Bahçeli’nin bu haftaki mönüsü: Neoliberalizm, ABD, Mahsa Amini protestoları, Kılıçdaroğlu, Yunanistan, anket şirketleri, Altılı Masa, küresel sistem

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bugün (4 Ekim) gerçekleştirdiği grup toplantısında yine birçok kişi, kurum ve devleti hedef aldı. Kılıçdaroğlu: “DNA testini yaptırırsan, ölen teröristin test sonuçlarını da görmüş olursun.” Altılı Masa: “Yüksek uçan alçak düşer, eğreti ata binen de çok çabuk iner.” Yunanistan: “Emperyalizmin Miçosu ve onun zalim destekçileri…”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bugün (4 Ekim) MHP grup toplantısında konuştu. Bahçeli’nin konuşmasından öne çıkan kısımlar şöyle:

“Satılmış anketçilerde eğer yüz kaldıysa sokağa çıkıp çıkmamaları konusunu bir kez daha düşünmeleri gerekecektir”

“Dostlar sevindi, düşmanlar çok şükür çatır çatır çatladı. Açık hava toplantılarımızın görkemiyle gözleri fal taşı gibi açılanlar şok geçirdiler, ne söyleyeceklerini şaşırdılar. Satılmış anketçilerde eğer yüz kaldıysa sokağa çıkıp çıkmamaları konusunu bir kez daha düşünmeleri gerekecektir. Allah’ın izniyle alayına yetecektir. Yıkılan ağaca balta vurmayı alışkanlık haline getirmiş sefillere hatırlatırım ki Türk milleti var olduğu müddetçe 3 hilalin önü kesilemez. Anketler şunu söylemiş bizim için vızıltıdır. Üfleyerek hamam ısıtmaya, kişneyerek at doyurmaya çalışanları aziz Türk milleti sandığın başında bekliyor olacak. İnanmadan zaferin olmayacağını en iyi biz biliriz. Emek olmadan ekmek, erdem olmadan da hizmet olmayacağını hiç yabana atmayız. 8 Ekim 2022 tarihinden itibaren ‘Adım adım 2023’ toplantılarıyla vatanımızın köylerine gideceğiz. 23 Ekim 2022 tarihinde Manisa açık hava toplantılarımızı yapacağız. Aday belli, karar net diyeceğiz. Bizim Cumhurbaşkanı adayımızın Sayın Recep Tayyip Erdoğan olduğunu söyleyeceğiz.”

İran’daki protestolar

“İran’da 13 Eylül 2022 tarihinde Mahsa Amini isimli bir genç kızın başörtüsünü doğru bağlamadığından dolayı gözaltına alınması ve sonrasında patlayan şiddet olayları neredeyse bir isyan boyutuna ulaşmıştır. Kadın hakları ve özgürlük üzerine inşa edilen toplumsal gösteriler dış etkiler kanalıyla farklı bir boyut kazanmıştır. Bizim dileğimiz İran’da sükûnet huzur ve istikrar ortamının bir an evvel hakim olmasıdır.”

Yunanistan’a: “Halt etmiş. Baltayı taşa vurmuş”

“Kuzey Ege adaları; Taşöz, Semadirek, Limni, Bozbaba, Midilli, İspara, Sakız, Sisam ve Ahikerya’nın egemenlik yetkisi, mülkiyet hakları, deniz yetki alanlarıyla hava sahası kuşkusuz ve hukuken artık Türkiye’dedir. Aynı şey 12 ada için de geçerlidir. Dünyaya ilan ediyorum. Hakkımızı yedirmeyiz. Hakkımızı çiğnetmeyiz. Hakkımızdan vazgeçmeyiz. Hakkımıza ve hukukumuza göz koyanların da gözünü oyarız. Hak demek şeref demektir. Şerefimiz için de seve seve şehadeti dahi göze alacağımızı emperyalizmin Miçosu ve onun zalim destekçileri asla akıllarından çıkarmamalıdır. Yunanistan Başbakanı Türkiye’nin Ege’de yalnız olduğunu söylemiş. Halt etmiş. Baltayı taşa vurmuş. Yalnız değiliz, Allah’ımız var, milletimiz var, tarihimiz var, sorulacak hesabımız var, ulaşacağımız zaferlerimiz var.”

