Anasayfa / Haberler / Turkuvaz Medya yayını için gözaltı kararı verilen Tamar Tanrıyar; Kuşadası’nda teslim oldu, ifade verdi ve serbest kaldı

Turkuvaz Medya yayını için gözaltı kararı verilen Tamar Tanrıyar; Kuşadası’nda teslim oldu, ifade verdi ve serbest kaldı

Tamar Tanrıyar, ifadesinin ardından adli kontrolle serbest bırakıldı. İfadesinde 'Ben Cumhurbaşkanı'na hakaret etmedim. Ona canım feda' dedi. Sabah yazarı Hilal Kaplan, yazısında Tanrıyar'ın Albayrak ailesi üzerinden Erdoğan'ı hedef aldığını iddia etmişti.

İsim vermeden Turkuvaz Medya’nın Sözcü gazetesinin yeni çıkardığı Tavır gazetesinin de dağıtımını yaptığını hatırlatan Tanrıyar, “Size 1 Temmuz’a kadar müsaade. Bunlardan koptunuz koptunuz, yoksa beni susturamazsınız” dedi. Ardından kendisi hakkında yakalama kararı çıkarılmıştı. Tanrıyar, Kuşadası’nda teslim oldu.

Tamar Tanrıyar, ifadesi alındıktan sonra adli kontrolle serbest bırakıldı.

İfadesinde ‘Bu paylaşımı 2 gün önce gemiyle tatil tutundayken yaptım. Aslında birden fazla konuya değindim ama basın sadece bir konu varmış gibi algıladı. Bahsettiğim kripto kardeşliğindeki şey de hükümete yakın olan mecra ile hükümete uzak olan mecranın finansal ortaklık içinde olduğunu düşünüyorum. Turkuvaz Medya’yı Sözcü gazetesini dağıttığı için eleştirdim. Ben Cumhurbaşkanı’na hakaret etmedim.’ dedi.

Sabah yazarı Hilal Kaplan, Tanrıyar’ın Albayrak ailesi üzerinden Erdoğan’ı hedef aldığını iddia etti.

Kaplan, “Türkiye’de siyasi manipülasyonun en kadim yöntemi, hedef kitlenin kendi duygularını silah olarak ona karşı kullanmaktır. Tanrıyar vakası bu yöntemin en yeni, en dijital ve en yüzsüz örneğidir. Dönmüş, ifade verip adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış. Yani gemi limana çekilmiş, demir attırılmış. Şimdi esas mesele kaptanı bulmakta.” dedi.

Başsavcılık: Şahıs, Kuşadası’nda teslim olmuştur

Tanrıyar, bugün Kuşadası’nda gemide gözaltına alındı. Başsavcılık yaptığı açıklamada, “Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı bulunan şüpheli Tamar Tanrıyar isimli şahıs yurtdışından kendisi gelerek Kuşadası’nda teslim olmuştur. Şüpheli hakkındaki soruşturma işlemleri devam etmektedir” denildi.

İfadesi alınıp serbest bırakıldı

Bu sabah Kuşadası’nda teslim olan Tamar Tanrıyar adli kontrolle serbest bırakıldı.

Başsavcılık: “Şüphelinin segbis aracılığıyla ifadesi alınmış halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçlamasıyla sevk edildiği Sulh Ceza hakimliğince şüpheli hakkında adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. Şüphelinin tüm dijitallerine el konulmuş olup soruşturma titizlikle devam etmektedir.”

Halktv’nin aktardığına göre, Tanrıyar ifadesinde şunları söyledi:

“Söz konusu paylaşımı hatırladığım kadarıyla 2 gün önce yapmıştım. Gemi ile tatil turunda iken bu paylaşımı yaptım. Aslında paylaşımımda birden fazla konuya değindim. Fakat basın sadece bir konu varmış gibi algıladı.

Ben zaten burada herhangi bir şahıs veya medya kurucu ismi vermedim. Ben konuşmamda gazete dağıtımından bahsettim fakat bunu kimin dağıttığına ilişkin herhangi bir isim vermedim.

