Anasayfa / Çözüm Süreci / Terörsüz Türkiye sürecinde en kritik aşama: Silahsızlanma yasası meclise geliyor

Terörsüz Türkiye sürecinde en kritik aşama: Silahsızlanma yasası meclise geliyor

Yasa taslağı DEM Parti İmralı Heyeti’nin önümüzdeki hafta Öcalan’la yapacağı görüşmeden sonra açıklanacak.

PKK’nın 12 Mayıs 2025’te kendisini feshetmesinin ardından örgüt üyelerinin “eve dönüşlerinin”, “üçüncü ülkeye geçişlerinin”, “siyasete ya da günlük hayata katılımlarının” nasıl olacağını güvenceye alacak yasal düzenlemede en kritik aşama için geri sayım başladı.

Yasal düzenlemenin meclis gündemine getirilmesi konusunda DEM Parti ile iktidarın anlaştığına dair iktidardan gelen açıklamaları DEM Parti de doğruluyor.

DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayyip Temel, Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan ve DEM Parti Antalya Milletvekili Saruhan Oluç Ankara’da gazetecilerle buluştu. Buluşmada süreçte gelinen aşama ve beklentiler değerlendirildi.

“Kritik görüşme”

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan’a göre DEM İmralı Heyeti’nin önümüzdeki hafta İmralı’da Öcalan’la yapacağı görüşme, sürecin geleceği açısından “kritik” önemde. Görüşme için “Çok da tarihi olacak” tanımlaması yapan Ayşegül Doğan, Öcalan’la görüşme sonrası sürece ilişkin yasa taslağı için iktidar ve muhalefet arasında mecliste yeni bir trafik yaşanacağını söyledi.

PKK üyelerinin “Türkiye’ye dönüş hakkı güvence altına alınmak kaydıyla diğer tüm başlıklar müzakereye açık olmalı” beklentisini dile getiren Doğan, iktidardan süreç yasasına dair ne beklediklerini şöyle özetledi:

“Yasa kapsayıcı olmalı. Kategorik olmamalı. Tüm örgüt üyelerini kapsamalı. Suça bulaşan, bulaşmayan, silahı eline alan, almayan ayrımı olmamalı. Bütüncül, kalıcı bir barışın önünü açacak bir çerçeve yasa bekliyoruz.”

“Anayasa değişikliğine varız”

DEM Partili Tayyip Temel, PKK’nın kendisini feshetmesinin “40 yıllık çatışma sürecinin bitmesi açısından milat” olduğunu hatırlatırken silah yakma fikrinin Öcalan’a ait olduğunu söyledi:

“Öcalan sürecin kalıcı barışı getirmesi adına silahların yakılmasını kararlılıkla istedi. Sonrasında meclisten süreç komisyonu üyelerinin İmralı’ya gidip Öcalan’la görüşmesi kritikti. Şimdi bu tarihi çalışmaların taçlandırılması gerekiyor. Kardeşlik hukuku çerçevesinde gerilim, yanlış siyaset, yanlış devlet politikalarına engel olabilecek bir yasanın çıkması lazım. Eğer çıkmazsa bu yasa sadece çatışmayı önleyecek bir yasa olarak kalır.”

Örgüt üyelerini kapsayacak ilk yasanın sonrasında yapılacak düzenlemelerin de temelini oluşturması gerektiğinden yana tavır aldıklarını anlatan Tayyip Temel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Demokratikleşme adımları atılmalı. Düzenlemeler yapılmalı. Belediyelere el koymanın önünü açan, Kürtçe eğitimi kısıtlayan düzenlemeler hâlen yürürlükte. Bunlar kaldırılmalı. Burada tartışma Anayasa’ya kadar gider. Anayasal değişiklik ve düzenleme de istiyoruz.”

“Öcalan’ın statüsü kritik”

DEM Partili Saruhan Oluç, iktidarla henüz yazılı bir taslak üzerinden görüşme yapmadıklarını vurgularken yasal düzenlemede Öcalan’ın statüsünün de netleştirilmesini istediklerini anlattı:

“Bir barış sürecinin önünü birlikte açarsak elbette anayasal düzenlemelere de ihtiyaç var. Bugüne kadar herhangi bir anayasa tartışması yapmadık. İmralı görüşmelerinde de bir anayasa tartışması sürdürmedik. Biz Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu hep söylüyoruz. Kürt sorununun çözümü de bütün olarak bu yolla olacak. İktidar yeni bir anayasa tartışması isterse biz bu tartışmaya hazırız.

Önümüzdeki hafta beklediğimiz görüşme olursa, taslak konusunda değerlendirmeler yapıldıktan sonra bir mutabakat umuyoruz. Meclisteki tüm partiler de hemfikir olduğu için hem meclis adalet komisyonunda hem de genel kurulda bu konu nihayete ermiş olur. İsteğimiz, komisyondaki tüm partilerin yasa konusunda olumlu oy kullanmalarıdır. Onlarla görüşmelerimizi sürdüreceğiz. Ortak sonuç almayı hedefliyoruz.

Yasa çıktıktan sonra bunun uygulaması önemli bir aşama olacak. Kolay bir şey değil. 1 sene önce 30 kişi silah yakmıştı ama şimdi kaç bin kişi olacak bilmiyoruz. Uygulama aşamasında yasanın sıkıntısız uygulanması gerekiyor. Öcalan’ın statüsü, hukuki konumu, çalışma koşullarının düzenlenmesi kritik önemde.”

“Muhatap Öcalan”

Tayyip Temel; MHP Lideri Bahçeli başta olmak üzere iktidarda sürecin tamamlanması için kararlılık olsa da “devlet” tarafında kararlılığın tam oluşmadığından yakınıyor:

“Müzakerelerde muhatap Öcalan. Türkiye’de bu sorunu çözmeye dair büyük kararlılık ve irade istenilen düzeyde oluşmadı. Öcalan’da, Bahçeli’de, iktidarda kararlılık var. Tamam ama tutuk kalmamalı artık bu süreç. Medyanın dili bu sürece uygun geliştirilmedi. Hâlen sürekli Öcalan’ın geçmişteki imajına gönderme yapan basın dili var. Devlet, geçmişteki acılara saygı duyarak, geleceği kurtarmak için karar vermiş mi emin değiliz. Devletin Kürtlere dönük bilinen kodlarının hâlen değişmediğini görüyoruz.

Geldiği gelenek son derece tutuk olmasına karşın Bahçeli en sade, en doğru şeyleri söylemeye çalıştı. Bahçeli hep geçmişe takılmadan geleceği kurtarma derdindeydi. Son dönemde meclis grup toplantılarında suskun; çünkü pratik adımlar tam olarak atılamadı bir türlü.”

Tayyip Temel, örgüt liderlerini kapsam dışı bırakacak bir düzenlemenin yetersiz olacağını söylüyor.

“Herkes her şeyi biliyor”

DEM Partili Saruhan Oluç sürecin karşılıklı güvenle ilerlemesi gerektiğinden yana olduklarını anlatırken “İmralı’ya iktidarın taslağını götürmeyi umut ediyoruz. Aslında herkes her şeyi biliyor. Herkes herkesin önerisini net biliyor. Pazarlık yok” çıkışı yapıyor.

Saruhan Oluç, anayasa değişikliğinde iktidarın anayasanın ilk dört maddesinin kırmızı çizgi sayılmasının kendileri açısından sorun olmayacağını da açıkça söyledi:

“Anayasanın ilk dört maddesinin tartışılması gündemimizde yok. Onun dışındaki maddeleri tartışırız.”

Ayşegül Doğan’ın “Bir af mı gelecek?” sorusuna yanıtı da dikkat çekici oldu:

“Af da olmaz, pişmanlık da. Ne af ne pişmanlık; ne teslimiyet ne taviz. Bu denklemlerden vazgeçmek gerekiyor. Bugüne kadar dayatılanlar buydu. Pişmanlık içeren yasal düzenlemelerle çözülebilseydi bu mesele çözülürdü. Devlet, devlet olma ciddiyetiyle yaklaştığı zaman bu sorun çözülür zaten. Yurttaş olma hakkının altyapısı doldurulsun. Beklentimiz budur.”

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın