ABD siyasetinin dış politika ve güvenlik konularındaki en etkili isimlerinden Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham hayatını kaybetti.
Graham’ın ofisinin iletişim direktörü, senatörün cumartesi akşamı “kısa süren ve ani gelişen bir hastalığın ardından” öldüğünü duyurdu.
2003 yılından bu yana Güney Carolina eyaletini ABD Senatosu’nda temsil eden Graham, özellikle İsrail, İran, Türkiye ve Suriye konularındaki sert tutumuyla Amerikan dış politikasının en müdahaleci isimlerinden bir…
ABD’nin İsrail’e koşulsuz desteğini savunan, İran’a yönelik askerî operasyonların en ateşli destekçileri arasında yer alan Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, “kısa süren ani bir hastalık”la 71 yaşında öldü.
ABD siyasetinin dış politika ve güvenlik konularındaki en etkili isimlerinden Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham hayatını kaybetti.
Graham’ın ofisinin iletişim direktörü, senatörün cumartesi akşamı “kısa süren ve ani gelişen bir hastalığın ardından” öldüğünü duyurdu.
2003 yılından bu yana Güney Carolina eyaletini ABD Senatosu’nda temsil eden Graham, özellikle İsrail, İran, Türkiye ve Suriye konularındaki sert tutumuyla Amerikan dış politikasının en müdahaleci isimlerinden biri olarak öne çıktı.
İsrail’in en güçlü savunucularından biriydi
Graham, ABD Kongresi’nde İsrail’e en açık ve koşulsuz destek veren senatörlerin başında geliyordu.
Graham, seçim kampanyalarında Amerikan İsrail Kamu İşleri Komitesi’nin (AIPAC) de içinde bulunduğu İsrail yanlısı lobi çevrelerinden önemli siyasi ve mali destek aldı.
Kampanya finansmanı kayıtlarını izleyen kuruluşlara göre Graham’ın kariyeri boyunca İsrail yanlısı siyasi eylem komiteleri ve bağışçılardan aldığı desteğin toplamı 1 milyon doları aştı.
AIPAC ve bağlantılı siyasi ağlar da Graham’ı, İsrail’e askerî yardımın sürdürülmesi, İran’a karşı sert politika izlenmesi ve İsrailli yöneticilere yönelik uluslararası yaptırımlara karşı çıkılması gibi başlıklarda Kongre’deki en güvenilir müttefiklerinden biri olarak görüyordu.
İsrail’e yapılan askerî yardımların sürdürülmesini savunan Graham, Gazze Katliamı sırasında İsrail hükümetine yönelik uluslararası baskılara sert tepki gösterdi.
Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin İsrailli yöneticiler hakkında çıkardığı yakalama kararlarına karşı çıkan Graham, bu kararları uygulayacak ülkelere yaptırım uygulanması çağrısında bulundu.
Kasım 2024’te Kudüs’te düzenlediği basın toplantısında, İsrailli yöneticiler hakkındaki kararların uygulanmasına yardım eden Amerikan müttefiklerini açıkça tehdit etti.
İran’a karşı savaşı savundu
İran konusunda Amerikan siyasetinin en sert isimlerinden biri olan Graham, yıllar boyunca Tahran’ın yalnızca diplomasiyle durdurulamayacağını savundu.
2026’da ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaş sırasında da operasyonları destekleyen Graham, saldırıların İran’ın nükleer silah elde etmesini engellemek için “tam zamanında” gerçekleştirildiğini savundu. İran’ın petrol tesisleri ve askerî altyapısının hedef alınması gerektiğini dile getiren Graham, çatışmanın genişlemesinden çekinen Cumhuriyetçi isimlere karşı Trump yönetiminin yanında yer aldı.
Türkiye’ye yaptırım çağrılarının öncülerindendi
Graham’ın Türkiye ile ilişkileri ise uzun yıllar boyunca gerilimli seyretti. Türkiye’nin 2019’da Suriye’nin kuzeyinde başlattığı Barış Pınarı Harekâtı’na sert biçimde karşı çıkan Graham, Ankara’ya “yıkıcı yaptırımlar” uygulanmasını öngören bir tasarı hazırladı.
Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın almasına da karşı çıkan Graham, Ankara’nın F-35 savaş uçağı programından çıkarılmasını ve yaptırımlarla karşı karşıya bırakılmasını destekledi.
Aralık 2024’te Demokrat Senatör Chris Van Hollen ile birlikte “Türk Saldırganlığına Karşı Koyma Yasası” adı verilen bir yaptırım tasarısı sundu. Tasarı, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki askerî faaliyetlerini durdurmaması hâlinde Ankara’ya yeni yaptırımlar uygulanmasını öngörüyordu.
Graham zaman zaman Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye’nin NATO içindeki önemine ilişkin daha ılımlı açıklamalar yapsa da özellikle Suriye, S-400’ler ve Kürt gruplar konusunda Ankara’nın karşısında yer aldı.
Suriye’de SDG’nin en güçlü destekçilerindendi
Graham, Suriye Demokratik Güçleri’nin Washington’daki en güçlü destekçilerinden biriydi.
SDG’yi IŞİD’e karşı savaşta Amerika’nın temel kara gücü olarak gören Graham, ABD askerlerinin Suriye’nin kuzeydoğusundan çekilmesine ve bölgenin Türkiye ile Şam yönetiminin kontrolüne bırakılmasına karşı çıktı.
Trump’ın 2019’da Amerikan askerlerini Türkiye sınırından çekme kararını “felakete doğru gidiş” olarak nitelendiren Graham, bu kararın ABD’nin IŞİD’e karşı elde ettiği kazanımları yok edeceğini savundu.
Suriye’de Ahmed eş-Şara yönetimi ile SDG arasında çatışmaların yeniden şiddetlendiği 2026 başında Graham, SDG’ye yönelik herhangi bir geniş çaplı operasyonun ABD’den “güçlü bir karşılık” göreceği uyarısında bulundu.
Demokrat Senatör Richard Blumenthal ile birlikte ocak ayında “Kürtleri Koruma Yasası” adlı bir tasarı hazırlayan Graham, SDG’ye saldıran Suriye hükümeti yetkililerine, finans kuruluşlarına ve Şam yönetimine askerî ya da mali yardım sağlayan yabancı kişi ve kurumlara yaptırım uygulanmasını istedi.
Graham, Suriye ordusu ile Türkiye’nin SDG’nin kontrolündeki bölgelere ilerleyebileceğine dair haberleri “son derece rahatsız edici” olarak nitelendirerek hem Şam’ı hem de Ankara’yı açık biçimde uyarmıştı.
Trump’ın rakibiyken yakın müttefiki oldu
2016 başkanlık seçimlerinde Donald Trump’a karşı Cumhuriyetçi Parti’nin aday adaylarından biri olan Graham, seçim kampanyası sırasında Trump’a yönelik ağır eleştirilerde bulunmuştu.
Ancak Trump’ın başkan seçilmesinin ardından tutumunu değiştiren Graham, zaman içinde Trump’ın Senato’daki en yakın siyasi müttefiklerinden biri hâline geldi. Dış politika, savunma harcamaları, İran, İsrail ve Ukrayna gibi başlıklarda Trump yönetimine güçlü destek verdi.
Graham’ın ölümüyle boşalan Güney Carolina Senato koltuğuna yapılacak atama ve ardından izlenecek seçim süreci eyalet yasalarına göre belirlenecek.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.