Ümit Özdağ’ın en güvendiği ‘FETÖ’cülük delili’ yara üstüne yara aldı

İYİ Parti Milletvekili Ümit Özdağ ile partinin İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu arasındaki Kazakistan-Türk İş Adamları Derneği (KATİAD) tartışması sürüyor. Kavuncu THY, AA ve Ziraat Bankası’nın da KATİAD’a üye olduğunu söylerken, Sözcü Ankara temsilcisi Saygı Öztürk derneğin başkanlığını bir dönem Fettah Tamince’nin yaptığını ve Coca Cola, Efes, Migros, Ülker gibi şirketlerin de derneğe üye olduğunu yazdı.

İYİ Parti Milletvekili Ümit Özdağ’ın, katıldığı bir televizyon programında İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu’nun ‘FETÖ’ bağlantısı olduğunu iddia etmesi üzerine başlayan tartışma sürüyor. Özdağ, iddiasına en büyük delil olarak Kavuncu’nin bir dönem Kazakistan-Türk İş Adamları Derneği’nde (KATİAD) yöneticilik yapmasını göstermişti. Sonrasında Kavuncu, Ümit Özdağ’dan iddiasını kanıtlamasını istemiş, dün de 81 il başkanıyla beraber Özdağ hakkında suç duyurusunda bulunmuştu.

Dün (22 Ekim) sabah FOX TV’de İsmail Küçükkaya ile Çalar Saat programına katılan Kavuncu şunları söyledi:

“Ben FETÖ’cü değilim. FETÖ’ye her dönem lanet okudum. FETÖ ile hiçbir şekilde iltisakım, irtibatım olmadı. 2010’dan önce o örgüte sempati duyan insanların olduğu ortamlarda hepimiz bulunduk. Ben hiçbir zaman sempati duymadım. Fethullah Gülen örgüt elebaşını hiç görmedim. Pensilvanya’ya gitmedim. Abant toplantılarına katılmadım. Okullarına dershanelerine gitmedim. Bağışta da bulunmadım.

THY, Ziraat Bankası, AA da KATİAD üyesi”

“‘Partinin iç meselelerini ben kamuoyunda tartışmam’ demesine rağmen bir hafta önce Ahmet Hakan’a ‘Bomba patlatacağım’ demiş. Benimle ilgili bir iftirada bulundu. KATİAD’ın 150 üyesi var. İçinde ülkücüsü, komünisti, ateisti, FETÖ’ye sempati duyanların olduğu firmalar da Süleymancılar da var. Milli şirketlerden THY, Anadolu Ajansı, Ziraat Bankası gibi Türkiye’de bilinen büyük şirketlerin üye olduğu bir dernek. Ve dedi ki benim yönetim kurulu üyeliği ve başkan yardımcılığı yaptığım bir dernek KATİAD’dan yola çıkarak, bu derneğin FETÖ ile ilişkili olduğu iddiası üzerinden benim de FETÖ’cü olduğum ve terörist olduğum iftirasını attı. Ben 1997 yılında Kazakistan’a gittim. Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Türkmenistan’da, Rusya’da, Ukrayna’da Sovyetler Birliği çöktükten sonra ciddi bir pazar oluştu. Türkiye’den binlerce işadamı bu coğrafyalarda iş yaptı. Her ülkede bir işadamları derneği kuruldu. 2010’daki üye listesine göre, KATİAD’ın 150 üyesi var. THY, AA, Ziraat Bankası gibi Türkiye’de bilinen büyük özellikle iki aile şirketinin de üye olduğu bir dernek.”

Öztürk: “KATİAD’ın başkanı Fettah Tamince’ydi”

Sözcü gazetesi Ankara temsilcisi Saygı Öztürk ise bugünkü yazısında Rixos otellerinin sahibi ve ‘FETÖ’ üyeliğinden hakkında bugüne kadar 4 soruşturma yürütülen iş insanı Fettah Tamince’nin KATİAD’ın başkanlığını yaptığını söyleyerek, bunun gündeme getirilmemesinin altını çizdi.

Öztürk yazısında şu ifadeleri kullandı:

“KATİAD üyesi şirketlerin noter onaylı listesini incelediğimde aralarında Coca Cola, Efes, Migros, Türk Hava Yolları, Ülker gibi nice tanınmış firmanın bu derneğin üyesi olduğu anlaşılıyor. KATİAD üyesi bir çok şirket, aynı zamanda TÜSİAD’ın da üyesi.

“İyi Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu, KATİAD Başkan Yardımcılığı yaptığı için FETÖ’cü ilan edilirken, Fettah Tamince’nin KATİAD Başkanlığı hiç gündeme getirilmedi. Derneğin yönetim kurulu üyesine FETÖ suçlaması yapılıyor, ama derneğin başkanı Fettah Tamince yok sayılıyor. Söz konusu derneğin içerisinde FETÖ ile bağlantılı isimler olabilir. Ancak bir kişi yalnızca KATİAD’a üye olduğu için FETÖ üyesi olarak değerlendirilemeyeceği kesinleşmiş yargı kararları ile sabittir. Aksi düşünce herhangi bir kurumda FETÖ üyesi çıkması halinde, diğer tüm kurum üyelerinin peşinen FETÖ üyesi ilan edilmesi sonucunu doğurur. Oysa hukukumuzda ‘Masumiyet karinesi’ vardır. Suçluluğu sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz. Ümit Özdağ’ın, Buğra Kavuncu ile ilgili elinde somut kanıtlar olmadan onu FETÖ’cü diye ilan etmesi, FETÖ’ye ve İyi Parti’yi dağıtmak isteyenlere yarar sağlar. Bu mücadelenin kişisel veya siyasi çıkarlara feda edilmesi durumunda en büyük zarar da ülkemize verilmiş olur.”

Önceki İçerikANALİZ: ‘Siyasî iktidarlar fikrî iktidar derdine düşerse, çıkacak sonuç slogan üretmek olur’
Sonraki İçerikABD resmi sitesi: ‘Aradığınız sayfa yok, tıpkı Türkiye’de basın özgürlüğü gibi’