İspanya, Fas’tan Ceuta’ya son günlerde yaşanan kitlesel düzensiz göç dalgasının ardından bölgeye asker gönderme kararı aldı. Sınır güvenliğinin çöktüğü Perşembe günü yaşanan kaotik geçişlerde, İspanyol makamlarına göre en az dokuz göçmen deniz yoluyla Ceuta’ya ulaşmaya çalışırken hayatını kaybetti.
Son on gün içinde 1.500 ila 2.000 kişinin Ceuta’ya ulaştığı belirtilirken, yalnızca Perşembe günü buna yüzlerce yeni göçmenin daha eklendiği tahmin ediliyor.

Ceuta neden önemli?
Ceuta, Fas’ın kuzey kıyısında, Cebelitarık Boğazı’nın Afrika yakasında bulunmasına rağmen İspanya’nın özerk şehirlerinden biri. İspanya toprağı sayılan Ceuta, Melilla ile birlikte Avrupa Birliği’nin Afrika kıtasındaki tek kara sınırını oluşturuyor ve uzun yıllardır Avrupa’ya düzensiz göçün en kritik geçiş noktalarından biri olarak görülüyor.

Bölge yönetimi: “Mutlak insani ve sosyal kriz”
Ceuta Bölgesel Hükümeti Başkanı Jesús Vivas, yaşananları “mutlak bir insani ve sosyal kriz” olarak nitelendirerek Madrid hükümetinden acil destek istedi.
İçişleri Bakanlığı, Silahlı Kuvvetler’in Guardia Civil birliklerine destek vereceğini ve operasyonların Silahlı Kuvvetler Operasyon Komutanlığı koordinasyonunda yürütüleceğini açıkladı.
Bir Guardia Civil sözcüsü ise, “Yüksek Mahkeme kararından sonra yaşananlar önce yavaş bir sızıntıydı, bugün ise tam anlamıyla bir patlamaya dönüştü.” dedi.
Krizin arkasında Yüksek Mahkeme kararı mı var?
Göç baskısındaki artışın, İspanya Yüksek Mahkemesi’nin bu ay verdiği kritik kararın ardından hız kazandığı değerlendiriliyor.
Mahkeme, denizde yakalanan düzensiz göçmenlerin doğrudan Fas’a geri gönderilemeyeceğine hükmetmişti. Muhalefet ve güvenlik çevreleri, bu kararın insan kaçakçılığı ağlarını cesaretlendirdiğini savunuyor.
Buna rağmen İçişleri Bakanlığı ulusal acil durum ilan edilmesi çağrılarını reddetti. Bakanlık, mevcut mevzuata göre göç krizlerinin ulusal acil durum kapsamına girmediğini belirtirken, Ceuta’ya ilave personel ve kaynak gönderileceğini duyurdu.

Sánchez hükümeti hedefte
Muhalefet partileri yaşanan krizin sorumluluğunu doğrudan Başbakan Pedro Sánchez’in göç politikalarına yüklüyor.
Muhalefet, hükümetin bu yıl yaklaşık 500 bin belgesiz göçmene yasal statü tanıyan düzenlemesini hatırlatarak bunun yeni göç dalgalarını teşvik ettiğini savunuyor.
Ana muhalefetteki Halk Partisi (PP) lideri Alberto Núñez Feijóo, “Ceuta’daki durum çok kötü. Ulusal güvenlik kriziyle karşı karşıyayız ve hükümet sorumluluktan kaçamaz.” dedi.
Avrupa Parlamentosu’ndaki Avrupa Halk Partisi Grubu da Avrupa Komisyonu’na çağrıda bulunarak, İspanya’nın AB’nin dış sınırını koruyamaması nedeniyle Sánchez hükümetinden hesap sorulmasını istedi.
İtalya ile diplomatik gerilim
Göç krizi Madrid ile Roma arasında da gerilime yol açtı.
İtalya Dışişleri Bakanı, yüzlerce göçmenin Ceuta’ya ulaşmasının ardından Schengen bölgesinin İspanya’ya kapatılması çağrısında bulundu.
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ise görüntüleri “çarpıcı” olarak nitelendirerek kontrolsüz göçün Avrupa’nın güvenliği açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu söyledi.
İspanya Dışişleri Bakanı José Manuel Albares ise İtalyan yetkilileri göç meselesini siyasi amaçlarla kullanmakla suçladı.
AB ve ABD’den açıklamalar
AB İçişleri ve Göç Komiseri Magnus Brunner, Avrupa Birliği’nin Frontex dahil tüm imkanlarıyla İspanya’ya destek vermeye hazır olduğunu açıkladı. Brunner ayrıca düzensiz geçişleri durdurmak amacıyla Fas makamlarıyla temasların sürdüğünü belirtti.
Beyaz Saray ise yaptığı açıklamada yaşanan krizin sorumluluğunu İspanya’nın göç politikalarına yükledi.
2021 krizi yeniden mi yaşanıyor?
Göç uzmanları ve insan hakları örgütleri, son gelişmeleri Mayıs 2021’de yaşanan ve yaklaşık 10 bin Faslı ile Sahra Altı Afrikalı göçmenin birkaç gün içinde Ceuta’ya ulaştığı krizle karşılaştırıyor.
O dönemde de sınır güvenliğinin kısa süreliğine fiilen ortadan kalkması, İspanya ile Fas arasında ciddi diplomatik gerilime yol açmıştı. Bugünkü gelişmelerin benzer bir tabloya dönüşmesinden endişe ediliyor.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.