İran Sağlık Bakanlığı, cenaze törenlerine önümüzdeki günlerde yaklaşık 15 milyon kişinin katılmasının beklendiğini açıkladı. Cumartesi günü başlayan halkın vedası pazar günü de devam ederken, ikinci gün cenaze namazına ayrıldı. İran yönetimi ayrıca törene katılan yabancı heyetlere teşekkür etti.
Ancak Mücteba Hamaney, savaşın başladığı şubat ayından bu yana kamuoyunda görülmedi. Hafta içinde hayatını kaybeden eşi için düzenlenen özel törene de katılmayan yeni lider, bugüne kadar yalnızca İran medyasında yayımlanan yazılı mesajlarla destekçilerine seslendi.
CNN’e konuşan Katar’daki Georgetown Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Mehran Kamrava, cenaze törenlerinin yalnızca dini bir ritüel değil, aynı zamanda siyasi bir güç gösterisi olduğunu söyledi.
Kamrava’ya göre İran yönetimi, milyonlarca kişinin katıldığı törenlerle hem içeride hem dışarıda devlet mekanizmasının kesintisiz çalıştığı mesajını vermeye çalışıyor.
“Hükümet, kendi kamuoyuna devletin işlemeye devam ettiğini, yönetimin birlik içinde olduğunu ve her şeyin normal seyrinde sürdüğünü göstermek istiyor. Ancak artık yeni bir liderlikle” diyen Kamrava, cenaze törenlerinin İran’ın yeni yönetimine duyduğu “büyük güveni” yansıttığını belirtti.
Kamrava, Mücteba Hamaney’in cenazede bulunmamasına ilişkin güvenlik gerekçesini ise ikna edici bulmadığını söyledi. Diğer üst düzey isimlerin törenlerde yer aldığına dikkat çeken analist, Mücteba Hamaney’in daha önce yaralandığı yönündeki haberleri hatırlatarak, ortada güvenlik kaygılarının ötesinde başka nedenler olabileceğini ifade etti.
Trump: Cenaze boyunca ateşkes sürecek
ABD Başkanı Donald Trump, cenaze törenleri boyunca “hiçbir tarafın diğerine ateş açmayacağını” söyledi. Trump ayrıca İran’la yürütülen temasların cenaze törenlerinin tamamlanmasının ardından devam edeceğini açıkladı.
Arakçi, Hamas ve Hizbullah heyetleriyle görüştü
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, cenaze töreni öncesinde Tahran’da Hamas ve Hizbullah heyetleriyle ayrı ayrı görüştü.
Hamas Şura Konseyi Başkanı Muhammed Derviş başkanlığındaki heyet, Hamaney’in ölümü nedeniyle taziyelerini iletirken Gazze ve Batı Şeria’daki son duruma ilişkin bilgi verdi. Derviş, uluslararası toplumun Gazze’ye yaklaşımını “felaket” olarak nitelendirdi, İsrail’in hesap vermesi gerektiğini savundu ve İran’ın Filistin’e verdiği desteği övdü.
Arakçi ise İran’ın Filistin davasına desteğinin süreceğini yineledi.
İran Dışişleri Bakanı ayrıca Hizbullah’ın üst düzey siyasi isimlerinden Muhammed Fneiş başkanlığındaki heyetle de görüştü. Fneiş, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım’ın taziyelerini iletirken İran’ın Lübnan’a verdiği destek için teşekkür etti. Arakçi ise Hizbullah’ın direnişini övdü, öldürülen eski Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ı andı ve İran’ın, ABD ile varılan mutabakat doğrultusunda Lübnan’daki savaşın sona ermesi için çalışmayı sürdüreceğini söyledi.
Medvedev: Babülmendep de İran’ın elindeki stratejik koz
Cenaze töreni için Tahran’da bulunan Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, İran’ın yalnızca Hürmüz Boğazı’na değil, Babülmendep Boğazı’na da stratejik baskı unsuru olarak sahip olduğunu söyledi.
Daha önce Hürmüz Boğazı’nı İran için “nükleer silah kadar önemli stratejik bir varlık” olarak tanımlayan Medvedev, Babülmendep’i de İran’ın “yedek silahı” olarak niteledi.
Yemen, Cibuti ve Eritre arasında yer alan, Kızıldeniz’i Aden Körfezi ve Süveyş Kanalı’na bağlayan boğazdaki deniz trafiğinin bölgesel bir savaş halinde ciddi biçimde aksayabileceğini söyleyen Medvedev, “Umarım buna gerek kalmaz. Ancak bölgede çatışma arayan ülkeler bunu akıllarında tutmalı” dedi.
İran destekli Husiler daha önce Babülmendep’i kapatma tehdidinde bulunmuş, 8 Haziran’da ise Kızıldeniz’de İsrail gemilerine geçiş yasağı ilan etmişti.
Lübnan’da saldırı, Hürmüz’de tedirginlik
İsrail ordusu, cumartesi günü Güney Lübnan’da silahlı bir militanı öldürdüğünü açıkladı. Saldırı, İsrail ile Lübnan hükümeti arasında ABD arabuluculuğunda imzalanan ve İsrail’in güney Lübnan’daki iki bölgeden çekilmesini öngören mutabakatın üzerinden yaklaşık bir hafta geçtikten sonra gerçekleşti.
Öte yandan Hürmüz Boğazı’nda Umman kıyısını takip ederek ilerleyen bazı ticari gemilerin rotalarını aniden değiştirdiği görüldü. Daha sonra bazı gemiler İran kıyılarına daha yakın bir güzergâh izleyerek geçiş yaptı. Gelişme, boğazdaki güvenlik endişelerinin tamamen ortadan kalkmadığını gösterdi.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.