Anasayfa / Haberler / Belçika’dan ABD’ye, Trump’a ve FIFA’ya goller: 4-1

Belçika’dan ABD’ye, Trump’a ve FIFA’ya goller: 4-1

Belçika, ABD’yi 4-1 ile eledi. Dördüncü golden sonra Belçikalı futbolcular sahada Trump dansı yaptı. Trump, FIFA Başkanı’nı arayarak Amerikalı futbolcu Balogun'un kırmızı kart cezasını kaldırtmıştı.

Maça her zamanki Amerikan coşkusuyla başlandı: Tribünler doluydu, havai fişekler patladı, üstten savaş uçakları geçti. Ama bu sefer senaryo hiç beklendiği gibi gitmedi. ABD, Belçika karşısında 1990’dan beri aldığı en ağır yenilgiyi yaşayarak son 16 turunda sahadan 4-1 mağlup ayrıldı. Maçın son bölümüne gelindiğinde tribünler çoktan boşalmaya başlamıştı; Belçika’nın dördüncü golüyle birlikte pek çok taraftar daha maç bitmeden stadı terk etti.

Turnuvaya ev sahipliği yapan üç ülkeden biri olan ABD’nin bu şekilde elenmesi, son iki gündür gündemden düşmeyen bir tartışmanın hemen ardından geldi: FIFA’nın, Folarin Balogun’un bir önceki maçta gördüğü kırmızı kartın cezasını erteleyerek oyuncunun bu kritik karşılaşmada forma giymesine izin vermesi.

ABD’nin bu aşamaya kadar gelişi ülke çapında büyük ilgi görmüştü, fakat Balogun krizi bu havayı bir anda gölgeledi. Belçikalılar da durumun farkındaydı. Sol bek Timothy Castagne maçtan önce, “Dünyanın Amerika’ya karşı bizim tarafımızda olması güzel bir şey” diyerek bu atmosferi özetledi.

Balogun ise kendisiyle ilgili kararın tartışma yaratmasına şaşırmadığını söyledi: “Kırmızı kartı gördüğümde de kabullendim, oynayabileceğim söylendiğinde de kabullendim. Bu konuda söyleyecek başka bir şeyim yok.”

Peki bütün bu kriz sahada gerçekten ne kadar etkili oldu, Pochettino’nun takımı nerede çöktü?

Kriz Sahaya Ne Kadar Yansıdı?

Skordan bağımsız olarak, bu ABD’nin turnuva boyunca izlediği çizgiden farklı bir performanstı. Pochettino önceki maçlarda takımını mağlup ruh halinden çıkarmış, rakiplerine cesurca oynayan bir kimlik kazandırmıştı. Taraftarlar da buna inanmıştı; maçtan önce stat çevresinde “Dünya Kupası’nı kazanacağız” diyen taraftarlar az değildi.

Bu güvenin bir kısmı da formda olan santrfor Balogun’un sahada olmasından geliyordu — Bosna-Hersek’e yaptığı faul nedeniyle kırmızı kart görmesine rağmen oynayabilecek olması pek çok taraftarı sevindirmişti. Ama FIFA’nın otomatik bir maçlık cezayı 12 ay süreyle askıya alma kararı beklenmedik bir şok etkisi yarattı ve UEFA’dan Belçika’ya, İngiltere teknik direktörü Thomas Tuchel’e kadar geniş bir cepheden eleştiri aldı.

Mesele kısa sürede ABD siyasetinin zirvesine taşındı. Başkan Trump pazartesi günü, kararın “faul bile sayılmayacağını düşündüğü” için FIFA’dan incelemesini istediğini açıkladı.

Turnuvada üç gol atmış olan Balogun, Belçika karşısında ilk 11’de sahaya çıktı ama beklenen etkiyi gösteremedi. Maç sonrası, hazırlık sürecinde ilginin üzerinde toplanmasının performansı etkileyip etkilemediği soruldu. Pochettino net konuştu:

“Performansımızı etkilemedi, bu bir bahane değil. Bugün bizim günümüz değildi. Ama açıkçası, insana hakaret etmenin ya da bu kadar çok kötü mesaj göndermenin ne faydası var anlamıyorum. Cezayı kaldırmak federasyonun işiydi, benim görevim takımı hazırlamaktı. FIFA oyuncuya izin verdiyse bunda bir sorun yok. Çok kişiden hayal kırıklığına uğradım — önce siyaset ve manipülasyon yapıp sonra etikten, dürüstlükten bahsediyorlar.”

