Eski İBB Sözcüsü Murat Ongun’un, cezaevindeyken kendisinden rüşvet istendiği yönündeki iddiaları, İstanbul Barosuna kayıtlı Avukat Beliz Özkan’ı kamuoyunun gündemine taşıdı. Ongun, eşinin tutuklanmaması karşılığında Özkan’ın kendisinden 1 milyon dolar talep ettiğini öne sürerek, İstanbul Barosuna resmi şikayette bulunduğunu açıklamıştı.
Bu suçlamayla tartışılan Avukat Beliz Özkan; hukuk camiasının, akademik çevrelerin ve okurların daha önceden de bildiği bir profil çiziyor.
Hem avukat hem iletişimci hem de akademisyen
2002 yılında İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olan Beliz Özkan, 2010 yılında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi İletişim Bölümü’nde yüksek lisansını tamamladı.
Özkan, İstanbul Aydın Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde İletişim Hukuku, Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde ise Spor Hukuku dersleri verdi.
Medyanın iki farklı kutbu aynı kitapta buluştu: “Kızım Artık Evindesin”
Beliz Özkan, 2022 yılında yayımlanan “Kızım Artık Evindesin” adlı kitabıyla basında yer almıştı. Erken yaşta zorla evlendirilen yedi çocuk gelinin trajik hikayesini merkezine alan bu edebi ve hukuki çalışma, Türk medyasının siyasi ve yayın çizgisi açısından taban tabana zıt kutuplarını aynı haberde buluşturdu.
Kitap; T24, Mynet ve Sabah’ta eş zamanlı olarak geniş ve olumlu ifadelerle haberleştirildi. Özkan o dönem verdiği röportajlarda, kendisini bu sessiz çığlıkların “yalnızca bir anlatıcısı” olarak konumlandırmıştı. Aynı yılın sonlarında Bianet’e verdiği demeçte ise müftülere nikah kıyma yetkisi verilmesini eleştirerek çocuk istismarının önünün açıldığını savunmuştu.

Saraçhane’de ön saflarda
Özkan, Ekrem İmamoğlu’na destek amaçlı siyasi eylemlerde de ön saflarda yer alan bir isim. Özkan, Mart 2025’te İBB Saraçhane Meydanı’nda düzenlenen protestolara aktif katılım sağladı. “Kral Çıplak!” ve “Direne direne kazanacağız” yazılı pankartların önünde poz vermişti.
Beliz Özkan, hakkındaki iddialarla ilgili açıklama yaptı
Özkan, hakkında çıkan iddialarla ilgili sosyal medya hesabından açıklama yaptı:
“Dün bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya platformlarında şahsım hakkında yer alan Murat Ongun’un iddialarına ilişkin açıklama:
Murat Ongun’un 30 Haziran tarihli İBB duruşmasında bahsettiği ziyaret;
27 Nisan 2025 tarihinde iyi niyet temennilerimi ve geçmiş olsun dileklerimi iletmek amacıyla yapmış olduğum sadece hâlihazırdaki siyasi iklim ve ortak tanıdıklarımıza ilişkin kısa bir sohbetten ibaret olan bu görüşme nezaket çerçevesinde gerçekleşmiş ve tokalaşmak suretiyle son bulmuştur (Çorlu Yüksek Güvenlikli Cezaevi kamera kayıtlarından da tespit edileceği üzere).
Bu görüşmeden yaklaşık 1 yıl sonra Murat Ongun’un mesnetsiz beyanlarla şahsımı şikâyet etmesi üzerine detaylı ve gerekli açıklama tarafımca İstanbul Barosu’na yapılmıştır. Beyanları iftiradan ibaret olup, bahsi geçen görüşmede para veya eşinin tahliyesi konusu hiçbir surette gündeme gelmemiştir.
Murat Ongun’un savunmasında adı geçen Cüneyt Yakut ile herhangi bir vekillik ilişkim olmadığı gibi, ilgili tarihlerin öncesi ya da sonrasında da herhangi bir telefon konuşmam veya yüz yüze görüşmem bulunmamaktadır. Uzun yıllardır kullandığım tek telefon hattımın HTS kayıtlarının incelenmesi ve kamuoyu ile paylaşılması hususunda hiçbir tereddüdüm yoktur.
Yine kamuoyuna sunmaya hazır olduğum hesap kayıtlarım ve malvarlığım incelendiğinde tüm hayatım boyunca bahsedildiği gibi bir pazarlığın asla parçası olmadığım da anlaşılacaktır.
Hukuksuz yargılamalara konu pek çok siyasi davada mağdur vekili olarak bulundum ve tüm platformlarda muhalif tavrımdan ödün vermedim. Özellikle İBB soruşturması ve İstanbul Başsavcılığı tarafından yürütülen operasyonlara karşı ağır eleştirilerim sosyal medya paylaşımlarımdan da açıkça görülecektir.
Kaldı ki, ziyaret ettiğim tek kişi Murat Ongun olmayıp İBB Soruşturması kapsamında tutuklu olarak yargılanan pek çok kişiyi ziyaret ettim ve iyi niyet temennilerimi ilettim. Ziyaretin gerçekleştiği günlerde Saraçhane mitinglerinde bizzat bulunarak sonrasında tutuklanan gençlere hukuki destek verdim.
Meslek hayatım boyunca her türlü hukuksuzluğun karşısında durdum. Dün olduğu gibi bugün ve yarın da hukuksuzluklara karşı savaşmaya devam edeceğimi, bu konuya ilişkin tüm yasal haklarımı kullanacağımı kamuoyuna saygıyla sunarım.”
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.