Görünmez kaza dünya ticaretini sarsmaya devam ediyor

19. Yüzyılda Süveyş Kanalı’nı inşa etmek için 10 yıl boyunca toplam 1,5 milyon işçi çalıştı. 21. Yüzyılda ise tek bir yük gemisi, kanalı bir günde tıkayıp, dünya deniz ticaretini haftalarca sürecek bir krize sürükledi.

Süveyş Kanalı’nın kötü hava şartları nedeniyle kontrolden çıkan dev yük gemisi tarafından boydan boya tıkanması, dünyanın küresel tedarik zincirlerine olan tehlikeli bağımlılığını, hazırlıksız yakalandığı pandemiden sonra bir yıl içinde ikinci kez ortaya çıkardı.

Tek bir gemi Süveyş Kanalı’nda karaya oturup trafiği her iki yönde de kapatırken, uluslararası ticaret, potansiyel olarak ciddi sonuçları olan bir trafik sıkışıklığı ile karşı karşıya kaldı.

Asya’daki fabrikaları Avrupa’nın varlıklı müşterilerine bağlayan kanalı tıkayan yük gemisi Ever Given, 20 bin metal konteynır kapasiteli. New York’taki Empire State binası kadar geniş. Gemi, kum fırtınasının görüş mesafesini düşürmesi ve gökdelen gibi yükselen konteynırların şiddetli rüzgârda dev bir yelken vazifesi görmesi sonucunda kontrolden çıkıp kanalı tıkadı. Şu âna kadar yapılan kurtarma çalışmaları sonuç vermedi. Kazaya neden olan doğanın, önümüzdeki hafta başında denizin yükselmesiyle birlikte bu defa dev yük gemisini sıkıştığı yerden kurtarması bekleniyor. Ancak dar ve uzun kanalda çaresizce kuyruk oluşturan 100’den fazla gemide bulunan toplam 10 milyar dolar değerindeki binlerce çeşit mal, kendilerini sabırsızlıkla bekleyen müşterilerine kâbus yaşatmaya devam edecek.

Yaşanan kâbus, modern ticaretin küresel tedarik zincirleri etrafında dönen ve ucu ucuna bir zamanlamaya dayanan yapısının kırılganlığını öne çıkardı. Kanalda beklemek zorunda kalan petrol tankerleri yüzünden petrol fiyatlarında artış bile kaydedildi.

Son yıllarda, yönetim uzmanları ve danışmanlık firmaları, maliyetleri sınırlamak ve kârları artırmak için ihtiyaç ânında üretim yöntemini benimsediler. Şirketler, depolarda fazladan mal depolayarak para harcamak yerine, ihtiyaç duydukları şeyi ihtiyaç duydukları anda satın almak üzere internetin ve küresel denizcilik endüstrisinin maharetine teslim oldular. Bu sayede, otomotiv ve tıbbi cihaz imalatı, perakendecilik, eczacılık gibi büyük sanayi kollarında bir devrim yaşandı. Bu, şirket yöneticileri ve diğer hissedarlar için de ilave kazanç anlamına geliyordu: Depoları gereksiz otomobil parçalarıyla doldurmak için yapılan harcamadan sağlanan tasarruf, en azından kısmen, hissedarlara temettü olarak yansıdı. Yine de, hayattaki her şeyde olduğu gibi, iyi bir şeyin ölçüsünü kaçırmak zararlı olabiliyor. İhtiyaç ânında üretim ve tedarik yöntemi yüzünden, pandeminin ilk dalgası sırasında dünyanın dört bir yanındaki sağlık personeli Covid-19 hastalarını yeterli koruyucu maske ve giysi olmadan tedavi etmek zorunda kaldı.

Hissedarlara karşı sorumlu olan çoğu kârlı şirketin kontrolü altındaki sağlık hizmetleri sistemleri, ihtiyaç duydukları malları gerçek zamanlı olarak sağlamak için internete ve küresel nakliye endüstrisine güvenebileceklerine inanıyorlardı. Pandemi onlara ölümcül bir hata yaptıklarını kanıtladı. Amazon bile salgının ilk aylarında Amerika Birleşik Devletleri’ndeki kendi depolarında çalışanlara yeterli miktarda maske ve eldiven sağlayamadı. Amazon’un kurucusu Jeff Bezos, “Evden çalışamayan çalışanlarımız için milyonlarca maske siparişi verdik, ancak bu siparişlerin çok azı yerine getirildi” dedi. 

Oxford Üniversitesi’nde küreselleşme profesörü Ian Goldin’e göre karşılıklı küresel bağımlılık arttıkça, maruz kalınan kırılganlıklar da artacak. Üstelik bu risk unsurları da her zaman öngörülebilir türden değil. Goldin şu değerlendirmeyi yapıyor:

“Hiç kimse, salgının nereden geleceğini kestiremediği gibi, kanalın ortasında karaya oturacak bir gemiyi de tahmin edemezdi.  Tıpkı bir sonraki siber saldırıyı veya bir sonraki mali krizi tahmin edemeyeceğimiz gibi. Ancak bunların da olacağını biliyoruz.”

1950’lerde kullanılmaya başlamasından bu yana, nakliye konteynırı küresel ticarette devrim yarattı. Tren vagonları ve kamyonlara hızla yerleştirilebilen standart boyutlu bir kutu olarak, malları bir yerden diğerine taşımak için gereken süreyi büyük ölçüde azalttı. Konteynırın içindeki malların teslimatındaki gecikme, konteynır kıtlığı yaratarak bir sonraki siparişin yüklenmesinin de gecikmesi anlamına geliyor. Konteynır kıtlığı durumunda, Amerikalı çiftçiler ve tarım ihracatçıları, soya fasulyesi ve tahılları Güneydoğu Asya’daki gıda işleyicilerine ve hayvan yemi tedarikçilerine göndermek için konteynır rezervasyonu mücadelesi vermek zorunda. Pandemide tükenen stokları yerine koymak için boş konteynıra hücum yaşandığı bir dönemde Süveyş Kanalı’ndaki tıkanmanın uzun sürmesi bu gerilimi daha da arttıracak.

Almanya’nın Hamburg kentinde bir nakliye danışmanlığı firması olan xChange’in CEO’su Christian Roeloffs’a göre, kanalın iki hafta tıkanması durumunda normalde Avrupa limanlarına varması beklenen konteynırların dörtte biri kanalda mahsur kalabilir.

Halen Süveyş Kanalı’na doğru ilerleyen yük gemilerinin bir bölümü rotayı güneye kırarak, Afrika’nın güneyinden dolaşmayı seçebilir. Bu da yolculuğa haftalar eklenmesi ve ek yakıt harcanması anlamına gelecek ve tabii beklenmedik ek maliyetler nihai tüketiciye yansıtılacak.

Gemiler kanaldan açıldıktan sonra taşıdıkları malları bekleyen limanlara aynı anda varacaklar. Bu da liman ağızlarında kargaşa ve uzun kuyruklar yaratacak.

Derleyen: Serbestiyet

Önceki İçerikANALİZ – Parodi gibi gerçekler ülkesi Türkiye’de parodi gibi bir soruşturma
Sonraki İçerikKadınları zapturapt altına almak uğruna…