Anasayfa / Dünya / Kral’dan demokrasi dersi: “Denge ve Denetim Bizim Ortak Genetiğimizdir”

Kral’dan demokrasi dersi: “Denge ve Denetim Bizim Ortak Genetiğimizdir”

Birleşik Krallık Kralı III. Charles, ABD Kongresi’ne hitap etti. En çok alkışı “denge ve denetleme” vurgusu aldı. Charles, İngiliz mizahıyla Kongre üyelerini güldürdü.
3

Konuşmasına, ABD ile Birleşik Krallık arasındaki devrim dönemine esprili bir dille değinerek başlayan Kral Charles, 250 yıl önceki ayrılığa dair şu ifadeleri kullandı:

“Sayın Başkan, bu benim büyük Cumhuriyet’in başkenti Washington DC’ye ilk ziyaretim değil. Aslında bu Amerika Birleşik Devletleri’ne yirminci, Kral ve İngiliz Milletler Topluluğu Başkanı olarak ise ilk ziyaretimdir. Burası, ortak tarihimizdeki bir dönemi ya da Charles Dickens’ın tabiriyle “İki George’un Hikayesi”ni simgeleyen bir şehirdir.

İlk Başkan George Washington ve benim beş kuşak önceki büyük büyükbabam Kral III. George. Kral George, bildiğiniz gibi Amerika’ya hiç ayak basmadı. Sizi temin ederim ki, burada sinsi bir artçı harekatın parçası olarak bulunmuyorum.

Kral’ın konuşmasının en can alıcı kısmı, denge ve denetime yaptığı vurgu oldu. Bu atıfta önce ayağa Kongre’nin Demokratları kalkıp alkışa başladı:

“Kurucu babalarımız, bir davası olan cesur ve yaratıcı isyancılardı. İki yüz elli yıl önce ya da Birleşik Krallık’ta dediğimiz gibi “geçen gün”, çatışan güçleri dengeleyerek ve farklılıklarından güç alarak, on üç ayrı koloniyle bağımsızlıklarını ilan ettiler. Yaşam, özgürlük ve mutluluk arayışına dayanan devrimci bir anlayışla bir ulus inşa ettiler.
Beraberlerinde İngiliz Aydınlanması’nın büyük mirasını, İngiliz Ortak Hukuku ve Magna Carta’da daha da derin kökleri olan idealleri de taşıdılar. Bu kökler derindir ve hala hayati önemdedir. 1689 tarihli Haklar Bildirgesi (Bill of Rights), sadece anayasal monarşimizin temeli olmakla kalmamış, aynı zamanda 1791 tarihli Amerikan Haklar Bildirgesi’nde -genellikle kelimesi kelimesine- tekrarlanan pek çok ilkenin de kaynağı olmuştur.

Ve bu kökler tarihin daha da derinlerine uzanmaktadır. ABD Yüksek Mahkemesi Tarih Topluluğu’nun hesaplamalarına göre Magna Carta, 1789’dan bu yana en az 160 Yüksek Mahkeme davasında, özellikle de bir ilkenin temeli olarak kaynak gösterilmiştir:

Yürütme gücünün denetleme ve dengeleme mekanizmalarına tabi olduğu ilkesi.

İşte bu nedenle, 1215 yılında Magna Carta’nın imzalandığı Runnymede’deki Thames Nehri kıyısında bir taş anıt durmaktadır. Bu taş anıt, bu antik ve tarihi alanın bir dönümlük arazisinin, özgürlüğe olan ortak kararlılığımızı simgelemek ve Başkan John F. Kennedy’nin anısını yaşatmak amacıyla Birleşik Krallık halkı tarafından Amerika Birleşik Devletleri’ne verildiğini kaydeder.”

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın