Norveç Başbakanı Erna Solberg, 60. yaş gününü Oslo’nun 250 kilometre uzağındaki bir kayak merkezinde kutlamak istedi. Aileden 13 kişinin davetli olduğu yemeğe rahatsızlığı nedeniyle katılamadı ama Norveç pandemi kurallarına göre restoranlarda 10 kişiden kalabalık toplanamadığı için, davet sahibi olarak 20 bin kron ceza almaktan kurtulamadı. Başbakana ceza kesen polis şefi ise kahraman muamelesi görüyor.
Meral Akşener ve Mansur Yavaş’ın Çin’in Uygurlar üzerindeki baskısını dile getirdikleri tweetlerine tehdit içeren bir üslupla cevap veren Çin büyükelçisinin Dışişlerine çağrılması ABD medyasında ilgiyle takip edilen bir konu başlığı oldu. Bugün (9 Nisan) Amerika’nın Sesi’nde (VOA) manşetten verilen bir analizde ise Türkiye’nin, Uygurlar üzerinden Çin’le arasına mesafe koyarak “S-400’ü unutturabileceği” dile getirildi.
Emekli Büyükelçi Yalım Eralp, haftanın dış politika gündemini SerbestPod’a değerlendirdi: Koltuk krizi: “Kusur bizim tarafımızda değil. Bu oturuş biçimi fikri AB’den gelmiş. Ama protokol müdürü olsam, karşı tarafa sormam, eşit oturturdum.” Montrö-Kanal İstanbul: “Eğer askeri gemiler kanaldan geçecek olursa, Montrö’nün kurduğu denge tamamıyla bozulur.”
Ona, ‘gerçek’in başına gelmiş en büyük felaket de diyebiliriz. Bir fotoğraftan hatta bir portreden üretilmiş ve gerçek olmadığını anlamanın imkânsız olduğu videolar âleminden söz ediyoruz. Siyaseti manipüle etmede kullanılmasından korkuluyordu; o -şimdilik- olmadı ama porno, şantaj ve dolandırıcılık sektörlerini patlattı.
Mübarek Ramazan ayının yaklaştığı şu günlerde, herkes ufaktan ufaktan hazırlıklara başlamışken, muhafazakâr camianın gündemi tanınmış bir hocanın attığı twitle, 8 şiddetinde bir depremle sallandı. Modernistlerin, tarihselcilerin, başörtüsü takmaktan vazgeçen kadınların yarattığı sarsıntıların hiçbiri bu kadar güçlü değildi kanımca.