Özgür Özel, Diyarbakır’daki programlarının sonuncusunda gençlerle bir araya gelerek soruları yanıtladı. Gençlerin kendileri hakkında vaatlerini sordukları soruları Özel topluca yanıtladı:
“Esas beka sorunu ülkenin gençlerinin dünyanın diğer ülkelerinde gelecek hayal kurması. Bunun en temel sebebi gelecek kaygısı; hem ekonomik olarak hem özgürlükler anlamında hem sosyal yaşam anlamında. Son 23 yıldır ülkedeki özgürlükleri birer birer kısıtlayan, demokrasiden geriye adımlar atan, sonra bir tek adam rejimi kuran, sonra da devletle parti ayrımının ortadan kalktığı bu imkanları mutlak kendi iktidarı için sürdürüp bir daha iktidarı devretmemek üzere bir şeyler yapmak bu otokrasiye kayıştır, tek adam rejimine kayıştır. Hele hele sonra kamu gücünü ve yargı üzerindeki baskıyı kullanarak iktidardan gitmemek darbeciliktir.”
19 Mart ve 21 Mayıs’ın amacı
19 Mart 2025 ve 21 Mayıs 2026’ya giden süreçleri özetleyen Özel, yapılmaya çalışılanın şu olduğunu söyledi:
“Bir, partinin adaysızlaştırılması. İki, kurumsuzlaştırılması. Şimdi de yaptıkları saldırılarla partinin lidersizleştirilmesi sürecini hayata geçirmeye çalışıyorlar. Öyle olunca biz burada bir mücadeleyi dimdik ayakta hep birlikte veriyoruz. Biz gençlere yasaksız bir Türkiye, vizesiz bir Avrupa, pasaportu değerli olduğu için dünyanın herhangi bir ülkesine istediğinde gidebileceğin, Avrupa’da kimlik kartınla gezebileceğin, istediğin eğitimi alacağın, istediğin tatili yapacağın ama memleketine dönüp çalışacağın hayalleri Türkiye’de kurdurmayı vadediyoruz. Gençlerin dünyanın herhangi bir ülkesinde değil, Türkiye’de hayal kurmasını vadediyoruz.
Atatürk yönü batıya göstermiş ya. Bunlar sanıyor ki o bir yön. O bir yön değil, o bir tarif. Diyor ki ‘Muasır medeniyetleri yakala, geç.’ Dünyanın en zengin ülkeleri hukukun en üstün olduğu, en demokratik yönetilen, parlamentonun, yargının ve iktidarın birbirini denetlediği ülkelerdir. O yüzden ilk iş ülkeye demokrasiyi geri getirmek, hukukun üstünlüğünü, mahkemelerin bağımsızlığını sağlamaktır.”
Sosyalist Enternasyonal’den Özgür Özel kararı
“Sosyalist Enternasyonal karar aldı. ‘Butlan varsa onu tanımıyoruz. Türkiye’de Özgür Özel’i tanıyoruz. Görevden uzaklaştırılmış olması bir şeyi değiştirmez. Bizim burada başkan yardımcılığı devam eder’ dedi. Orada 78 ülkeden 86 partiden imza aldım. ‘CHP iktidara geldiğinde Avrupa Birliği’ne tam üyeliği kayıtsız şartsız destekleyeceğiz’ diyor. Bu ne demek? İki, üç, dört yıl içinde AB’nin bütün standartlarını yerine getirmek, sınırları kaldırmak, AB standartlarında maaşlara kavuşmak için önemli adımlar atmak.”
Partisinin eğitim konusundaki vaatlerini sıralayan Özel şöyle devam etti:
“Üniversite sınavının at yarışı hazırlığı gibi olmaması gerekiyor. Bir ülkedeki eğitim sistemi, bir siyasi partinin karar verdiği, öbürünün de gelip bozduğu bir iş olmaz. Masada öğrenciler, veliler, sendikalar, okul aile birlikleri, akademisyenler oturacak ve Türkiye’nin doğru bir eğitim ve sınav sistemine yönelik büyük bir ulusal mutabakat sağlanacak. 40 yıl boyunca buna sadece revizyon yapılacak.”
Kılıçdaroğlu’nun “pişman değilim” açıklaması
Kemal Kılıçdaroğlu’nun, tutuklu eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın dokunulmazlığının kaldırılmasına destek vermesiyle ilgili “Pişman değilim” açıklamasının sorulması üzerine Özel şunları söyledi:
“Bir televizyon programında ‘Hiç pişman değilim’ denince büyük bir travma oldu yine haklı olarak hem Kürt vatandaşlarda hem Diyarbakır’da Selahattin Başkan ile ilgili. Bugün benim buraya geleceğimi bilince dün avukatını gece çağırmış. Sonra burada beni göreceğinden emin olduğu birine ‘Özgür Başkan’a selam olsun. Diyarbakır’a, Amed’imize hoş geldi’ diye söylemiş Selahattin Başkan. Biz de bunu bütün kent adına başımız gözümüz üstüne aldık. Ben geçmişte dokunulmazlıklarla ilgili karşı görüşte olduğumu biliyorsunuz. Genel başkan seçildikten sonra da bunun yanlış olduğunu söylemiş ve grup kürsüsünden o zamanki tutum için özür dilemiştim. O günkü tutum hatalıdır ve dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda 130 arkadaşımızdan 20’sinin ikna edilerek yapılan işin son derece yanlış, ayıplı, sorunlu olduğunu görüyoruz, kabul ediyoruz.”
Kürt meselesi
Özel, süreçle ilgili soruya şu yanıtı verdi:
“Bizim Kürt meselesine yaklaşımımız şudur: Biz bir kere silah olmasın isteriz. Bu kentte silah olmasın istiyoruz. Gözyaşı olmasın isteriz. Bir şeyin rengi ananın gözünün yaşının rengi olmaz. Kürt’ün de Türk’ün de anasının gözünün yaşı dinsin isteriz. Bunun olması için de bir an önce bir kanun çıkarılacak, silahlar bırakılacak. Biz bu meselenin Meclis zemininde çözülme fikrinin sahibi partiyiz. On yıllarca bunu söyledik. Kurulan komisyona da o yüzden girdik. Bu Kürt sorununun sadece silahsızlanmayla değil, bir demokratikleşmeyle çözülebileceğini düşünüyoruz. AYM kararlarıyla Gezi tutsaklarının, AİHM kararlarıyla Selahattin Demirtaş’ın, Figen Yüksekdağ’ın ve siyasi tutsakların özgürlüklerine kavuşması gerektiğini söylüyoruz. Hangi partide olursa olsun mutlaka kayyum uygulamalarına son verilmesi gerektiğini düşünüyoruz.”
Mutlak butlan kararında hukuki durum ne
Özel, mutlak butlan kararıyla ilgili sorulara şöyle karşılık verdi:
“Tarihin en büyük haksızlığına uğradık mı, uğradık. Toplum bizimle mi, bizimle. Partide bir bölünme bekleyenler vardı; görüldü ki yüzde 1-99. Yani bir bölünme değil, bir bütünleşme var partide. Bu noktada dört ayaklı olarak bir şeyi takip ediyoruz: Haksız ihraca uğrayan arkadaşlarımızın geri dönmesi için sulh hukuk mahkemelerini; kurultayın yapılabilmesi için asliye hukuk mahkemesini ve 40 gün içinde partiyi kurultaya götürecek bir çağrı heyeti atanmasını bekliyoruz. Diğer taraftan PM’nin kanunlar gereğince hızla kurultaya gitmesi gerektiğinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bildirilmesini bekliyoruz. Ayrıca Yargıtay 3. Daire’de görülecek butlan davasında tedbirin kaldırılması için mücadelemizi sürdürüyoruz.”
Yeni parti tartışması
“Tüm bu mücadeleler sürüyor. Bir yandan da 12’nci kattan atıldığımızdan beri 12 şehir gezmiştik, 13’üncü şehirdeyiz. Diyarbakır’ı Ankara kadar, İstanbul kadar önemli bir kent olarak görüyoruz. CHP’nin yeniden yönetimine düşünüyoruz hukuk yoluyla. Eğer bu olursa, eyvallah. Olmazsa, yani bir yol bulamıyorsak, bir yol açmanın gerekliliğine de inanıyoruz. Bunun adı, hiçbir seçeneği dışlamadan titizlikle hepsi için çalışıyoruz. Önemli olan şu: 26 Temmuz’a kadar CHP kurultay yapmadığında seçimlere giremeyebilir. Böyle bir risk var. Bu riski alan alır, biz almıyoruz. Beni partinin iktidar yürüyüşünü durdurmak için güreşe çekmek istiyorlar. Ama CHP’ye atanan kayyum ‘İktidar yürüyüşünü bırak, gel benle güreşe tutuş’ diyorsa onları orada bırakırım, ben iktidara yürümeye devam ederim. Başka bir çaresi yok çünkü.”
Özgür Özel, Gaziantep’ten de yeni parti sinyali verdi
Özgür Özel Gaziantep’teydi. Burada konuşma yapan Özel, yeni parti sinyali verdi.
Özel:
“Biz CHP’nin özüyüz, biz CHP’nin kendisiyiz ve CHP içinde mücadeleyi sonuna kadar vereceğiz İşgal tehlikeli bir noktaya gelirse, parti seçime giremeyecek tarihleri geçerse ben kimseye Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini batırtmam. Bir çare buluruz hep beraber”
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.