Fransa, Erdoğan’ın Macron hakkındaki sözlerinden sonra büyükelçisini geri çağırdı

Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un "İslam dünyanın her yerinde kriz yaşıyor ve yapılandırılması gerekiyor" cümleleriyla başlayan tartışma, bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Macron hakkında sarf ettiği "zihinsel olarak tedaviye ihtiyacı var" cümlesinden sonra Fransa'nın Türkiye'deki büyükelçisi Herve Magro'yu geri çağırmasıyla kriz noktasına ulaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bugün (24 Ekim) Kayseri’de Fransa Cumhurbaşkanı Macron için kullandığı “zihinsel noktada bir tedaviye ihtiyacı var” cümlesi üzerine Fransa akşam saatlerinde Türkiye’deki büyükelçisini geri çağırdı.

Macron’un Ekim başında “İslamcı ayrılıkçı” fikirlerle mücadeleye ilişkin hazırlanan yasa tasarısını Bakanlar Kuruluna sunarken yaptığı konuşmada kullandığı “İslam dünyanın her yerinde kriz yaşıyor,” “Fransa’da, cumhuriyetin ortağı olması için İslam’ın yapılandırılması gerekiyor” cümleleriyle başlayan olaylar silsilesinin son ayağında Erdoğan bugün Kayseri’de Macron’a sert biçimde yüklendi:

“Bu Macron denilen zatın İslam ile, Müslümanlar ile derdi ne? Macron’un zihinsel noktada bir tedaviye ihtiyacı var. İnanç özgürlüğünden anlamayan bir devlet başkanına başka ne denilebilir? İkide bir Erdoğan’la uğraşıyor. Zaten seçim olacak. Yolunun pek uzun olduğunu sanmıyorum. Fransa’ya bir şey kazandıramadı ki ülkesine kazandırsın. Azerbaycan’da yaşananların arkasında bunlar var. Güya özgürlüğün, laikliğin kalesi Fransa’da peygamberimizle ilgili karikatürlerin binalarda yansıtılması İslam düşmanlığıdır. Avrupa’daki her İslam düşmanlığının aynı zamanda Türk düşmanlığı olduğunu aklımızdan çıkarmamalıyız. Onlara göre Müslüman Türktür, Türk de Müslümandır.”

Fransa Türkiye’deki büyükelçisini geri çağırdı

Herve Magro

Erdoğan’ın bu konuşmasının üzerine akşam saatlerinde Elysee Sarayı’ndan açıklama geldi. “Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron hakkındaki sözleri kabul edilemez” denilen açıklamada, “Fransa’nın Türkiye’deki Büyükelçisi Herve Magro’yu istişarelerde bulunmak üzere ülkeye çağırdığı” bildirildi.

Fransa’da uzun ay: Paty cinayetinin yankıları sürüyor

Samuel Paty ve Abdoulakh A

Fransa’da öğrencilerine Charlie Hebdo’daki Hz. Muhammed karikatürlerinin ifade özgürlüğü olduğunu söyleyen öğretmenin okul çıkışı kafası kesilerek can vermesinin ardından konuşan Macron, olayı “İslamcı terör” olarak tanımlamış, radikal islamın üzerine gideceğine söz vermişti. Başı kesilerek öldürülen Samuel Paty için binlerce kişinin katıldığı bir yürüyüş ve ulusal çapta bir cenaze töreni düzenlenmişti.

Paty için birçok yerde Fransız bayrakları yarıya indi, hükümet 200’den fazla terör şüphelisinin sınır dışı edilmesi planını uygulamaya koydu.

Bu olayı bazı belediyelerin billboardlara ve resmi binalara Charlie Hebdo karikatürlerini asması ve yansıtması takip etti.

Son olarak Paris’te Eyfel yakınlarında iki müslüman kadın bıçaklandı. Pazar günü gerçekleşen saldırıda iki beyaz kadının, Eyfel Kulesi’nde iki Cezayir kökenli başörtülü Müslüman kadına “Pislik Araplar” diye bağırdığı ve defalarca bıçakladıkları belirtildi. İki saldırgan kadın polis tarafından tutuklandı.

İçişleri Bakanı Darmanin bir vaizi azmettirici olarak suçladı

Fransa İçişleri Bakanı Gerald Darmanin, gözaltına alınanlardan, Paty’ye karşı internet üzerinde bir kampanya başlatan veli ile Fransız medyasında “radikal İslamcı” olarak tanımlanan bir vaizi, öğretmenin öldürülmesi için “fetva vermekle” suçladı.

Darmanin ayrıca, 51 İslami kurumu da soruşturduklarını açıkladı, “Nefreti teşvik eden yayınlar yapan” kuruluşların kapatılacağını söyledi.

İçişleri Bakanı ayrıca Fransa’da İslamofobiye karşı Kollektif (CCIF) adlı kuruluşu “devlet düşmanı” diye tanımladı.

Fransa’daki Müslüman karşıtı nefret suçlarını gözlemleyen kuruluş, grubun saldırıda “açıkça dahli bulunduğunu” iddia eden bakanı “iftira atmakla” suçladı.

El Ezher Rektörü: Peygamberin gerçek dinini temsil etmiyor

Roma’da farklı dinlerden temsilcilerin hazır bulunduğu  Barış Duası’na mesaj yollayan El Ezher Üniversitesi’nin rektörü İmam Ahmed El Tayyib, Samuel Paty olayını “korkunç bir cinayet”, cinayeti işleyen kişiyi de “terörist” diye tanımlayarak eleştirdi:

“Paris’te işlenen cinayetle ilgili şunları söylememe izin verin: Bir Müslüman olarak, El Ezher İmamı olarak Allah’ın önünde kendimi, İslam dininin ilkelerini ve rahmet peygamberi Peygamber Muhammed’in öğretilerini, bu aşağılık suç eyleminden ve böylesine sapkın ve yanlış bir düşünceyi benimseyen herkesten ayrı tutuyorum.

“Bu terörist ve onun gibiler, Muhammed Peygamber’in gerçek dinini temsil etmiyor. Aynı şekilde camide namaz kılan Müslümanları öldüren Yeni Zelandalı terörist de İsa’nın dinini temsil etmiyor.”

Pekin gazetesinden Fransa’ya ilginç öneri: Müslümanları toplama kampına alın

Dünya’dan farklı tonlarda ifade özgürlüğü demeç ve yorumları gelirken, Pekin’de Çin Komünist Partisi’ne bağlı ve genelde Batı okurlarına hitap eden Global Times gazetesi, İslami terörle mücadelede Uygur politikasına referans vererek Çin’in çoktan kendini kanıtladığını ve Fransa’nın da aynısını yapması gerektiğini yazdı:

“Paris’teki trajedi, aşırıcılığa karşı birlik olunması gereğinin uzun ve meşakkatli bir görev olduğunu kanıtladı. Mevcut hükümet etme şeklimizde ısrar etmeliyiz. Aşırıcılığı yok etmek, tüm ülke yönetimleri için zor bir iş. Çin etkin bir şekilde bunu yapmanın yollarını aradı ve Sincan’daki yönetim, pozitif sonuçlar yarattı.”

Önceki İçerikAK Parti’de İstanbul depremi: 22 ilçe başkanı görevden alındı
Sonraki İçerikAnnesine verdiği sözü tuttu, namağlup unvanına rağmen karma dövüşü bıraktı