Japonya’nın ilk kadın başbakanı Sanae Takaichi’nin, Tokyo’daki tarihi başbakanlık konutunda geçirdiği uzun çalışma saatlerini anlatırken paylaştığı hamamböceği hikâyesi gündem oldu.
Takaichi, son dönemde kamuoyunda resmi konuta kapanarak çalıştığı ve diğer siyasetçilerle eskisine göre daha az temas kurduğu yönündeki eleştirilere sosyal medya hesabından cevap verdi. Başbakan, konutu yalnızca evi olarak değil, aynı zamanda ikinci bir çalışma ofisi olarak kullandığını söyledi.
1929 yılında inşa edilen ve geçmişte yaşanan kanlı darbe girişimleri nedeniyle Japonya’da “hayaletli” olduğuna ilişkin hikâyelerle de bilinen binada herhangi bir hayalet görmediğini söyleyen Takaichi’nin asıl sorunu hamamböcekleri oldu.
“Hiç hayalet görmedim ama hamamböcekleriyle karşılaştığımda sık sık çığlık attım” diyen Takaichi, bir hamamböceğinin ayağının dibinden geçtiği an büyük şaşkınlık yaşadığını anlattı.
Ancak Takaichi böceği öldürmedi. Japon manga sanatçısı Osamu Tezuka’nın Phoenix eserindeki reenkarnasyon düşüncesinden etkilendiğini anlatan Başbakan, hamamböcekleri dahil böcekleri öldürmeye gönlünün elvermediğini söyledi.
Bir süre sonra görevliler hamamböceğini ortadan kaldırdı.
Takaichi ise beklenmedik bir tepki verdi:
“Rahatladım ama aynı zamanda biraz yalnız, belki de üzgün hissettim.”
Takaichi’nin hamamböceğiyle kurduğu bu tuhaf ilişki, Başbakan’ın çalışma temposuna ilişkin tartışmaların ortasında geldi. Takaichi daha önce başbakan olduktan sonra geceleri sıfır ila üç saat uyumanın olağan hale geldiğini söylemişti. Geceleri belgeleri okuduğunu ve ev işleriyle ilgilendiğini belirten Takaichi’nin çalışma biçimi, Japonya’da iş-yaşam dengesi konusunda eleştirilere yol açmıştı.
Başbakan ise resmi konutta uzun saatler geçirmesini savunuyor. Konutun Başbakanlık ofisinin hemen yanında bulunmasının acil durumlarda hızla çalışmaya başlamasına imkân verdiğini belirten Takaichi, burada personeliyle gece ve hafta sonları da toplantılar yapabildiğini söylüyor.
Takaichi durumu, “Benim için resmi konut aynı zamanda bir işyeri” sözleriyle anlatıyor.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.