Orada da şunu söyledim ‘FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü suçu kapsamında yargılanan bir kişinin sahibi olduğu medyaya ait gazeteyi kimsenin dağıtma zorunluluğu olmadığını düşünüyorum’ dedim. Bu bahsettiğim kripto kardeşliği de bahsettiğim şey hükümete yakın gözüken mecra ile hükümete uzak olan mercanın finansal ortaklık içerisinde olduğunu düşünüyorum. Ben buluşmaları biliyorum.

Burada bahsettiğim kripto kardeşliği içerisindeki medya ile Turkuaz Medya farklıdır. Bir bağlantısı yoktur. Benim Turkuaz Medyaya ilişkin getirdiğim tek eleştiri Sözcü Gazetesinin dağıtımını yapmalarıdır. Bu benim gazetecilik faaliyetlerim içerisinde öğrendiğim bilgilerdir. 15 Temmuz dejavu gibi geliyor söylemim, aslında bir betimlemedir. Olayları okumadır. Bir bilgiye dayalı olarak söylemedim.

Bu konuyla alakalı eşim Can TANRIYAR’ın hiç bir alakası yoktur. Kendisi gazetecilik yapmamaktadır. Ben hiçbir şekilde Cumhurbaşkanına hakaret etmedim. Hatta cumhurbaşkanına ilişkin konularda arkadaşlığımı bile bitirebilirim ve canımı vermeye hazırım.”

Cumhuriyet Başsavcılığı: Tekneyle Yurt dışına çıktı demişti

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı:

“Bir kısım sosyal medya platformları üzerinden kamuoyuna açık şekilde içeriği suç teşkil eden paylaşımlar yaptığı tespit edilen şüpheli Tamar Tanrıyar hakkında resen soruşturma başlatılmış ve şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmiştir.

Yapılan çalışmalar neticesinde şüphelinin 23.06.2026 günü Marmaris Deniz Hudut Kapısından yurtdışına çıkış yaptığı tespit olunmuştur.”

Tanrıyar’ın videosunda anlattıkları şöyle:

“Bu haber benim ciddi şekilde başımı derde sokacak ama şu günler kendimi düşünme zamanı değil. Öğrendiklerimi mutlaka anlatmam lazım. Oyunu Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üstüne kurmuşlar. Hani ben hep medyayı eleştiriyordum ya, işler o kadar başka noktalara gitmiş ki… Bakın, Sözcü’nün yolunu size kaç gündür anlatıyordum, öyle değil mi? Özgür basın lafları falan hikaye, dümen çok başka. Tabii ki işin içinde FETÖ var ama onların içinde de ayaklar baş olmuş bir kripto kardeşliği kurmuşlar kardeşlerim. Hani Sözcü’nün patronu FETÖ’den aranmasına rağmen yeni bir gazete daha çıkardı ya… Bunun nasıl olduğunu sorgularken bir baktım, ülke içinden bir medya grubunun sahibiyle ortakmış. Halk TV değil, bu kripto ortak hükümete yakın görünen bir mecra. Vay anasını ya! Ve bunlar tüm planları Londra’yla İsviçre’de buluşarak hayata geçirmişler. Yeni bulduğum kripto, ‘Seni de yeşillendireceğim oğlum, sen merak etme, anladın sen’ demiş.
Arkadaşlar, ben de salak gibi ‘Bu Sözcü skandallarını ortaya çıkarınca neden en azından iktidara yakın basın bu haberleri işlemiyor?’ diyordum ya, sonunda haberi geldi işte. Tüm buluşmaları da biliyorum. Ayrıca hani Sözcü’nün patronu Burak Akbay’ın avukatı bu sözünü ettiğim 60 milyon dolarla ilgili açıklamalar yaptı ya, bunlar zaten minareyi çalıp çoktan kılıfını hazırlamışlar. Bunların yurt dışında kurdukları offshore hesapları, şirketleri de buldum. YouTube kanalımda detaylarını vereceğim

. ‘Oğlum, benden çekeceğiniz var’ diyeceğim ama sizin kripto kardeşliğiniz bu kadarla da kalmıyor ki. Bakın, artık cevabını bildiğim bir soruyu son kez soracağım: Bu ülkeyi bölmeyi hedef almış, her gün bir yalan haber kaleme alan Sözcü kimin dağıttığı konusu… Bu da Cumhurbaşkanlığına yakın başka bir mecra çıktı, hem de çok yakın. Sana yazıklar olsun!

Onları şimdilik uyarıyorum, acele kopun bunlardan ve bu teşkilattan bu ay sonuna kadar çıkın. Size 1 Temmuz’a kadar müsaade, yani 4 gününüz var çocuklar. Koptunuz koptunuz, yoksa beni susturamazsınız. Bu kadarla da kalmıyor ki, diğer iktidara yakın medya içindekilerden de bir sürü isim satın almışlar ama şimdi gözlerini Tele1 ile Flash TV’ye dikmişler. TMSF bunları satıyor ya, yine görünürde güya devletçi görünen isimler olacak ama yine bu anlattığım teşkilat bu mecraların peşinde. Aman ha! Kimi uyarayım artık, onu da bilemiyorum.
Bakın, bu kripto kardeşliğiyle birlikte Cumhurbaşkanı’nın etrafını saranlar da var.

15 Temmuz dejavu gibi geliyor. Eşim, ‘Git tüm öğrendiklerini devlete anlat’ dedi ama son günlerde öyle şeyler gördüm ki kime güveneceğimi bilemiyorum. Adliyelerde bile yolumu kesmek için bana adeta gövde gösterisi yapıyorlar ama yine savaşıyorum, sorun değil. Bu Özgür Özel de ‘Ben AK Parti içinden haberleri alıyorum’ derken palavra atmıyormuş adam, kanalları kurmuşlar. Erdoğan’ı gerçekten sevenler arasında bu haberi gören varsa mutlaka bu oluşumları kendisine hemen çıtlatsın diyorum.“

Tanrıyar’ın yeni videosunsa “Cumhurbaşkanlığına yakın başka bir mecra” diyerek Sözcü gazetesinin yeni gazetesini dağıttığı için suçladığı Turkuvaz Dağıtım’ın da bağlı olduğu Turkuvaz grubu ve iktidar çevrelerinden isimler ard arda grubun CEO’su Serhat Albayrak’a destek mesajları paylaşmaya başladı.

Sabah Gazetesi özel haber müdürü Abdurrahman Şimşek:
“Turkuvaz Medya, uzun yıllardır ilkeli, sorumlu ve milli hassasiyetleri önceleyen yayıncılığın en önemli medya merkezlerinden biri olmuştur.


7 Şubat 2012 MİT krizi,

17-25 Aralık 2013 süreci,

15 Temmuz 2016 darbe girişimi başta olmak üzere Türkiye’nin kritik dönemlerinde, Turkuvaz Medya’nın kendi özgün yayın çizgisi doğrultusunda sergilediği kararlı duruş, Türk medyasında önemli bir rol üstlenmiştir.

FETÖ İLE MÜCADELE

Sayın Serhat Albayrak’ın önem verdiği en temel konulardan biri FETÖ ile ilgili yayın politikalarıdır.


Turkuvaz Medya olarak Fetullahçı Terör Örgütüne taviz vermeyen, kamuoyunun sağlıklı bilgiye ulaşmasını esas alan yayıncılık anlayışı, bugün de aynı kararlılıkla sürdürülmektedir.


Bu bağlamda Sosyal medya üzerinden yürütülen karalama kampanyaları, dezenformasyon ve itibarsızlaştırma girişimleri, bu duruşumuzu asla değiştiremez”

Milliyet yazarı Zafer Şahin:

“Bu ülkede bunu da gördük ya..
Bir magazin figürü ömrünü FETÖ ile, vesayetle mücadeleye adamış Albayrak ailesine “o teşkilat” diye iftira atıp süre biçiyor. Kime laf ettiğinizin farkında bile değilsiniz!

Sen ekranlarda, sosyal medyada “kim, kiminle, nerede” diye televolecilik oynarken; Berat Albayrak 15 Temmuz gecesi darbecilerin F-16’ları altında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tam yanı başındaydı.

Sen eline tutuşturulmuş senaryoyu okurken, Serhat Albayrak’ın yönettiği Turkuvaz Medya, FETÖ’cü hainler kanalları basmaya kalktığında yayınını kesmedi; milleti meydana, direnişe çağırdı.


Ama magazin figürü kalkmış “kripto” iftirası atıyor.

Bu kişi bu cesareti, kameraya anlatsın diye bu iftira metinlerini kimlerden alıyor?

Bu ailenin vesayetle, darbeyle ve FETÖ ile hesabı ekran başında değil, tankın namlusunun önünde görüldü.

Asıl kripto, asıl üzeri örtülmek istenen operasyon ortada: Yasal bir zorunluluk olan gazete dağıtımını bahane edip Turkuvaz Medya’yı CHP ile yan yana göstermeye çalışan kurgu. O metni senin eline tutuşturan da işte bu kurgunun sahibi.
Basın Kanunu nettir: Dağıtım bir tercih değil, yükümlülüktür. Dağıtmayanın lisansı iptal edilir, milyonlarca lira ceza keser. Bunu bilmiyorsan vahim; biliyor da soruyorsan niyetin zaten bellidir.

Bu cezayı sen mi ödeyeceksin yoksa bu iftiraları eline tutuşturanlar mı?

FETÖ’nün tankı, tüfeği, F-16’sı bu aileyi susturamadı. Eline tutuşturulmuş bir senaryoyu kameraya okuyan bir magazin figürü hiç susturamaz”

Eski AK Parti MKYK üyesi Mücahit Birinci:

“Susayım dedim ama huyum kurusun, duramam. Fıtratıma aykırı.
Sen ne anlatıyorsun kadın?
Ne konuşuyorsun?
Seni kim konuşturuyor?

Ulan, sen kuş uçururken o ismini ağzına aldığın grup, aile; ben söylemekten çekinmem, Albayrak Ailesi, ülkenin en zor dönemeçlerinde Reis’in yanında durdu.

Merak edersen 15 Temmuz gecesinin görüntülerini izle. Reis evin kapısından çıkarken yanında Serhat Albayrak’ı da, Berat Albayrak’ı da görürsün.

Bir de hadsizce süre veriyor. Dört günmüş…

Ne yapacak?

Turkuvaz’ın gazete dağıtımını kendi dünya görüşüne göre mi düzenleyecek?

Burası muz cumhuriyeti mi?

Kesmezlerse ne yapacaksın?

Kimi tehdit ediyorsun?

TGRT konusuna gelince…

Yayına çıktığım için “tarafgir” derler diye girmek istemedim.

Ama sen çizgiyi aştın.

Buradan buna bel bağlayanlara da bir uyarıda bulunayım:

Bu tiplerle iş tutanlar, yarın mahkeme salonlarında bu kişilerle yaptıkları WhatsApp yazışmaları, ses kayıtları ve arama kayıtlarıyla karşı karşıya kalabilir.

Benden söylemesi.”

Gazeteci Taha Hüseyin Karagöz:


“Medya her zaman bir güç oldu”

Kimi milli iradenin yanında oldu kimi karşısında. Turkuvaz Medya hiçbir zaman FETÖ ile mücadelede gözünü budaktan sakınmadı. Milli irade için çokça katkılar sundu.

Keza Sn. Serhat Albayrak, en zor dönemeçlerde dahi milim geri adım atmadı. Ve her şey herkesin gözü önünde yaşandı
Sn. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mücadelesinden ayrı bir yerde konumlandırılamaz
Hakikat tektir”

Gerisi lafı güzaf”

Youtube programcısı Adem Metan:

“Hayatımda Serhat Albayrak’la sadece iki kez karşılaştım. İkisi de uçaktaydı. Toplasanız 30 saniyelik iki kısa selamlaşmadan ibaret.
Ancak bir gerçeğin de teslim edilmesi gerekir. Özellikle FETÖ ile mücadelede ve 15 Temmuz sonrasında, birçok kişinin susmayı tercih ettiği, birçok medya kuruluşunun yönünü kestiremediği günlerde Serhat Albayrak safını açıkça belli etti.
Sn. Erdoğan’ın yanında durdu, mücadeleden geri adım atmadı ve bunun doğuracağı bedelleri göze aldı. Burası tartışmaya açık bir konu değildir.

Bugün yaşananları elbette zaman gösterecektir. Türkiye’de hiçbir hesap sonsuza kadar gizli kalmaz. Kimin hangi amaçla hareket ettiği, hangi planın parçası olduğu er ya da geç ortaya çıkar.”

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın