Basın meslek örgütlerinden ortak açıklama: “Sansürü kabul etmeyeceğiz, teklifi geri çekin”

AKP ile MHP’nin “dezenformasyon ve yalan haberle mücadele” gerekçesiyle hazırladığı, kamuoyunda “Sansür Yasası” olarak bilinen yasa teklifi meclis genel kurulunda görüşmeye açılıyor. Teklife karşı çıkan 10 basın meslek örgütü TBMM’de ortak açıklama yaptı, teklife itirazları 10 maddede açıkladı.

Basın Konseyi, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Gazeteciler Sendikası ve Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin de aralarında olduğu 10 basın meslek örgütü “Dezenformasyon Yasa Teklifi”ne karşı hükümete “Sansürü kabul etmeyeceğiz. Teklifi geri çekin” çağrısı yaptı.

CHP, HDP ve DEVA partisinden milletvekillerinin de destek verdiği, basın meslek örgütlerinin ortak açıklamasını, Parlamento Muhabirleri Derneği Başkanı Kemal Aktaş, TBMM’de okudu. Aktaş, eleştirilere karşın yasa teklifinin değiştirilmeden meclis genel kuruluna getirildiğine dikkat çekerken, teklifin yasalaşmasıyla birlikte yaşanacak sorunları 10 başlıkta şöyle sıraladı:

“Haberi yapanın yanında haberi yayan da ceza alacak”

1.“Halkı yanıltıcıyı bilgiyi alenen yaymak” gibi bir yeni suç tanımı oluşacak. Muğlak ve ucu açık ifadelerle hangi savcının hangi yanlış bilgiyi yayanlarla ilgili harekete geçeceği bilinemeyecek. Sosyal medyada eleştirel paylaşımlar, ‘dezenformasyon’ olarak suçlanabilecek. Yalan haberi yapanın yanı sıra “yayan”lar için de cezalar uygulanacak.

“Yerel gazeteler büyük darbe alacak”

2. Yerel gazetelerin resmi ilan gelirlerinin yüzde 75 oranında azalması söz konusu olacak. Yerel gazeteler bu darbeyi aldığı takdirde çalışan yaklaşık 8 bin medya çalışanı işsiz kalma tehlikesiyle karşılaşacak. İnternet siteleri Basın İlan Kurumu havuzuna dahil edilirken, yeni kaynak yaratılmadığı için, ilan pastasından alınan pay iyice küçülecek. Resmi ilan yayınlama hakkına sahip 953 gazetenin yaklaşık 30’u yaygın, geri kalanı yerel gazetedir. Resmi ilan yayın hakkı bekleyen gazeteleri de hesaba kattığımızda yaklaşık 1000 gazete için gelirlerini önemli ölçüde kaybetme riski oluşacak.

“Yerel gazeteler ile internet siteleri arasındaki fark azalacak”

3. İnternet haber sitelerine ait mevzuat düzenlemelerinin sonra yapılacağının belirtilmesi büyük boşluk yaratıyor. Yerel yazılı basın kazanılmış hakları açısından, eşit maliyet, eşit işlev yönlerinden zarara uğrayacak. Kurumsallaşmış, varlığını sürdüren, istihdam yaratan, yıllarca vergisini ödeyerek mesleğe hizmet etmiş yerel gazeteler ile bir süre önce kurulmuş kurumların eşit statü kazanma tehlikesi doğacak. Yerel gazetelerimizde haberin doğruluğuna ilişkin eşik bekçiliği görevi muhabir, editör, yazı işleri müdürü, genel yayın yönetmeni gibi üç yetkiliden geçerken bu işlevi zayıflatacak yönler oluşabilecek.

“Sosyal medya paylaşımlarına ceza”

4. İktidarlar tarafından tehlikeli görünen sosyal medya paylaşımları ağır cezaya maruz kalacak. Kapalı anlık mesajlaşma uygulamaları, görüşmelere ilişkin bilgileri BTK’ya verecek.

İnternet medyasına hem güzel hem kötü haber

5. İnternet basınında çalışanlar gazeteci statüsü kazanacak, basın kartı almalarının yolu açılacak. Teslim ve muhafaza yükümlülüğünü yerine getirmeyen internet sitesine, 1 milyar liraya kadar ceza verilebilecek.“Haber Sitesi” vasfını yitiren internet sitelerinde çalışan gazetecilerin kişisel hakkı olan basın kartı da ellerinden alınacak.

“İnternet siteleri davalara boğulacak”

6. Yazılı medyada dava açmak için tanınan “yayın tarihinden itibaren 4 aylık süre”, internet basınında yayın tarihinden itibaren değil “şikayet tarihinden itibaren” başlatılacak. Yani her gün yüzlerce haber yayınlayan bir internet sitesi, yasanın ardından yıllar boyunca, binlerce haberiyle ilgili dava edilebilecek.

Basın kartının anlamı kalmayacak”

7. Gazetecilerin basın kartı taşımasının hiçbir anlamı kalmayacak, dernek ve vakıf yöneticilerinin, pek çok kamu çalışanının basın kartı almasının önü açılacak. Basın kartı komisyonu maddelerinin yasa teklifinin içine konulmasıyla meslek örgütlerinin bu mevzuatı idari yargıya taşımasının önüne geçiliyor, yasal zırh kuşanılıyor. Kimin basın kartı alıp kimin alamayacağına karar verecek 9 kişilik komisyonda gazetecileri temsil edebilecek sadece 2 temsilci bulunabilecek, 5 üyeyi doğrudan başkanlık belirleyecek.

“Basın İlan Kurumu, ceza kurumu olacak”

8. Resmi ilanların adil bir şekilde gazetelere dağıtılması amacıyla kurulan ve fikir ve içerik farkı gözetmeksizin aracılık hizmeti yapmakla yükümlü Basın İlan Kurumu gazetelere ve internet haber sitelerine hem para hem ceza veren bir kurum olarak büyük yetkilerle donatılacak.

“Bant genişliği daraltılabilecek”

9. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) sosyal medya ve Whatsapp gibi haberleşme programlarını çok sıkı denetim ve ceza tehdidi altına alacak. Kullanım bilgilerini vermek ya da suç işlediği öne sürülen hesaplarla ilgili işlem yapmak gibi ağır yükümlülükleri kabul etmeyen sosyal medya şirketlerine 30 milyon lira ceza ve kapatmayla eş anlamlı sayılabilecek düzeyde yüzde 95 bant daraltması cezaları söz konusu olacak. BTK sosyal medya şirketlerinin küresel cirolarının yüzde 3’ü kadar ceza kesebilecek.

10. Mesleki düzenleme amacıyla kurulan kurumlar ceza kurumlarına dönüştürülecek. Mesleki mücadele yapanlara daha ağır cezalar gelecek.