Guardian’dan Türkiye medyasına unutulmaz 1 Nisan şakası

Ne “su ayırma yönetiminde bölgesel uzman”ın adının Mo Sez (Musa) olması, ne yeni kanalın Kızıldeniz’den geçmesi ne de projeyi yürüten BM komitesinin kısa adının “UNTRUE” (GERÇEKDIŞI) olmasından şüphelendiler. Guardian’ın 1 Nisan şakası “2. Süveyş Kanalı” haberi, Yeni Şafak’a, Sabah’a manşet; BBC Türkçe, Hürriyet, Birgün gibi pek çok Türkçe mecraya da ciddi haber olmayı başardı.

1 Nisan 2021 günü Guardian’da çıkan “Süveyş-2? Ever Given’in karaya oturması Mısır-İsrail sınırı boyunca kanal projesini harekete geçirdi” başlıklı haber ilk başta gayet ikna edici görünüyor:

“Karaya oturarak Süveyş Kanalı’nı kapatan Ever Given yük gemisi, dünyanın en önemli gemi ticaret yoluna alternatif bulunması için yeni uluslararası girişimleri harekete geçirdi. Daha önce Suriye ve Irak üzerinden daha uzun rota fikri çok tehlikeli bulunup elenmişken, Birleşmiş Milletler yetkililerinin Mısır-İsrail sınırı boyunca ikinci bir kanal inşası için planlarını yeniden değerlendirdikleri ortaya çıktı.”

Macintosh HD:Users:yildirayogur:Desktop:Ekran Resmi 2021-04-02 17.37.04.png

Guardian şaka haberine daha sonra “April fool” uyarısı yerleştirdi.

“Çok tehlikeli bulunduğu için Suriye ve Irak üzerinden daha uzun bir kanal açma fikrinden vazgeçilmesi” cümlesindeki ince İngiliz mizahının ardından BM’nin bu yeni kanal için birlikte çalıştığı uluslararası tünel açma şirketinin adı geliyor: OFP Lariol.

Haberin yazarı da Flora Lopi.

Evet bir yerden tanıdık gelmesi normal. Bu iki isim de İngilizce “1 Nisan şakası” demek olan “April fool”un anagramlarından ibaret.

Sonra bu BM’nin yeni kanal araştırmasının başında olan isimden söz ediliyor: “İlk kanalın 1850’de kazılmasından sonra teknoloji çok ilerledi diyen Iver Shovel…”

“Iver Shovel” yani aslında “I’ve shovel” yani “Küreğim var.”

Iver Shovel, “Diğer bir sorun ise buraya su verilmesi Akdeniz’deki su seviyesinin değişmesine, daha geniş ve uzun sahillerin ortaya çıkmasına sebep olabilir” gibi ‘uzmanlık’ gerektiren açıklamalar yapıyor haberde.

Sonra bir başka cümle geliyor:

“İngiltere Dışişleri Bakanlığı, BM Ekonomileri Birleştiren Ticaret Rotaları Komitesi tarafından yürütülen ‘yeni kanal’ projesinden haberdar olduklarını açıkladı.”

BM’nin böyle tuhaf adlı bir komitesi tabii yok. Haberdeki yazılışıyla “UN committee for Trade Routes Uniting Economies”’in kısaltması “UNTRUE”. Yani gerçek dışı.

Daha sonra Boris Johnson ve AB üyeliğinden çıkışın ardından sınır problemleri yaşanan Kuzey İrlanda’yla ilgili ince bir espri daha geliyor:

“Başbakan’ın altyapısal projelerdeki başarısına dikkat çeken bir yetkili ‘Alanı inceledik; Kuzey İrlanda’ya bağlanması planlanan tünellerin taslaklarını da paylaşabiliriz’ ifadelerini kullandı.”

Daha sonra artık anlayın espriyi diyen bir cümle:

“BM’nin incelediği bir diğer alternatif de Nil Nehri’nden Kızıldeniz’e giden antik geçişi canlandırmak.”

Hâlâ espriyi anlamayanlar için bir ipucu da bir sonraki cümlede:

“Su ayırma yönetiminde bölgesel uzman Mo Sez ‘Bu heyecan verici bir düşünce’ dedi.”

Mo Sez yani Moses yani Musa. Evet Kızıldeniz’in ortasında asasıyla geçit açan peygamber.

Haber Mısırlı gemi mühendislerinin bu yeni kanalın yapılabilir olup olmadığı şüphelerine verdiği cevapla bitiyor:

“Şu piramitleri görüyor musunuz? İşte onları da biz yaptık.”

İşte Guardian’ın ince İngiliz mizahıyla yazılmış bu zekice 1 Nisan şakası haberi Türkiye medyasından da yoğun ilgi gördü.

Neredeyse aynen çevrildi ve ciddi ciddi haber yapıldı.

Hatta Yeni Şafak gazetesi bugün (2 Nisan) bu haberi manşetten verdi: “İsrail ve İngiltere Süveyş’i bypass edecek kanal için harekete geçti: Savaş erken çıktı.”

Macintosh HD:Users:yildirayogur:Desktop:Ex8rW24WYAEvhxg.jpg

Gazete gün içinde bu haberin şaka olduğu ortaya çıkınca manşetindeki haberi sitesinden sessizce sildi.

Guardian’ın şaka haberinin gerçek sanılıp haber yapıldığını ilk fark eden gazeteci Middle East Eye Türkiye temsilcisi Ragıp Soylu oldu.

Haber bugünkü Sabah gazetesinde de dış haberler sayfasının manşetindeydi.

Macintosh HD:Users:yildirayogur:Desktop:Ex8rW23WUAAifrg.jpg

Yeni Şafak ve Sabah yalnız değildi. Haberi birbirinden görerek copy paste sayfalarına taşıyanlar arasında Hürriyet, T24, Birgün de vardı.

Ama çoğunun haber kaynağı çok güvenilir bir mecraydı: BBC Türkçe.

Macintosh HD:Users:yildirayogur:Desktop:Ex8rW26WUAMDy39.jpg

BBC Türkçe de,  The Guardian’ın 1 Nisan şakasını gerçek sanıp ciddi bir haber olarak vermişti.

Ama BBC Türkçe sessizce haberlerini silen diğer mecraların aksine, sosyal medya hesabından özür diledi.

Önceki İçerikHelikopterden atılan köylüleri haberleştiren gazetecilerin avukatı: “Demet Akalın’ın çantasının fiyatını mı haber yapsaydılar?”
Sonraki İçerikAnket: Türkiye’nin yüzde 67’si Boğaziçi Olayları’nda öğrencileri haklı buluyor