Slovenya'da düzenlenen Bled Stratejik Forumu'ndaki Ukrayna'nın Avrupa Birliği'ne üyeliği oturumuna Arnavutluk Başbakanı Edi Rama’nın esprisi damga vurdu: "Ukrayna'yla birlikte Avrupa Birliği'ne daha hızlı üye olabilmek için kim kime saldırmalı diye düşünüyordum. Bulgaristan şüphesiz Kuzey Makedonya'ya; Hırvatistan, Sırbistan'a saldırabilir. Bosna kendi kendine saldırabilir, sorun değil. Yunanlılar bize saldırırsa çok memnun oluruz. Kulağa kötü geldiğini biliyorum ama Rus uçağı (Prigozhin) hikayesinden sonra kafamız biraz karıştı."
Kremlin Sözcüsü Peskov, geçtiğimiz hafta şüpheli bir uçak kazasında ölen Wagner’in kurucusu Prigojin’in cenaze törenine Rusya lideri Putin’in katılmayacağını açıkladı.
İspanya Futbol Federasyonu Başkanı Luis Rubiales üzerindeki büyük istifa baskısına karşın direnmeye devam ediyor. İspanya Ulusal Mahkemesi Rubiales hakkında cinsel saldırıda bulunmuş olabileceği şüphesiyle bir ön soruşturma başlattı.
AK Parti’nin kuruluş yıldönümü etkinliğinde Kibariye’yle düet yapıp, Tayyip Erdoğan’a “Seni seviyorum” diyerek dikkat çeken Amerikalı şarkıcı Della Miles, Teksas’ta kilisede piyano çalıp, koro yöneten bir anne ile caz kulübü sahibi bir babanın kızı. Lise yıllarında kız kardeşiyle sahneye çıkmaya başladı. Michael Jackson’ın yapımcısı olduğu “Sisterella” müzikalinde baş karakteri canlandırdı. Whitney Houston’un dört yıl vokalistliğini yaptı. 2018’de Dalyan’a yerleşti, ardından Müslüman oldu. Miles, Uygurların ve Keşmir bölgesindeki Müslümanların dramını anlatan şarkılar seslendirmişti.
Freddie deBoer yazdı: "Aşırı Elit Üretimi" kavramı son birkaç yıldır büyük ilgi görüyor, bunun nedenini anlamak o kadar da zor değil. Aşırı Elit Üretimi kavramı bir toplumun ayrıcalık tahsis edebileceğinden çok daha fazla ‘elit sınıf üyesi’ yetiştirdiği tarihsel dönemleri ifade etmektedir. Turchin çalışmasında, bu tür tarihsel dönemlerin çoğunlukla toplumsal huzursuzluklara yol açtığını savunuyor; bunun nedeni olarak da küskün elitlerin hak ettiklerine inandıkları toplumsal avantajlar için kıyasıya rekabet etmelerini gösteriyor. Belki de gençleri, yaşamaya değer tek hayatın yazar, müzisyen ya da influencer oldukları bir hayat olduğu fikrinden nazikçe uzaklaştırabiliriz. Ve bunun yerine sıradan işlerin güven vericiliğinin, bir yandan da bir şeyler üretmenin tatminiyle birleştirilebileceğini gösterebiliriz. Çünkü bir ulusun istikrarını bozan şeylerden birisi de geleceğe dair tutarlı bir vizyonu ya da geleceğe dair bir başarı umudu kalmayan yeni nesillerin varlığıdır.