Ankara’da günlük vaka sayısı binlerde olabilir, kapalı hastaneler açılıyor

Türkiye’nin koronavirüs gündeminde Ankara öne çıkmış durumda. Bazı doktorların ‘Türkiye’nin Wuhan’ı diye andığı Ankara’daki koronavirüs vaka sayısının ne kadar arttığı ve bu artışın nedenleri, salgın haberlerinin ve tartışmalarının en gözde konusu. Şu sorunun cevabı ise henüz bulunamadı? Gündelik hayat diğer şehirlerden hiç farklı olmadığına göre, neden Ankara?

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca geçtiğimiz günlerde Ankara’daki koronavirüs vaka sayısının İstanbul’un iki katına çıktığını açıkladı.

Hacettepe Tıp Fakültesi Geriatri Bilimdalı başkanı Mustafa Cankurtaran, Ankara’nın son durumunu, ilk vakanın görüldüğü Wuhan’a benzetti, kapalı hastanelerin açılmasını önerdi.

Bakanlığın yayımladığı günlük durum raporunda Ankara, Konya ve Karaman’da toplam günlük (3 Eylül) vaka sayısının 392 olduğu açıklandı.

Fakat tabloda göze çarpan ilk şey, Ankara’nın da içinde bulunduğu bölgenin, İstanbul’un iki katı olmadığıydı.

Pandeminin başından beri Sağlık Bakanlığı’yla ilk defa önceki gün görüşebilen Türk Tabipler Birliği (TTB) açıklanan rakamların güvenilirliğini sorguluyor.

TTB Başkanı Dr. Sinan Adıyaman, Bakan Koca’ya pandemiye ilişkin kendilerine gelen rakamlar ile Bakanlığın açıkladığı günlük tablonun örtüşmediğini, bazı vali ve belediye başkanlarının bu konudaki sözlerini anlattığını açıkladı.

Adıyaman, pek çok konuyu konuştukları Koca’nın açıklanan rakamlardaki farklılıklar hakkında bir yorum yapmadığını söyledi.

Yani Sağlık Bakanı, rakamlar konusundaki soru işaretlerini gidermemiş.

DW’ye konuşan Ankara Tabip Odası Genel Sekreteri Muharrem Baytemur ise “Ankara’daki vaka sayısı günlük 1500’ler civarında. Sahadan gelen bilgiler bunlar” dedi.

Bu açıklamalar, insanların salgının vahametini anlayıp kontrolü elden bırakmamalarını hedefleyen bir politika uygulanması için yapılıyor. Bu nedenle şeffaf olunması isteniyor. Tıpkı ilk koronavirüs vakalarının açıklandığı günlerdeki gibi, insanların akşamları televizyonların başına geçip Sağlık Bakanı’na dikkat kesilmesi, bireysel önlemlerini sıkılaştırmaları öneriliyor.

Peki, Ankara’daki gerçek rakam ne?

Bu konuda bir ipucu var. Ankara Şehir Hastanesi Koordinatör Başhekimi Op. Dr. Aziz Ahmet Surel geçtiğimiz hafta şunları söylemişti:

“Günlük 2 bin 700 testi biz kendimiz yapıyoruz. Bunu da kendimiz yapmıyoruz, başvuran vatandaşlarımıza yapıyoruz. Ama ne kadar derseniz; 10 testten 8’i negatif zaten ve bunlar bizim süzdüğümüz hastalar. Hastaneye gelip başvuran, temaslı olduğunu düşünen veya bir şikâyeti olan seçilmiş bireylere test yaptığımız halde şükürler olsun ki yüzde 80’i yine negatif çıkıyor.”

Bu sadece Ankara Şehir Hastanesi’ndeki vakaların oranı. “Şükürler olsun” lafını bir yana bırakırsak, Başhekim, günlük 2 bin 700 testin yüzde 20’sinin pozitif sonuçlandığını açıklıyor.

https://www.memurlar.net/haber/923738/span-class-keyword-ankara-span-span-class-keyword-sehir-span-span-class-keyword-hastanesi-span-bashekimi-vakalar-kontrol-disina-cikmadi.html

Bu, tek bir hastanede günlük 540 vakanın tespit edilmesi demek.

Ankara’da test yapmak için yetkilendirilmiş 16 adet tanı laboratuvarı bulunuyor. Sağlık Bakanlığı’nın yayımladığı yetkilendirilmiş tanı laboratuvarları listesinde ücretli olarak test yaptırılabilen özel hastaneler de bulunmuyor.

Normalleşmeden sonra artış yaşandı

Ankara’da acil servislerin Covid bölümlerine olan başvuru sayısı 1 Haziran’da alınan normalleşme kararından sonra giderek arttı.

Ankara Şehir Hastanesi, kararı izleyen iki haftalık süreçte hastaneye gelenlerin sayısında iki buçuk kat artış yaşandığını açıkladı.

https://ankarasehir.saglik.gov.tr/TR,457813/ankara-sehir-hastanemize-gelenlerin-sayisi–iki-bucuk-kat-artti.html

Yaz aylarında vaka artışlarının sürmesinden dolayı 28 Temmuz’da Ankara İl Sağlık Müdürü’nün başkanlığında bir toplantı yapıldı. Toplantıda, Ankara’da kamu hastanelerindeki tüm elektif işlemlerin, yani acil olmayan cerrahi işlemlerin yapılmaması kararı alındı.

Kapatılan hastaneler açılacak

Pandeminin etkisinin artmasına karşı başka önlemler de alınıyor. Bu amaçla Etimesgut Devlet Hastanesi, Yenimahalle Eğitim Araştırma Hastanesi, Murat Erdi Eker Devlet Hastanesi ile Klinik Gözlem Evi Covid hastanesine çevrildi. Ankara Şehir Hastanesi’ndeki nöroloji, ortopedi ve genel hastane binaları diğer bölümlerden ayrıldı, yalnızca koronavirüs hastalarına bakılan binalara dönüştürüldü.

Ancak halen bir yetersizlik söz konusu. Örneğin, Gazi Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mehmet Arhan, dün (4 Eylül) yaptığı açıklamada servislerin ve yoğun bakımların tam kapasite dolu olduğunu söyledi.

Bu tablo karşısında koronavirüsle mücadeleyi daha fazla etkinleştirmek için, Ankara’da kapatılan hastaneler yeniden açılacak. Numune Hastanesi ve Yüksek İhtisas Hastanesi’nin yataklı servislerinin ve yoğun bakımları bu amaçla kullanılacak. Numune Hastanesi’nin Ankara Eğitim Araştırma Hastanesi’ne; Yüksek İhtisas Hastanesi’nin de Gülhane Eğitim Araştırma Hastanesi’ne bağlanacağı gelen bilgiler arasında.

Neden Ankara?

Bu konudaki en önemli sorulardan birisi de artışın niçin en çok Ankara’da görüldüğü… Düğünler, eğlenceler her yerde yapılıyor, kafeler her yerde açılıyor, toplu taşıma araçları her yerde kullanılıyor, çalışma hayatı her yerde akıyor, seyahatler tüm şehirlere yapılıyor. Peki artış neden en çok Ankara’da?

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Kemalettin Aydın’a göre virüs Ankaralılara memleketlerine veya tatile gittiklerinde bulaştı. Aydın yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Ankaralının şöyle bir yapısı vardır; memur ağırlıklı ve orta ölçekli ekonomide olan bir toplumdur. Kışın bir tatil programı yaparlar, biraz taksit öderler sonra tatil dönüşü kalanını öderler. Ankara halkı gittiği güney ya da kırsal tatilinde enfekte oldu. Ankaralının kendisi kırsala ve kumsala gitti, virüsü oradan aldı. Ankara’ya geldi, birbirlerine bulaştırdılar.”

Habertürk’ten Muharrem Sarıkaya’ya konuşan halk sağlığı uzmanı ve Bilim Kurulu üyeleri Prof. Dr. Levent Akın ve Prof. Dr. Pınar Okyay ise Ankara’nın başkent olmasına, bürokratik işlemlerin halledilmesi amacıyla Ankara’ya yapılan ziyaretlere dikkat çekiyor.

Ankara’nın geçiş güzergâhında bulunması, vatandaşların kamu kurumlarında işinin olması veya bir yakınının bulunması nedeniyle geçerken ziyaret etmesi virüsün bulaşma hızını tetikliyor.

Ama bu sorunun kesin bir cevabı yok.

Önceki İçerikMuhafazakâr genç kuşaklardaki değişim ‘büyük’ siyaseti nasıl etkileyecek
Sonraki İçerikO Le Figaro muhabiri Türkiye’de yazsaydı?