Atlanta’daki Mercedes-Benz Stadyumu’nda 15 Haziran Pazartesi günü oynanan H Grubu açılış maçında futbol dünyası beklenmedik bir manzaraya tanık oldu.
Topa yüzde 74 sahip olan ve 27 şut çeken İspanya, turnuvaya ilk kez katılan Cape Verde’yi bir türlü geçemedi ve sahadan 0-0’lık beraberlikle ayrıldı. İspanya’nın 27 şutunun yedisi isabetliyken, Cape Verde topu altı kez kaleye gönderebildi ve bunların yalnızca biri isabetliydi.

Bu skorun tek bir mimarı vardı: kalede tek kelimeyle anılan adam, Vozinha.
Cape Verde: Atlantik’in ortasındaki on ada
Resmi adıyla Yeşil Burun Adaları, Batı Afrika açıklarında, Atlantik Okyanusu’nda yer alan on adalık bir takımadadan oluşuyor.
Senegal’in batısında, kıtaya yaklaşık 570 kilometre uzaklıkta bulunan ülkenin nüfusu 500 binin biraz üzerinde. 1975’te Portekiz’den bağımsızlığını kazanan ülkenin resmi dili hâlâ Portekizce; başkenti Praia, en büyük adası ise Santiago.

Bu küçük ada ülkesinin futboldaki ağırlığı da nüfusuyla orantılı denecek kadar mütevazıydı. FIFA sıralamasında turnuvaya 67. sıradan giren Cape Verde için bu beraberlik, Dünya Kupası tarihinin sıralamaya göre en sürpriz dördüncü sonucu olarak kayıtlara geçti. “Blue Sharks” (Mavi Köpekbalıkları) lakaplı takım, turnuvaya gelene kadar pek çok büyük takımın geçemediği yolu aşmıştı. Teknik direktör Bubista yönetiminde Afrika elemelerini yedi galibiyet, iki beraberlik ve tek bir mağlubiyetle geçerek, konfederasyonlar arası play-off’a kalmadan doğrudan bileti kapmışlardı.
Maç: 27 şut, tek bir kale
Luis de la Fuente’nin İspanya’sı daha ilk düdükten itibaren tempoyu eline aldı; Cape Verde ise savunmada disiplinini koruyarak baskı altında direndi. Maçın ilk önemli anı 16. dakikada geldi: Sidny Lopes Cabral sert müdahalesi nedeniyle sarı kart gördü ve hakem Adham Makhadmeh’in defterine yazılan ilk isim oldu.
İspanya’nın en net fırsatları ilk yarının sonlarına denk geldi. 39. dakikada Ferran Torres yakın mesafeden direği buldu, dönen topta Mikel Oyarzabal’ın kafa vuruşunu ise Vozinha müthiş bir refleksle çıkardı. Devreye beş dakika kala ceza sahası içinde boşta kalan Torres’in sol köşeye gönderdiği şutta da Vozinha hızlı davranarak skoru korudu; ilk yarının uzatmalarında Aymeric Laporte’un kornerden kafasını da rahatça kontrol etti. İlk yarı golsüz kapandı.
İkinci yarıda da tablo değişmedi. 56. dakikada Fabián Ruiz’in kafa vuruşunu kaptan Vozinha sorunsuz karşıladı. Cape Verde 61. dakikada Nuno Da Costa, Deroy Duarte ve Willy Semedo’yu oyuna alarak üçlü değişiklik yaptı; İspanya ise 71. dakikada Lamine Yamal ve Mikel Merino’yu sahaya sürdü. İki dakika sonra ceza sahasında net pozisyon bulan Merino’nun yerden vuruşu yine Vozinha’ya takıldı.
Maçın en dramatik anı ise sürprizi tamamlama sırasının ev sahibine geçtiği saniyelerde yaşandı. 90+1’de Diney Borges kornerde yükselip topu alt köşeye gönderdi, ancak bu kez de İspanya kalecisi mükemmel bir kurtarışla golü engelledi. Maç golsüz bitti; İspanya hayal kırıklığıyla, Cape Verde ise tarihinin en büyük puanıyla sahadan ayrıldı.


Yedi kurtarış, bir rekor
Performansın tarihsel ağırlığı da vardı. Gerçek adı Josimar José Évora Dias olan 40 yaşındaki kaleci yedi kurtarışa imza attı ve maçın adamı seçildi. Vozinha böylece Dünya Kupası’ndaki ilk maçında kalesini gole kapatan en yaşlı kaleci olarak rekor kitabına girdi. Cape Verde açısından sonucun anlamı ise puanın ötesindeydi: ülke, Dünya Kupası tarihinde ilk maçında yenilgi almayan yedinci takım oldu.
“Küçük nine” lakabının hikayesi
Vozinha’nın asıl adı sahada hiç görünmedi; çünkü bu lakap doğduğu evden geliyor. İsim, babası askerde, annesi çalışırken zamanının çoğunu birlikte geçirdiği büyükanne ve büyükbabasından kalma. Portekizce’de “küçük nine” anlamına gelen lakap kaleciye yıllar içinde yapıştı.
İsmin formada kalıcı hale gelmesi ise gurbette küçük bir tesadüfle oldu. FIFA’ya verdiği röportajda kaleci, Angola’ya gittiğinde orada Josimar adında başka bir kaleci olduğunu, “Formaya Josimar II yazdırmayacağım, Cape Verde’de herkes beni Vozinha olarak tanıyorsa öyle olurum” dediğini anlatıyor.
São Vicente doğumlu kalecinin kariyeri tam bir gurbetçi yolculuğu. Memleketinde Batuque FC’de başlayıp CS Mindelense’ye geçtikten sonra Angola’da Progresso, Moldova’da Zimbru Chișinău, Portekiz’de Gil Vicente, Kıbrıs’ta AEL Limassol ve Slovakya’da AS Trenčín formalarını giydi. Bugün Portekiz ikinci liginde Chaves’te kalecilik yapıyor ve Dünya Kupası, ulaştığı açık ara en büyük sahne.
Gözyaşları ve eksik koltuklar
Maç sonu sahnesi de skor kadar konuşuldu. Takım arkadaşlarının kuşattığı 40 yaşındaki kaleci, Avrupa şampiyonunu açılış maçında durdurduktan sonra gözyaşlarını tutamadı. O gözyaşlarının arkasında ise tribünde olamayan iki nesil vardı.
“Çok gururluyum… Ülkemi temsil etmek benim için bir onur,” dedi kaleci, dünyanın bu turnuvaya katılan üçüncü en küçük ülkesi için. “Ağladım çünkü beni büyükannem ve büyükbabam büyüttü ve maalesef burada değillerdi; birkaç yıl önce öldüler, benim ve hayatım için her şeyi yaptılar,” diye ekledi. “Annem de vize yüzünden gelemedi. Vize parasını zamanında denkleştiremedik, keşke burada olabilseydi.”
Bir gecede dünya yıldızı
Sahadaki sessiz kahramanlık, sosyal medyada gürültüye dönüştü. Kalecinin Instagram takipçi sayısı, maçın bitiş düdüğünden birkaç saat sonra 500 binden yaklaşık 5 milyona fırladı. Fransız yıldız Paul Pogba bile maçın ardından sosyal medyadan, “Cape Verde kalecisi gerçekten bir şey, vaaav” diyerek övgü yağdırdı.
Cape Verde’nin yolculuğu burada bitmiyor. Mavi Köpekbalıkları, grup maçlarında 21 Haziran’da Uruguay, 26 Haziran’da ise Suudi Arabistan ile karşılaşacak.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.