Anasayfa / ÖZEL HABER / ÖZEL HABER| Mardin’de 4 yıl önceki cinayet, faili meçhul kaldı: “Tüm ailemizi katletmek için toplantılar yaptılar. Dedemi yaralayıp işkenceyle katlettiler.”

ÖZEL HABER| Mardin’de 4 yıl önceki cinayet, faili meçhul kaldı: “Tüm ailemizi katletmek için toplantılar yaptılar. Dedemi yaralayıp işkenceyle katlettiler.”

Mardin Mazıdağı’na bağlı Armağan köyünde, 4 yıl önce Eliş ailesinin saldırısına uğrayan Mirdemir ailesinden 82 yaşındaki Süleyman Mirdemir öldürülmüş, 3 kişi yaralanmıştı. Süleyman Mirdemir cinayeti faili meçhul kaldı ve dosyada tutuklu kalmadı. Mirdemir ailesi olayın arazilerine çökmek için yapıldığını söylüyor. Karardan bir gün sonra Eliş ailesi üyelerinin fotoğraf çektirdiği Galip Ensarioğlu Serbestiyet’e konuştu: “İki tarafı da tanımıyorum. Barıştırmak için hakem olacağım.”
4

Mardin’in Mazıdağı ilçesine bağlı Yalınağaç köyünde, 4 yıl önce Mirdemir ailesi ve Komşu Armağan köyü sakinleri Eliş ailesi arasındaki arazi anlaşmazlığı kanlı bitti. Eliş ailesi, 2 Temmuz 2022 sabahı Mirdemir’lerin bulunduğu köye saldırdı.

Olayda 82 yaşındaki Süleyman Mirdemir vurulduktan sonra darp edilerek öldürülürken, oğlu, yeğenleri ve torunu ise açılan ateş sonucu yaralı olarak kurtuldu.

Dede Süleyman Mirdemir.

Süleyman Mirdemir’in ölümü ‘faili meçhul’ olarak kaldı

Geçen dört yıllık yargılama sürecinin ardından 12 Haziran’da görülen karar duruşmasında Mardin 4. Ağır Ceza Mahkemesi, sanıklar hakkında Süleyman Mirdemir’in öldürülmesiyle ilgili herhangi bir ceza vermedi.
Mahkeme tutanaklarına göre, duruşmanın Süleyman Mirdemir’in kasten öldürülmesi eylemine ilişkin kısmında, aralarında Sinan Eliş, Kanco Eliş, Sadık Eliş ve Mehmet Salih Eliş’in de bulunduğu toplam 18 sanık hakkında mahkûmiyete yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle ayrı ayrı beraat kararı verildi.

Mahkeme, söz konusu sanıkların Mirdemir’e yönelik cinayet suçlamasından beraatlerine hükmederken; sanıklardan bazılarının aynı olay kapsamında diğer mağdurlar Şeyhmus Abis, Mehmet Abis, Hasan Mirdemir ve Baran Mirdemir’e yönelik gerçekleştirdikleri kasten öldürmeye teşebbüs ve yaralama eylemlerinden ötürü değişen oranlarda hapis cezalarıyla cezalandırılmalarını kararlaştırdı.
Mirdemir ailesi; karşı tarafın kavgayı bilerek çıkardığını, tüm aile üyelerini öldürmek için toplantılar yaptığını söyledi.

Dedesini kaybeden, Süleyman Mirdemir, yaşananları Serbestiyet’e anlattı:

“Köyü ele geçirmek için ölüm toplantısı yaptılar”

“Bizim köyde amcamın çocukları ve bizden başka kimse kalmadı, arazilerimiz çok geniş. Yanımızdaki Armağan küme evlerinden Eliş soy isimli şahıslar uzun süredir mallarımıza göz koymuştu.

Ailemizin büyük kısmı da yurt dışındaydı. Köyün tenhalığını fırsat bilip bir evde toplanmışlar. Mahkeme tutanaklarına giren itiraflarında bile var; ‘Bunları vurup öldürürsek geri kalanlar korkar, köye gelemez, topraklar da bize kalır’ diyerek plan yapmışlar.”

