Dünya elit endeksinde Türkiye’nin elitleri ‘elit’ çıkmadı

İsviçre’de bir üniversitenin dünyanın farklı coğrafyalarından ve farklı gelir seviyesinden 32 ülkenin ‘elitleri’ni tartıya çıkardığı araştırmada Türkiye’nin elitleri ekonomik ve insani gelişime katkıları açısından 28’inci sırada kaldı.

İsviçre’deki St. Gallen Üniversitesi’nin Moskova Skolkovo İdare Okulu ile ortak yürüttüğü Elit Kalite Endeksi (Elite Quality Index) adlı çalışma yayımlandı.

Araştırmada her ülkede “elit” olarak tanımlanan sınıfın, “toplumun temelleri açısından değer yaratma güçleri ve etkileri” değerlendirildi, uzun vadede ekonomik ve insani gelişime katkıları ölçüldü.

Elitlerin, ülkelerin gelişimindeki ağırlıkları dört ana kriterle puanlandı: “Ekonomik iktidar”, “ekonomik değer”, “politik iktidar” ve “politik değer.”

32 ülkenin değerlendirildiği endekste ilk sırayı 68,5 puanla Singapur’un elitleri aldı. 

Singapur’u İsviçre (64,9), Almanya (64,2) ve İngiltere (63,9) elitleri izledi.

ABD’li elitler 63,4 endeks puanı ile beşinci sırada yer aldı. Afrika ülkesi Botswana, Rusya ile 23. sırayı paylaşıyor.

Türkiye’nin elitleri ise 43,3 puanla 32 ülke arasında 28. sırada kaldı.

Dört ana kriterin ortalamasında 32 ülke elitleri arasında 28. gelen Türkiye’nin elitlerinin dört ana kriter açısından durumları ise şöyle: Siyasi güçte 19., ekonomik güçte 25., siyasi değerde 20., ekonomik değerde otuzuncu.

Türkiye’nin araştırmada esas alınan 4 ayrı kategorideki sıralaması.

Raporun Türkiye bölümünde ilginç analizlere de yer verildi.

St.Gallen Üniversitesinden Prof. Guido Cozzi’nin kaleme aldığı Türkiye bölümünde, “Beyaz Türklerin” yerini AKP elitlerinin aldığı vurgulanıyor:

“Güç elde etmek için mücadeleye girişen yeni siyasi elitlerin AB’ye girme umutları 10 sene önce suya düştü. Despotik bir rejimi yürürlüğe sokmaya çalışan Erdoğan, bunu yapmak için bir dini azınlık eliti yöneten ve sonradan ona düşman olacak Gülen’in desteğine başvurdu.”

Raporda Beyaz Türkler için ise “İş dünyasının elitlerinin bir kısmı geleneksel imtiyaz ve rantlarını kaybetmedi ama bunlar güvende değil, her an ellerinden alınabilir” yorumu yapılıyor.

Raporda, Türkiye’deki ‘kısmi Asya etkisi’ de analiz edildi:

“Avrasya Tüneli gibi hızlı modernizasyon projelerinde görüldüğü üzere, Çin gelişme modeli Türkiye için cazip bir yol olmuş olabilir. Ama ‘organ nakli’ kısmi bir şekilde gerçekleşti ve (Türkiye) Doğu Asya kapitalizmindeki değer üretme biçimlerinin dışında bırakıldı.”

(Serbestiyet, Turkrus.com)