Ahmet Davutoğlu: Türkiye’nin Kürdistan referandumuna karşı söylemi yanlıştı

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, K24’ün (kurdistan24.net) sorularını yanıtladı. Davutoğlu, 2017’de Irak Kürdistanı Bölgesel Yönetimi’nde yapılan bağımsızlık referandumunda Türkiye’nin sergilediği politikanın yanlış olduğunu belirtti. Davutoğlu ayrıca, Türkiye ile dostane ilişkilerin olacağı, Kürtlerin Kuzey Suriye’de kuracağı bir yönetiminin oluşmasının da gerekli olduğunu da ifade etti.

Davutoğlu, kendisiyle yapılan söyleşide 2017 referandumuyla ilgili olarak şöyle konuştu:

“Irak’ta eğer Kürtler böyle bir şeye gitmişse yapacağımız yol şuydu; oturup konuşmak, yani dışlamak değil. Bu kendi kanaatlerimizi paylaşmak, anlatmak hele hele ‘Sizi aç bırakırız’ gibi bir söylem işte benim tanıyamadığım AK Parti orada başlıyor. Yani Kürt bölgesine dönüp ‘Sizleri açlığa mahkûm ederiz’ gibi bir söylem bizim kültürümüzde yoktur. Biz Halepçe’nin acısını yüreğinde taşıyan bir nesiliz. Halepçe olduğunda benim yüreğim yanmıştı, aynı şekilde bugün Doğu Türkistan’daki Uygurlar için yüreğim yanar. Zulmün karşısında biz dimdik duran bir tutum içinde olmalıyız. Şimdi en yakın ilişkiler içinde olduğumuz Erbil’le ve oradaki Kürt kardeşlerimizle siyasi görüş ayrılıklarımız olabilir bu şekilde bu dille hitap etmeyi ben doğru bulmam hiçbir şeyle doğru bulmam. Kimseyi açlığa mahkûm etmek için gelmedik, biz barış için daha yakın ekonomik işbirliği için geldik. Olması gereken Sayın Mesud Barzani, Sayın Neçirvan Barzani’yle ve bütün yetkililerle bu sürecin kimsenin kalbini kırmadan ama Türkiye de kendi görüşlerini muhafaza ederek sağlıklı bir şekilde yürütülmesi olabilirdi. Yani böylesi bir bağımsızlık ilanının sonuçları ne olur, doğabilecek istenmeyen sonuçlar ne olabilir, bunlar konuşulabilir. Ama Ankara’dan Erbil’e dönerek hiçbir şekilde böylesi bir siyasi söylem benimsememiştim, o zaman da ifade ettim.”

Suriye ile Irak sınırının farkı

Ahmet Davutoğlu, söyleşide kendisine yöneltilen “Rojava’da Türkiye ile dostane ilişkilerin olacağı Kürtlerin yönetiminde bir yapının oluşmasına yaklaşımınız nasıl olur?” sorusuna ise şu cevabı verdi:

”Kesinlikle bunun gerekli olduğunu düşünüyorum. Tabii Erbil ile ilişkiler çok önemli ama Suriye ile Irak sınırının şu farkı var: Irak Türkiye sınırı dağlık bir bölgedir, Suriye sınırı ise şehirlerin tren yoluyla ayrıldığı sınır ova, düzlük yani. Şehirler iç içe. Ceylanpınar ile Resulayn (Serêkaniye) aynı. Tel Abyad (Gri Spi) ile Akçakale’ye baktığınızda aynı durum. Yani bir şehir bölünmüş ortadan. Bölünmüş şehirler doğurdu 1921 Ankara Antlaşması’yla yazılıp çizilen sınırlar, Sykes-Picot Anlaşması’nda da daha önce oldu. Dolaysıyla Suriye ile ilişkiler daha da önemlidir.”