Anasayfa / Haberler / “Demokratik Cumhuriyet” konferansı öncesi çağrı: “Çözüm süreci tek başına yetmez, Cumhuriyet demokratikleşmeli”

“Demokratik Cumhuriyet” konferansı öncesi çağrı: “Çözüm süreci tek başına yetmez, Cumhuriyet demokratikleşmeli”

13-14 Haziran’da İstanbul’da düzenlenecek “İkinci Yüzyılda Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı” öncesinde konferansın çağrıcıları neden böyle bir toplantıya ihtiyaç duyulduğunu anlattı. Ali Bayramoğlu, Vahap Coşkun ve Mesut Yeğen, Kürt meselesinin çözümü ile Türkiye’nin demokratikleşmesi arasındaki bağa dikkat çekerek Cumhuriyet’in yapısal bir demokratik dönüşüme ihtiyaç duyduğunu vurguladı.

13-14 Haziran tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilecek olan “İkinci Yüzyılda Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı” öncesinde konferansın çağrıcıları, Cumhuriyet’in demokratik dönüşümünün neden gerekli olduğuna ilişkin görüşlerini paylaştı.

Yeni Yaşam’a konuşan akademisyenler, yazarlar, siyasetçiler ve hak savunucuları, Türkiye’nin ikinci yüzyılına girerken Kürt meselesinden yerel yönetimlere, eşit yurttaşlıktan hukuk devletine kadar birçok başlığın yeniden ele alınması gerektiğini savundu.

Ali Bayramoğlu: “Cumhuriyet değerliydi ama demokratik değildi”

Yazar Ali Bayramoğlu, Türkiye’nin bugün yaşadığı temel sorunların demokrasi eksikliğinden kaynaklandığını belirterek Cumhuriyet’in kuruluşundan itibaren çözülmeyen meselelerin artık tartışılması gerektiğini söyledi.

Bayramoğlu, “İçinde bulunduğumuz koşullar büyük bir demokrasi eksikliğini bize gösteriyor. Bu toplumun parçalara bölünmesi, haksızlıklara uğraması, adalet politikasının iflası gibi pek çok soruna yol açıyor. Kurulmuş cumhuriyetimiz değerli bir cumhuriyet ama hiç demokratik olmadı” dedi.

Kürt meselesinin temel başlıklarının halen konuşulmadığını belirten Bayramoğlu, “Vatandaşlık tanımı, yerel yönetimler gibi sorunlar hiç tartışılmıyor. Bunların da tartışılması ve demokrasiyle Kürt meselesi arasındaki bağın gösterilmesi bakımından konferans önemli” ifadelerini kullandı.

Mesut Yeğen: “Çözüm süreci önemli ama tek başına yeterli değil”

Siyaset bilimci Mesut Yeğen ise devam eden çözüm sürecinin Türkiye açısından önemli bir fırsat sunduğunu ancak bunun tek başına demokratikleşmeyi sağlamayacağını söyledi.

Yeğen, “Yürüyen bir çözüm süreci var. Fakat bu süreç tek başına Türkiye’nin demokratikleşmesi açısından yeterli değil. Ama Türkiye’nin büyük demokrasi meselelerinin çözülmesinde bir ilk adım olabilir” dedi.

Türkiye’nin demokratik cumhuriyet idealine hiçbir zaman tam olarak yaklaşamadığını savunan Yeğen, “Zaman zaman yaklaştığı anlar oldu ama özellikle son 10 yıldır çok uzaklaşmış durumdayız. Artık demokrasiye dönmemiz gerekiyor. Bu yönde çok güçlü bir toplumsal talep de var. Çözüm süreci buna vesile olabilir” değerlendirmesinde bulundu.

Vahap Coşkun: “Cumhuriyet demokratik değil, otoriter kodlar üzerine kuruldu”

Hukukçu ve akademisyen Vahap Coşkun da Cumhuriyet’in kuruluş felsefesinin demokratik çoğulculuk yerine tek tipleştirici bir anlayış üzerine inşa edildiğini söyledi.

Coşkun, “Cumhuriyet demokratik kodlar üzerine inşa edilmedi. Kurucu kadro, farklı kimlikleri barış içinde yaşatacak demokratik bir anlayış yerine tek tipleştirmeyi dayatan otoriter bir temel üzerinde yükseldi” dedi.

Bu nedenle Türkiye’de bir asır boyunca Türk-Kürt, Alevi-Sünni ve seküler-muhafazakâr gerilimlerinin yaşandığını belirten Coşkun, “Zaman zaman failler ve mağdurlar yer değiştirse de demokrasi açığıyla malul Cumhuriyet sürekli mağduriyet üretti. Bu mağduriyetlerin sona ermesi ve herkesin rahat bir nefes alabilmesi için Cumhuriyet’in yapısal bir değişikliğe gitmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Konferansın çağrıcıları arasında Ahmet Türk, Ali Bayramoğlu, Akın Birdal, Ayşegül Devecioğlu, Çilem Küçükkeleş, Diba Keskin, Doğu Ergil, Ender İmrek, Erdoğan Aydın, Fadıl Bedirhanoğlu, Fatma Bostan Ünsal, Ferhat Kentel, Gültan Kışanak, İhsan Eliaçık, Kuban Kubal, Levent Köker, Mehmet Bekaroğlu, Mesut Yeğen, Nuray Türkmen, Pakrat Estukyan, Rıza Türmen, Şebnem Korur Fincancı, Şükrü Aslan, Vahap Coşkun ve Yakın Ertürk yer alıyor.

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın