Erdoğan, önce gaz müjdesi verdi sonra ÖTV zammını imzaladı

Akaryakıtta uygulanan özel tüketim vergisi (ÖTV) tutarları Resmî Gazete’nin bugünkü sayısında yer alan Cumhurbaşkanı Kararı ile yeniden belirlendi. Erdoğan, kararın yayımlanmasından birkaç saat önce televizyonda gençlerle buluşmasında "(Doğu Akdeniz'den) şimdi güzel müjdeler de alıyoruz, bu müjdelerle beraber yakında inşallah petrol, doğal gaz, bunların haberini alırsanız şaşmayın" demişti.

Yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı’na göre akaryakıt ürünlerinden alınan ÖTV yüzde 54, yüzde 78 ve yüzde 189 oranında artırıldı.

Bu artış ile birlikte; 95 oktan kurşunsuz benzindeki ÖTV 1,3313 TL/lt, 98 oktan kurşunsuz benzindeki ÖTV 1,5836 TL/lt oldu. Motorinde ÖTV 1,2931 TL/lt olarak belirlenirken, otogazda ÖTV 0,8107 TL/kg oldu.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nden Prof. Dr. Murat Batı, litre/kilogram başına eski/yeni artış oranları ile ilgili hazırladığı listeyi sosyal medya hesabından paylaştı.

Resim

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından spekülasyonu önlemek adına başlatılan tavan fiyat uygulaması 17 Mayıs’ta sona ermişti. İki ay süren uygulama kapsamında devletin, her litre benzinde 1 lira 66 kuruş, motorinde ise 1 lira 33 kuruş ÖTV alacağı oluşmuştu. Akaryakıt ürünlerinden alınan özel tüketim vergisi oranlarında düzenlemeye gidilmesinin sebebinin bu olduğu öğrenildi.

Ekonomistlerden ilk yorumlar:

Vergi uzmanı Ozan Bingöl: “Önümüzdeki günlerde yeni zamlar gelebilir “

“Uzun zamandır akaryakıt artışları pompaya yansıtılmadan ÖTV’den karşılanıyordu. Gece yapılan düzenleme ile litrede; Benzin ÖTV 1,33₺, Motorin ÖTV 1,29₺’ye yükseltildi. Normal şartlarda; Benzinde ÖTV 2,52₺, Motorinde ÖTV 2,05₺’dir. Önümüzdeki günlerde bu farklar da kapanabilir.”

Merkez Bankası Eski Başekonomisti Prof. Dr. Hakan Kara:Mayıs ve Haziran’daki baz etkileri bu artışları emmeye yetebilir”

“Akaryakıt fiyatlarını temelde kur-petrol fiyatları ve vergiler belirler. Son dönemde kur ve petrol fiyatındaki artışlar vergi indirimi ile sınırlanarak pompa fiyatlarına yansıtılmıyordu (eşel mobil sistemi). Bu yolla enflasyondaki yaklaşık 1 puanlık ilave artış önlendi.

Resim

“Bu uygulama enflasyonda olumsuz baz etkilerinin yoğun olduğu Ekim-Nisan döneminde yapıldı. Yani bir anlamda yıllık enflasyondaki artış törpülendi. Fakat vergi gelirlerinde ciddi kayba yol açtığı için sürdürülemez bir durumdu. Nitekim bugün itibarıyla vergi oranları yükseltildi.

“Neden şimdi? Çünkü Mayıs-Haziran’da enflasyonda baz etkileri tersine dönüyor. Şöyle bir hesap var: Enflasyon baz etkisiyle düşecek. Fırsat bu fırsat vergi artışını araya sıkıştıralım. Hem bütçe gelirini artırıp hem de enflasyon görünümünü bozmadan bir taşla iki kuş vurabiliriz.

“Peki bu strateji işler mi? Mayıs-Haziran aylarında sorun çıkmayabilir çünkü kapanmalar nedeniyle fiyat artışları yavaşladı ve özellikle Haziran ayında olumlu baz etkisi belirgin. Bu nedenle yıllık enflasyonda fazla artış olmayabilir.

“Somut rakamlarla dökelim: Akaryakıt fiyatlarına gelen 55-67 kuruş zammın enflasyona doğrudan etkisi kabaca Mayıs ayında 0,1 puan Haziran ayında 0,2 puan olur.  Mayıs ve Haziran’daki baz etkileri bu artışları emmeye yetebilir.

“Fakat Temmuz’dan sonra ne yapılacağı belli değil. Merkez Bankası devreye girmezse enflasyon görünümü yine bozulabilir. Akaryakıttaki artışın TÜFE’ye etkisi dolaylı etkilerle birlikte 0,5 puana ulaşır. Birikimli kur ve maliyet etkileriyle enflasyon yine yükselebilir.”

Ekonomi gazetecisi İbrahim Kahveci: “Neden zam? Çünkü döviz yok”

“Bu zam ne anlama geliyor? Bütçe zaten ilk 4 ayda adeta paraya boğulmuş, faiz dışı fazla 73,4 milyar lira olmuştur (Geçen yıl -17,5 milyar TL açık). Buna rağmen neden zamlar… Çünkü döviz yok. Döviz yoksa faiz verelim. Faiz parasını güvenceye alıyorlar.”

Önceki İçerikSoylu’dan Peker’e: Uluslararası operasyon, edepsiz, aciz, keklenmiş
Sonraki İçerikDerin acziyet