Fırsatlar Artmadı Teknolojiyi İyileştirme Halledilemedi (FATİH)

On yıl önce bütün ülkeyi saran bir heyecan dalgasına vesile olan Fırsatları Arttırma Teknolojiyi İyileştirme Hareketi’nin (FATİH) 10. yıldaki karnesi çok kötü. Vaatlerle gerçekleşenler arasında uçurum var. Göz kamaştırıcı bir başarısızlık öyküsü.

On yıl önce bugünlerde İktidar zirveleri telaşlı ve haklı bir sevinç içindeydi; Başbakan Erdoğan Türkiye’ye çağ atlatacağı söylenen dev bir iletişim atağını başlatmaya hazırlanıyordu. Projenin adı FATİH’ti, yani Fırsatları Arttırma Teknolojiyi İyileştirme Hareketi.

Milliyet gazetesi, “Erdoğan’ın Fatih projesi başlıyor” başlığıyla verdiği haberde FATİH’i şöyle tanımlıyordu:

“Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla başlatılan, Milli Eğitim (MEB) ve Ulaştırma bakanlıklarınca ortak yürütülecek ‘Fatih Projesi’, sınıfları birer ‘teknoloji merkezi’ haline getirecek. Projeyle, okullardaki bilgisayar odalarının kullanımına da son verilecek. Her öğrenci, bilgisayarı kendi sınıfında kullanacak. Üç yılda tamamlanacak proje ile 42 bin okuldaki 570 bin dersliğe dizüstü bilgisayar, projeksiyon cihazı, internet ve çok amaçlı yazıcı ve akıllı tahta sağlanacak.”

Göz kamaştırıcı bir başarısızlık

Geçen yıllar içinde ara ara Başbakan Erdoğan’ı öğrencilere tablet dağıtırken gördük, son yıllarda ise FATİH’in adı pek anılmaz oldu, çünkü vaatlerle gerçekleşenler arasındaki kıyaslama, ortada göz kamaştırıcı bir başarısızlığın olduğunu ortaya koyuyordu.

Türk İnternet Endüstrisi Portalı’nın web yayını turk-internet.com (kuruluşu Ekim, 2000), FATİH projesini başından itibaren en iyi izleyen mecralardan biri. Dünyadaki ve Türkiye’deki bilişim – internet – telekom gelişmeleri konusunda kurumsal içerikli haber, makale, araştırma, etkinlik bilgisi ve röportajlar yayımlayan turk.internet.com, gelinen noktada FATİH projesini şöyle değerlendiriyor:

“Fatih projesi 2010’da Milli Eğitim Bakanlığı tarafından başlatılan çok doğru ve zamanlama açısından da güzel bir projeydi. Ama ne oldu? Başarılamadı!!! Fatih projesi, Evrensel Hizmet Fonu ile gerçekleştirilecek bir projeydi ve MEB ile Fonu toplayan Ulaştırma Bakanlığı arasında bir protokol yapmışlardı. Sonuç; okul networkleri operatörler (Türk Telekom ağırlıklı) tarafından bağlanmış, içinde altyapı da hazırlanmış ama uçlara takılacak bilgisayarlar (tablet) olmayan okullar var. Bir tek akıllı tahtalar büyük oranda tamamlanabildi. Oysa tam doğru zamanmış. Başarılabilseydi, bugün çocuklarımız 5 yıldır online eğitime alışmış ve uzaktan eğitim takı takır çalışıyor olabilirdi. Büyük bir kısım çocuk eksik kalmazdı.”

Evrensel Hizmet Fonu’nda toplanan paralar

2006’da bir kanunla oluşturulan Evrensel Hizmet Fonu’nun amacı da FATİH Projesi’nin amaçlarıyla aynıydı: Teknolojik eşitsizlikleri gidermek amacıyla operatörlerden yapılacak kesintiler bu fona aktarılacaktı. Aktarıldı da, fakat rakamlar, bu fonun amacı doğrultusunda kulanıldığına tanıklık etmiyor. Türk İnternet Endüstrisi Portalı’nın araştırmasına göre:

“Evrensel Hizmet Fonu olarak operatörlerden alınan para, ‘gelir düzeyi açısından dezavantajlı kesimlere haberleşme sağlamak’ üzere toplanır. Örneğin, çok konuşulmadığı için az gelir getiren bir köye de haberleşme hakkı vermek gerekir. (…) Şimdi dezavantajlı gelir düzeyine sahip ailelerin çocukları internete yani haberleşmeye erişemiyor. Evrensel Hizmet Fonunda biriken 12 milyar TL’nin (fonun ilk alındığı 2006’da Dolar kuru 1,4 TL idi) yarıya yakını harcandı. Ama diğer yarısının kullanımı ya da en azından bu sene alınan 1,5 milyar TL civarı para öğrencilere aktarılmalıdır.”

Onursal Adıgüzel’den karne

CHP Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel, yaptığı yazılı basın açıklamasında Fatih Projesi’ni “10 yıllık başarısızlık öyküsü” olarak niteledi ve resmi rakamlara dayanarak projeyi anlattı.

Adıgüzel, projenin en önemli ayağı olan akıllı tahtalarla ilgili olarak şu bilgiyi verdi:

“Haziran 2020 itibariyle FATİH Projesi kapsamında yer alan toplam 47 bin 300 okulun yalnızca 20 bin 703’ünün etkileşimli tahtaya sahip. Türkiye genelinde proje kapsamında yer alan 47 bin 300 okul baz alındığında, etkileşimli tahta bulunan okul oranı yüzde 46,32 olarak gerçekleşti.”

Fiber interneti olan okul oranlarında ise daha vahim bir tablo var. Okullarda hızlı, güvenli ve kesintisiz internet erişimi için fiber altyapının önemli olduğuna vurgu yapan Adıgüzel, “Türkiye genelindeki 47 bin 300 okulun yalnızca 13 bin 489’unda fiber internet bulunuyor” dedi. 

“Eğitimdeki insan kaynağı, teknoloji, zaman ve kaynak israfının bir örneği”

Onursal Adıgüzel’in projeyle ilgili genel değerlendirmesi de şöyle:

“Fatih Projesi’nde karşı karşıya olduğumuz bu tablo aslında bize bugün uzaktan eğitim sürecinde 20 milyona yakın öğrenci ve eğitimcinin yaşadığı sıkıntıların sürpriz olmadığını gösteriyor. Eğitimdeki insan kaynağı, teknoloji, zaman ve kaynak israfının en büyük göstergelerinden biridir Fatih Projesi. Bundan 10 yıl önce MEB tarafından başlatılan ve aslında doğru bir planlama ile başarılı olabilecek bir projeyken, kaynakların israf edildiği başarısız bir seçim yatırımından öteye gidememiştir. Ne tabletler dağıtıldı ne de bugünkü tabloda gördüğümüz üzere okullardaki altyapı sorunları giderildi. Çünkü yandaşa ihale sevdası kaynakların doğru kullanımının önüne geçti.”

Önceki İçerikAK Parti, Z kuşağının bugünkü profilini yıllar önce çıkarmış olabilir
Sonraki İçerikBabacan: “Türkiye’nin fakirleştiği ilan edilmiştir”