Belçika teknik direktörü Rudi Garcia da maç bitiminde Balogun’un kendisine geldiğini anlattı: “Suç onun değildi, ben de ona bunu söyledim.”

Asıl Sorun Savunmada Çıktı

ABD’nin çöküşünün sebebi hücumdaki eksiklik değildi — takımı yıkan şey savunma hatalarıydı. Charles De Ketelaere ilk golde ceza sahasında boş bırakıldı, ABD’nin eşitlik golünün hemen ardından da iki savunmacıyı geride bırakıp kafa vuruşuyla farkı yeniden açtı.

En vahim gol ise üçüncüsüydü: Kaleci Matt Freese topu almak için kalesinden çıktı ama De Ketelaere’e müdahale edemedi, Hans Vanaken de ceza yayının hemen dışından topu köşeye yolladı. Bu golle Belçika 3-1’e geçince tribünlerde tükeniş başladı; son 10 dakikada boşalma hızlandı, Lukaku’nun uzatmalarda bulduğu dördüncü golle stat büyük ölçüde boşaldı.

Hayal kırıklığı içindeki bir ABD taraftarı maç sonrası şunları söyledi: “Topa gidecek irade yoktu, hiçbir şey yoktu ortada. Ne mücadele vardı ne de futboldan eser vardı bugün.” Bir başka taraftar da ekledi: “ABD her bölgede zorlama hatalar yaptı. En iyi oyunlarını oynamadılar ama Belçika kazanmak için gereken oyunu sahaya koydu.”

Pochettino da takımının başından beri iyi olmadığını kabullendi: “Herkes gördü, maçın başından itibaren bağlantı kuramadık. Hiçbir an maçın içinde değildik — eşitliği bulduğumuz anda bile hemen ardından gol yedik. Zor bir başlangıçtı.”

Yenilgi, ABD’de Dünya Kupası Mirasını Nasıl Etkiler?

Turnuva öncesi görece sönük bir hava vardı ama başladıktan sonra Amerikalıların ilgisi hızla arttı. Ülke çapındaki fan bölgeleri ve barlar doluydu, milli takım forması her yerde görülüyordu. Son 16’ya kadar gelinen yolculuk ve hücum ağırlıklı oyun bu ilgiyi büyütmüş olabilir. Şimdi soru şu: diğer iki ev sahibi Kanada ve Meksika’nın ardından ABD de son 16’da elenince bu ilgi nereye gidecek?

Orta saha oyuncusu Tyler Adams, “Bu, hedeflediğimiz şeyin doğrudan bir yansıması olamaz. İyi günler de olur kötü günler de, bu kötü bir gündü. İstediğimiz kadar ileri gidemedik ama bu süreçte birkaç çocuğa ilham verdiysek doğru bir şey yapmışız demektir” dedi.

Maç sonrası konuşan bazı taraftarlar, toz duman yatıştığında son haftaların performansının olumlu hatırlanacağını düşünüyor — ama köklü bir futbol ülkesi olmaya hâlâ uzun bir yol var. Bir taraftar, “Ortaya çıkan organizasyon muhteşemdi, ülkedeki futbolun geleceği için gerçekten umutluyuz. Herkes bu ülkede artık Dünya Kupası’ndan konuşuyor” dedi. Bir başkası da ekledi: “Uzun vadede yakalamamız gereken çok şey var. Futbolun etrafında oluşmuş bir kültür var ama biz henüz o noktada değiliz.”

Pochettino’nun Geleceği de Karanlık

Bir diğer soru işareti Pochettino’nun geleceği. Eski Tottenham teknik direktörünün sözleşmesi Dünya Kupası sonunda bitiyor ve maç sonrası bu konuda hiçbir ipucu vermedi.

“Şimdi biraz dinlenme, düşünme ve federasyonla konuşma zamanı. Onlarla çok iyi bir ilişki kurduk ama şu an bunun sırası değil. Federasyon isterse önümüzdeki haftalarda konuşmaya başlarız” dedi.

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın