Demokrat Vekil Ocasio-Cortez ‘İsrail Demir Kubbesi finansmanı’ oylamasında neden ağladı?

Temsilciler Meclisi’nin Demokrat üyesi Alexandria Ocasio-Cortez Cuma günü seçmenlerine bir mektup yazdı ve bu hafta çekimser oy kullandığı İsrail'in Demir Kubbe Hava Savunma Sistemini finanse eden yasa tasarısının görüşüldüğü oturumda neden ağladığını açıkladı.

“Evet, ağladım. Bu kararlardan etkilenen insanlarla hiçbir şekilde ilgilenilmemesine ağladım, bir kurumun sırf kendi siyasi rahatlığı için bu kadar değişken ve düşüncesiz olmasına ağladım.

“Partimizin en savunmasız, en tehlike altındaki insanlara ve  topluluklara karşı sık sık gösterdiğini hissettiğim saygısızlığına ağladım. Karşılıklı bir anlayış inşa etmek adına, gerekli çalışmaları yapmamız için oylamanın birkaç saat ertelenmesi zahmetine bile girilmedi.”

Demokrat vekilin mektubu, Temsilciler Meclisi’nin İsrail’in Demir Kubbesi için 1 milyar dolarlık yardım tasarısını sadece sekiz Demokrat ve bir Cumhuriyetçinin aleyhte oyuyla kabul edip Senato’ya iletmesini konu alıyor.

Ocasio-Cortez, tasarıya “çekimser” oy veren iki üyeden biriydi – yani “evet” veya “hayır” oyu kullanmadı.

Demir Kubbe finansmanı oylamasında, Ocasio Cortez ilk olarak “hayır” oyu vermiş, ancak Meclis Başkanı Pelosi ile arasında geçen uzun bir konuşmadan sonra oyunu “çekimser” olarak değiştirmişti.

Oylama sırasında ağladığı anlar kameralara yansıyan Cortez mektubunda yasama sürecinin “aceleye getirildiğini ve bunun çok ciddi etkiler yaratacağını” söyledi:

“Bu oylama topluluğumuzda, başka bir durumda bu tartışmalara anlayışla katılacak olan insanlar arasında gerçek bir panik ve korku duygusu yarattı ve Filistin’den Bronx ve Queens’e kadar her yerde insan hakları ve haysiyet mücadelesine sorumlu bir şekilde katılmamızı sağlayan iyi niyet dokusunun ciddi bir şekilde zedelenmesine neden oldu.

“ABD, Filistin halkına karşı süregelen insan hakları ihlallerini ele almak veya gündeme getirmek için hiçbir şey yapmadan İsrail hükümetine çok uzun bir süre boyunca koşulsuz yardım sağladı. Dürüst olacaksak, bu güç dengesizliğini İsrail ve Filistin hakkındaki bütün konuşmalarımızın merkezine oturtmak zorundayız.”