ÇEVİRİ | Pentagon’un eski baş yazılım mühendisi, ABD’nin yapay zekâ savaşını Çin karşısında çoktan kaybettiğini söylüyor

Financial Times’dan Katrina Manson, geçtiğimiz hafta istifa eden Pentagon'un baş yazılım mühendisi Nicolas Chaillan’ın iddialarını irdeleyen bir yazı kaleme aldı. Bugün (11 Ekim) BBC’nin kısmen aktardığı ve bu haliyle Serbestiyet dahil Türkiye basının da alıntıladığı makalenin tam çevirisini sunuyoruz.

Pentagon’un ilk baş yazılım mühendisi, Amerikan ordusundaki teknolojik dönüşümün yavaşlığını protesto etmek ve Çin’in bu konuda Amerika’nın önüne geçmesine tahammül edemediğini göstermek için istifa ettiğini söylüyor.

Nicolas Chaillan, bundan bir hafta önce Savunma Bakanlığı’ndaki görevinden ayrıldıktan sonra ​​Financial Times’a verdiği ilk söyleşide, ABD’nin Çin’in siber saldırılarına ve oluşturduğu diğer tehditlere karşılık verememesinin, çocuklarının geleceğini tehlikeye attığını ifade etmişti.

“15 ila 20 yıllık süre zarfında Çin’le rekabet etme şansımız kalmadı. İş işten geçti, bana göre o treni kaçırdık artık” diyen Chaillan, “insanların öfkelenmeye hakkı olduğunu” da sözlerine eklemişti.

Üç yıl boyunca Pentagon’un ülke genelinde siber güvenliği artırma projesinde yer alan ve Amerikan Hava Kuvvetleri’nin ilk baş yazılım mühendisi olarak görev yapan 37 yaşındaki Chaillan, yapay zekâ, makine öğrenimi ve siber kabiliyetlerindeki gelişmeler sebebiyle Pekin’in küresel alanda hakimiyet kurma yolunda ilerlediğini öne sürüyor.

Dahası, Chaillan, bu gelişen teknolojilerin, Amerika’nın geleceği için F-35 gibi yüksek bütçeli, beşinci nesil savaş uçaklarının donanımından çok daha büyük önem taşıdığını savunuyor.

Çin’in medyadaki anlatılarından jeopolitik meselelere kadar her alanda egemenlik kurarak geleceğin dünyasına hükmetmeye hazır olduğunu iddia eden Chaillan, bazı devlet dairelerinde siber savunmanın “anaokulu düzeyinde” olduğunu da ekliyor.

Ayrıca, Google’ı, yapay zekâ konusunda Amerikan Savunma Bakanlığı’yla çalışmaya yanaşmamakla ve yapay zekâ etiğine ilişkin kapsamlı meseleleri tartışmaya açarak ABD’yi yavaşlatmakla suçluyor. Buna karşılık, Çinli şirketlerin Pekin hükümetiyle işbirliği yapmak zorunda olduğunu ve etik kaygılar gözetmeksizin yapay zekâya “büyük yatırımlar” yaptıklarını ifade ediyor.

Chaillan, önümüzdeki haftalarda, konuyla ilgili gizli brifingler de dahil olmak üzere Çin’in ABD’nin küresel alandaki üstünlüğüne karşı geliştirdiği siber tehdide ilişkin Kongre’ye ifade vermeyi planladığını ifade etti.

Bunun yanı sıra, ABD’nin savunma harcamaları konusunda Çin’i üçe katlamasına rağmen ABD’nin tedarik maliyetlerinin yüksekliği ve yatırımlarını yanlış alanlara yapması sebebiyle bu paranın büyüklüğünün önemsiz olduğunu, aynı zamanda bürokrasinin ve aşırı düzenlemenin Pentagon’da ihtiyaç duyulan değişime engel teşkil ettiğini söyledi.

Chaillan’ın bu açıklamaları, Kongre tarafından yetkilendirilmiş bir Amerikan ulusal güvenlik komisyonunun, Çin’in önümüzdeki on yıl içinde dünyanın yapay zekâ alanındaki süper gücü sıfatını ABD’nin elinden alabileceği konusundaki uyarılarını izliyor.

Bu iddia ve suçlamalara karşılık ABD’nin savunma alanında önde gelen yetkilileri, genç siber yetenekleri çekmek, eğitmek ve elde tutmak için “daha çok çalışmaları” gerektiğini kabul ederken yapay zekânın geliştirilmesi konusunda sorumlu bir tutumu benimsediklerini söylüyorlar.

Deniz Piyadeleri korgenerali ve Pentagon’un Yapay Zekâ Merkezi direktörü Michael Groen, geçen hafta verdiği bir konferansta, yaygın kullanımının ordu içinde bir kültür değişimi gerektireceğini söylediği yapay zekâya orduda kademeli bir biçimde yer vermek istediklerini söyledi.

Groen’in bu değerlendirmesi, ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin’in, Temmuz ayında bakanlığın sağduyulu bir biçimde yapay zekâ geliştirmeye “acilen ihtiyaç duyduğunu”; Pentagon’un yapay zekâ çalışmalarına 1,5 milyar dolarlık yeni bir yatırım ekleyerek önümüzdeki beş yıl içinde yapay zekânın benimsemesini hızlandıracağını ve yapay zekâya yönelik 600 proje üzerinde çalışıldığını açıklamasından sonra geldi.  Austin, bunların yanı sıra, bakanlığın “emniyet, güvenlik veya etik konusunda taviz vermeyeceği” konusunda da taahhütte bulundu.

Hava Kuvvetleri Komutanlığı Sözcüsü, ABD Hava Kuvvetleri Sekreteri Frank Kendall’ın, istifasının ardından Bakanlığın gelecekteki yazılım geliştirme önerilerini Chaillan’la istişare ettiği ve katkılarından dolayı kendisine teşekkür ettiğini söyledi.

Chaillan, Eylül ayının başında, siber girişimlerin başına bu alanda herhangi bir deneyimi olmayan askerlerin konulmasını, Pentagon’un “ağır” hareket etmesini ve fon eksikliğini eleştirdiği sert bir mektupla istifasını duyurdu.

Chaillan, Çin’in atılımlarına yalnızca üstünkörü bir şekilde değindiği mektubunda, “altyapımızı başarısız olacak şekilde inşa ediyoruz. Kapsamlı bir uçuş eğitimi almamış bir pilotu kokpite sokmuyorken neden yapay zekâ konusunda deneyimsiz birinin başarıya ulaşmasını bekleyelim? […] Biz bürokraside zaman kaybediyorken düşmanlarımız daha da ilerledi” dedi.

Geçmişte Pekin’de askeri ataşe olarak görev yapan emekli hava tuğgeneral Robert Spalding de Chaillan’ın “haklı bir” şikâyette bulunduğunu ve kendisinin de B-2 bombardıman uçaklarını kullanırken “arkaik” sistemler tarafından hüsrana uğradıktan sonra kendi şifreleme teknolojisi çözümlerini oluşturmak için görevinden erken istifa ettiğini söylüyor.

2016 yılında ABD vatandaşı olan ve Pentagon’a katılmadan önce İç Güvenlik Bakanlığı’nda siber güvenlik önlemlerine öncülük eden Chaillan, Savunma Bakanlığı’nda kutuplaştırıcı bir güç olduğunu ve bu durumun, sorunların ”kurum içinde” çözülmesi gerektiğini düşünen bazı üst düzey yöneticileri alarma geçirdiğini de ifade ediyor.

İlk şirketini 15 yaşında Fransa’da kuran bir seri teknoloji girişimcisi olan Chaillan, üç yıllık görevini inovasyonlar yapmak yerine “temel bulut (cloud) meselelerini çözüp dizüstü bilgisayarları tamir etmek” için harcadığı için gelinen noktada kendini berbat hissettiğini söylüyor.

Çeviren: Deniz Karakullukçu

Önceki İçerikDolardan yeni rekor: 9 TL
Sonraki İçerikANALİZ | Irak’ta seçim ve yeni bir sayfa