Sabah 5 pususu

“Olay günü sabah saat 05.00’te, kasıtlı olarak kışkırtma yaratmak için biçilmekte olan tarlamızın içine hayvanlarını saldılar. Bizimkiler uyarmak için tarlaya gittiğinde direkt amcama ‘Bugün sana dersini vereceğiz’ diyerek ateş açıp yaraladılar. Diğer amcam yardıma gidince onu da vurdular. Köyde zaten topu topu 5 yetişkin erkek var.

Amcam ve dedem ‘Araya girip olayları durdururuz’ mantığıyla kenardan dolanırken, meğer yukarıda pusuda bekleyen diğer grubun içine düştüler.

Orada 82 yaşındaki dedemi önce vurup yaralıyorlar. Ardından yüzünü, kollarını darp ederek vahşice işkence ediyorlar ve yakın atışla katlediyorlar.

Biçerdöver sürücüleri ve kadınlar araya girmeseydi, amcamı da orada öldüreceklerdi.”

“Biz hastanedeyken olay yerini silip süpürdüler”

“Olaydan sonra bizim aileden herkes ya hastaneye ya karakola götürüldü. Köyde ve tarlada kimse kalmayınca, karşı taraf rahatça olay yerine girip her yeri silip süpürdü. Delilleri kendilerine göre temizleyip ayarladılar.

Başta bir delil yetersizliği algısı yarattılar ama mahkeme başlayınca her şey döküldü. Küçük kuzenimin olaydan 20 dakika sonra korkarak çektiği bir video var; karşı taraftan birçok kişinin ellerinde silahlarla orada olduğu net görülüyor.”

“Sanıkların itirafları ve absürt savunmaları tutanaklarda var”

“Mahkemede her şey kanıtlandı. Sanıklardan 5-6 kişi o evde cinayet toplantısı yaptıklarını bizzat itiraf etti. Teknik incelemelerde, daraltılmış baz (HTS) kayıtlarında daha olay başlamadan önce 9 kişilik öncü bir grubun orada pusuda beklediği belgelendi.

Görüntülerde üstü çıplak, elinde tüfek olan Ferdi Eliş adında bir sanık vardı. Mahkemede yüzü tam seçilemeyince kendisi itiraf etti, ‘Evet, o üstü çıplak olan bendim ama yazdı, hava sıcaktı o yüzden çıkardım’ diye bir savunma yaptı. Bir diğer sanık Mehmet Salih Eliş’in elinde Kalaşnikof marka tüfek olduğu net şekilde teşhis edildi.

Ellerinde silahlarla Eliş ailesi mensupları.

Bilirkişi raporu, olay yerinin bizim eve 500 metre, onların köyüne 2 bin metre olduğunu, yani oraya bizden önce gelmelerinin fiziken imkansız olduğunu ortaya koydu. Her şey bu kadar netken babamı öldürenlere beraat çıktı.”

Muhtar Mehmet Eliş ve evinde o karanlık toplantı yapılan Serhan Eliş bu olayın tam göbeğinde

Herkes gerçeği bilsin; Muhtar Mehmet Eliş ve evinde o karanlık toplantı yapılan Serhan Eliş bu olayın tam göbeğindedir. Muhtarın olay esnasında elinde tabancasıyla karakolu aradığı falan tamamen yalandır! Tam aksine, resmi ifadelerde de açıkça belirtildiği üzere, karakol personeli Okan’ın telefonlarına bilerek ve isteyerek bakmamıştır. Telefonları açmayan bu adam, hemen arkasından köyleri organize edip olay yerini temizletmiş, delilleri karartmış ve olay sonrasında da karakolu kasıtlı olarak yanlış yönlendirmiştir.

Şu an muhtar olduğu için herkes onu arıyor, olayın doğal muhatabıymış gibi davranıyorlar ama kimse aldanmasın. Mehmet Eliş bu olayın sadece bir tarafı değil; bizzat azmettiricisi, planlayıcısı ve bu işin başındaki asıl kişidir!”

“Mahkeme Başkanı değişti, bize ağzımızı açtırmadılar”

“Dava 4 yıldır sürüyordu. Son dönemde mahkeme başkanı değişti ve her şey tersine döndü. Yeni başkan son celselerde bizim savunma yapmamıza kesinlikle izin vermedi.

Haritalarla, HTS kayıtlarıyla konuşmak istedik, susturdu. Sürekli sözümüzü kesti. Ama karşı tarafa karşı tam tersiydi; onlarla güler yüzle sohbet ettiğini, salonda karşılıklı gülüştüklerini gözlerimizle gördük.

Eski bir savcı olan kendi avukatımıza sorduk;

‘Hukuken bu dosyadan beraat çıkması imkansız. Bir mahkeme başkanı ancak arkasında çok büyük bir maddi güç veya meblağ varsa bu riski alabilir’ dedi.

Adamlar 50 hane; kişi başı para toplasalar havuzda devasa bir meblağ birikir. Adalet aramaya gittik, daha büyük bir zulme uğradık. Dedem mezarında faili meçhul kaldı.”

“Şimdi yolumuzu kesip ‘Kafanızı keseriz’ işareti yapıyorlar”

“Mahkemenin verdiği bu beraat kararı, adamlara resmen ‘Aferin, iyi yaptınız’ demek oldu. Karardan sonra tehditler hat safhaya ulaştı. Geçen gün daha çocuk yaştaki kuzenimi sabah erken saatte köye peynir bırakmaya giderken yolunu kestiler. Bizim köyün dibinden geçerken sürekli ıslık çalıyorlar. Amcamın yolunu kesip karşısında durarak eliyle ‘Kafanızı keseceğiz’ diye işaret yapıyorlar.

Mahkemelerin birinin çıkışında bizi arayıp ‘Yolunuzu kestik, erkekseniz gelin’ dediler, ses kaydını mahkemeye sunmak istedik, başkan dosyaya kabul bile etmedi.

Biz adalet istiyoruz, torpil ya da imtiyaz istemiyoruz. 82 yaşındaki bir insanın kanı yerde kalmasın diye bu hukuki mücadeleyi sonuna kadar, İstinaf ve Yargıtay mercilerinde sürdüreceğiz.”

Tahliye kararından sonra siyasi ziyaretler

“Bu adamlar köyü basarken de sonrasında bizi tehdit ederken de arkalarındaki nüfusa güveniyorlardı. Dosyadaki ses kayıtlarında açıkça, ‘Biz iki kişi ölmekle eksilmeyiz’ diye bağırıyorlar.

Mahkemenin bunları serbest bıraktığı günün hemen ertesi günü gidip Milletvekili Galip Ensarioğlu ile fotoğraflar paylaştılar. Tahliye kararından sonra Mazıdağı Belediye başkanı Kudret Uçuk ve Belediye Eşbaşkanı Hamdin Demir de Eliş ailesini ziyaret etti.”

Galip Ensarioğlu, konuyla ilgili Serbestiyet’e konuştu.

“Ben asla taraf olmam, ancak sulh için hakem olabilirim”

Ensarioğlu:

“Barış için yanıma geldiler; yanıma geldikleri gün tanıştık. Öncesinde ne olayı duymuştum ne de gelenleri tanıyordum. Aracı koydular görüşmek istediler ve yanıma geldiler.

Ben asla taraf olmam, ancak sulh için hakem olabilirim. Benim odama gelen herkes benimle fotoğraf çekinir.

Bunların yanıma geliş amacı, barış için devreye girmemi istemeleriydi. Kaymakam Bey’i ve ilçe başkanını arayıp, ‘Barış ortamı var mı?’ diye sordum. Kaymakam muhtarı aramış; Galip Bey beni aradı ve ‘Ortam varsa gelip barıştırmak istiyorum,’ dedi. Muhtar da ‘Olabilir,’ demiş. Önümüzdeki haftalarda gidip iki tarafla da konuşacağız.”

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın