dile getirildi.
Emekli Büyükelçi Yalım Eralp, haftanın dış politika gündemini SerbestPod’a değerlendirdi: Koltuk krizi: “Kusur bizim tarafımızda değil. Bu oturuş biçimi fikri AB’den gelmiş. Ama protokol müdürü olsam, karşı tarafa sormam, eşit oturturdum.” Montrö-Kanal İstanbul: “Eğer askeri gemiler kanaldan geçecek olursa, Montrö’nün kurduğu denge tamamıyla bozulur.”
Ona, ‘gerçek’in başına gelmiş en büyük felaket de diyebiliriz. Bir fotoğraftan hatta bir portreden üretilmiş ve gerçek olmadığını anlamanın imkânsız olduğu videolar âleminden söz ediyoruz. Siyaseti manipüle etmede kullanılmasından korkuluyordu; o -şimdilik- olmadı ama porno, şantaj ve dolandırıcılık sektörlerini patlattı.
Mübarek Ramazan ayının yaklaştığı şu günlerde, herkes ufaktan ufaktan hazırlıklara başlamışken, muhafazakâr camianın gündemi tanınmış bir hocanın attığı twitle, 8 şiddetinde bir depremle sallandı. Modernistlerin, tarihselcilerin, başörtüsü takmaktan vazgeçen kadınların yarattığı sarsıntıların hiçbiri bu kadar güçlü değildi kanımca.