ANALİZ – Hürriyet’ten mutluluk veren, samimi, ‘yüksek’ bir söyleşi: “Bir adalet bakanı daha ne desin?”

Bugünkü Hürriyet’te (3 Mayıs) gazetenin yazarlarından Fatih Çekirge, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’le gerçekleştirdiği söyleşiyi özetledi okurlarına. Okuyup bitirdiğinizde şöyle mırıldanacaksınız: Bir gazeteci daha ne yapsın? Aşağıda okuyacağınız metin, Hürriyet yazarının yazısının birebir kopyası. Biz sadece birinci tekil şahısla kurulan cümleleri parantez içinde bazı ilavelerle üçüncü tekil şahısa çevirdik. ‘Keyifli’ okumalar.

(Hürriyet gazetesi yazarı Fatih Çekirge) İnsan Hakları Eylem Planı’yla ilgili olarak Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’le konuş(muş)… Söylediklerinden mutlu ol(muş)…

Çünkü daha ilk cümlede şöyle de(miş):

“Fatih Bey bu herhangi bir siyasi partinin değil, insanlarımızın yasası olacak.”

Sonra devam et(miş):

“Mesele iktidar muhalefet polemiği değil. Bu ülkede yaşayanların hakları meselesidir…”

(Fatih Çekirge) sorulara devam et(miş):

“Ama sayın bakanım tartışmalar var.”

(Bakan) gülerek cevap ver(miş):

“Biz daha önce de böyle yasalar çıkarttık. Muhalefet yeri geldi eleştirdi. Ama sonuçta insanlarımız için ortak noktada oy kullandık yasalar çıktı… Yine olur. Çünkü mesele insandır…”

Eksik gördükleri bir yer varsa…

Konuşmanın bu noktasında (Fatih Çekirge’yi) çok mutlu eden bir cümle gel(miş):

“Tamam muhalefeti anlıyorum. Ama işte buradan söylüyorum, eğer eksik gördükleri bir şey varsa söylesinler… Hatta daha da ileri götürecekleri önerileri varsa onu da söylesinler… Birlikte karar verelim…”

Hemen Meclis

(Çekirge) anlıyor(du) ki, İnsan Hakları Eylem Planı Meclis’ten çok büyük bir hızla geçebilir…

Çünkü Adalet Bakanı doğrudan “İnsanımız için ne öneriniz varsa hazırız” diyor(du)…

(Çekirge) 146 sayfalık bu eylem planını satır satır okuyup, önemli gördüğü başlıkları yaz(mıştı)… Ama şimdi orada göremediği en önemli başlığı Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün ağzından öğreniyor(du)…

O da şuydu:

“Eksik gördüğünüz, ya da eklemek istediğiniz bir şey varsa hazırız…”

Yani muhalefete açıktan bir çağrı yapıyor(du):

“Gelin insan haklarını siyasetin üzerine çıkartalım…”

Ve devam ediyor(du):

“Geçmişte benzeri yasaları Meclis’e getirdik. İnsan hak ve hukuku olduğu için muhalefet destekledi. Zaman zaman siyasi polemikler oldu. Ama aştık… Biz bu eylem planını da polemiklerden uzak tutmak istiyoruz. O yüzden muhalefete eğer varsa bir öneriniz bekliyoruz diyoruz. Amaç insanlarımız için doğrusunu yapmak. Gelecek nesillere bırakmak. O yüzden diyorum ki. Bu bir siyasi parti meselesi değildir, insan hakları meselesidir…”

Bir Adalet Bakanı daha ne desin(di)…

(Çekirge) şimdi merak ediyor(du);

– Tamam siyasi mücadeleyi anlıyor(du)…

– Kamplaşmaları anlıyor(du)…

– Kızgınlıkları anlıyor(du)… Kırgınlıkları biliyor(du).

– Ne olursa olsun karşıyım sözünü anlıyor(du)…

– Nefreti bile anlıyor(du)…

Ama ortada bizden sonraki nesiller için harika bir fırsat var(dı)…

Bari bunun için siyasi partiler birleşsin(di).

En azından tartışsınlar(dı)…

(Çekirge) Adalet Bakanı Gül’le yaptığı konuşmadan anla(mıştı ki)…

Çok samimi(ydi)…

Sahici(ydi)…

Buna ihtiyacımız var(dı)…