“Belki de hayatımda ilk kez gazetecilik yaptım”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ve Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'ye "Ak Parti, ismi şaibelerle anılan Süleyman Soylu'dan daha mı küçük?" diye sormasının ardından işten çıkartılan ve kurumu tarafından savcılığa ihbar edilen AA muhabiri Musab Turan: “Az evvel kardeşim aradı. Dedi ki seni bu işleri yapmak için birileri mi telkin etti ? Kardeşim bile böyle düşünüyorsa herkes hakkımda kim bilir neler düşünür. Belki de hayatımda ilk kez gazetecilik yaptım”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ve Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye sorduğu sorunun ardından işine son verilen gazeteci Musab Turan Instagram hesabından bir açıklama yaptı. Hiçbir yapılanma ile ilgisinin olmadığını, sorusunu gazetecilik refleksi ile yönelttiğini aktaran Turan şu açıklamaları yaptı:

“Kardeşim bile böyle düşünüyorsa…”

Az evvel kardeşim aradı. Dedi ki seni bu işleri yapmak için birileri mi telkin etti ? Kardeşim bile böyle düşünüyorsa herkes hakkımda kim bilir neler düşünür. Sizi temin ederim ki ne FETÖ ile ne de başka bir yapılanmayla hiçbir ilgim yok. Bir gazeteci olarak gündemde olan bunca iddia varken herkesin devletten bir açıklama beklediğini gördüm. Devleti o basın açıklamasında iki bakan düzeyinde karşımda görünce de tüm vatandaşların merak ettiği soruları sordum. Bu açıklamaların ajanslara kalsa yayımlanmayacağını düşündüğümden İnstagram’da canlı yayın yaptım ve merak içindeki herkesin cevapları duymasını sağladım.

Macintosh HD:Users:yildirayogur:Desktop:2e437f27-d128-49e9-a575-6bdd1c2942f2.jpg

“Belki de hayatımda ilk kez gazetecilik yaptım”

Şucu bucu değilim ben. Kısır döngülerden yorulan, ülkede gelecek göremeyen gençlerin hislerine tercüman olmak pahasına, belki de hayatımda ilk defa gazetecilik yaptım. Soruları sorduğum için asla pişman değilim.

 “Sonu ne olursa olsun, bedeli ne olursa olsun ödeyeceğim”

Musab Turan, daha önce yaptığı açıklamada ise “Sonu ne olursa olsun, bedeli ne olursa olsun ödeyeceğim” diyerek, şu ifadeleri kullanmıştı:

“AKP’nin fabrika ayarlarına dönmesi gençlerimizin, çocuklarımızın geleceği için çok önemli. Sayın cumhurbaşkanım içinizdeki merhameti uyandırın. Sonu ne olursa olsun, bedeli ne olursa olsun ödeyeceğim. Gençler olmasa bu yaşadıklarımdan sonra küserdim bu memlekete. Geçmişine de, geleceğine de, potansiyeline de. Ama bize memleketimizde ölmek yakışır. Buradayız. İnsanlarımızdan, hakkımızdan, umudumuzdan ve katma değer arayışımızdan vazgeçmiyoruz. Türk gençliği dijital dünyanın ‘bulaşıkçıları’ değil ‘oyun kurucuları’ olacak.

Sonu ne olursa olsun, bedeli ne olursa olsun ödeyeceğim. Olmaz ya olur da özgürlüğüm elimden alınırsa startup projeleriniz hakkında mektuplarınızı beklerim. Mektuplaşmak çok keyifli bir meşgaledir”

Önceki İçerikÖZEL HABER – Çin’de 17 yıl Ülker bayiliği yapan Uygur işadamına 18 yıl hapis
Sonraki İçerik“Gündelik” ırkçılık