Kılıçdaroğlu’na: “Kendi DNA testini yaptırırsan, ölen teröristin test sonuçlarını da görmüş olursun”

“CHP ile PKK’nın bir kez daha yolları kesişti. Devletin açıklamasına güvenmeyip PKK’nın sefil beyanına itibar eden Kılıçdaroğlu, Mersin’de etkisiz hale getirilen terörist için duyanları bu kadar da olmaz dedirtecek şekilde DNA testi istedi. Sayın Kılıçdaroğlu, sen kimin yanındasın? Kimin yolundasın? Haber kaynakların nerede ve kimlerdir? PKK’nın telkin ve tesirine kapılmak taşıdığın sorumlulukla hiç bağdaşıyor mu? DNA testi isterken hiç mi utanmadın? Hiç mi gocunmadın? Hiç mi kalbin sızlamadı? Bu kadar istekliysen, sana tavsiyem şudur: Kendi DNA testini yaptırırsan, ölen teröristin test sonuçlarını da görmüş ve anlamış olursun.

“CHP’nin tutuklu ve hükümlü sözde gazetecileri kan döküyor, kurşun atıyor, PKK kamplarında eğitiliyor, anaları ağlatıyor. Teröriste gazeteci diyenler bizim gözümüzde de teröristtir. Haine merhamet mazluma hıyanettir. Türk ve Türkiye düşmanlarına acırsak, acınacak hallere düşeriz. Terör örgütlerine, terörist alçaklara merhamet haramdır. Biz haramın değil, helalin tarafıyız. Ve zillet ittifakını milletimizin şaşmaz iradesine havale ediyoruz. Türkiye’nin karşısına hizalanmış zillet ve ihanet cephesi, milletimizin yürüyüşünü durduramayacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı, bu şer cepheyle sonuna kadar mücadele edecektir.”

Altılı Masa’ya: “Yüksek uçan alçak düşer, eğreti ata binen de çok çabuk iner.”

“Kendi evlerinin içini düzeltmeden dışarıyla ilgilenen, Cumhurbaşkanı adayının kim olacağından başka ikinci bir meseleleri bulunmayan bu acizler koalisyonu iyice sarpa sarmış, su kaynatmış, dingil kırmıştır. Zillet partilerinin birbirine güveni hiç kalmamıştır. Her birisinin gündemi farklıdır, aday profili başkadır, masanın üstünde birbirine gülerken, altında birbirlerine tekme atmaktadırlar. Bunlar şimdiden koltuk kavgasına tutuşmuştur. Bunlar şimdiden çıkarlarının derdine düşmüştür. Diyorum ki, bunlardan ne köy olur ne de kasaba. Gösterecekleri adayları Türkiye’nin 13’üncü Cumhurbaşkanı olacakmış. Aç gezip tok sallıyorlar, uyarıyorum, yüksek uçan alçak düşer, eğreti ata binen de çok çabuk iner. Hele bir adayınızı açıklayın, hele kim olduğunu bir söyleyin, ağzınız aşa değse de, başınız eninde sonunda taşa değecektir.”

ABD’ye: “Zamanlama manidar”

“ABD Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne uyguladığı silah ambargosunu manidar bir zamanlamayla rafa kaldırmıştır. Kıbrıs’ta eşit ve egemen iki devletli çözümün önüne çıkarmak için yeni bir senaryo gündemdedir.”

“Küresel sistem çetin sınamalar eşliğinde çok ciddi sarsıntılar geçirmektedir”

“İkinci Dünya Savaşı’nın hitamında müntakim arzularla tesis ve tezahür eden küresel sistem çetin sınamalar eşliğinde çok ciddi sarsıntılar geçirmektedir. Coğrafyalar sert kutuplaşmaların doğuş alanı bölgesel tesir alanı küresel nitelikli yaygın çatışmaların baskısı altındadır. Ülkeler arası irtibat ve ilişki ağları üst üste darbe almaktadır. Krizlerin biri biterken diğeri başlamaktadır. Müesses paradigma her yanından tahrip olurken beşeriyetin barış, huzur ve güvenlik açığı tehlikeli şekilde genişlemektedir. Terörizmin ablukası, ekonomik operasyonlar, hegemonya kavgaları, bölüşüm mücadeleleri, diplomatik gerilimler, siyasi oyunlar, yayılmacı politikalar, düzensiz göçler, iklim değişikliği çözülmeyi bekleyen liste başı sorunlardan en mühimlerindendir. Maalesef huzursuzluk küreselleşmektedir.

“Neoliberalizmin haksızlık yakıtıyla yüzdürülen, pusulası ve dümeni vicdansızlık olan korsan gemisi her tarafından su almaktadır.”