Lavrov: PYD’nin Cenevre’ye katılmaması haksızlık olur

 

Lavrov, Moskova’da düzenlediği yıllık basın toplantısında Suriye için yapılacak Cenevre görüşmeleri hakkında, "Suriye barış görüşmelerinde bazı katılımcılar kabul edilemeyecek bir tarzda kaprisli davranıyor ve müzakere etmeyi reddediyor. Bazıları başkalarıyla aynı masaya oturmak istemiyor. Bu kaprisler hoş görülemez ve aslında tehlikelidir" dedi.

 

Türkiye’nin PKK’nın Suriye’deki kolu olduğu gerekçesiyle terörist olarak kabul ettiği PYD, ABD ve Rusya’nın sahada desteğini alıyor. PYD’nin Cenevre görüşmelerine katılımına Türkiye ve ılımlı muhalefetin çatı örgütü SMDK kesinlikle karşı çıkıyor. Rusya ise PYD’nin de katılması konusunda ısrarcı. Lavrov, “Suriyeli Kürtler olmadan anlaşmaya varılması imkânsız” diyerek Moskova’nın ısrarını yineledi. ABD’nin de ‘IŞİD’le mücadelede en aktif rolü oynayan müttefiklerini göz ardı etmeyeceğini umduğunu’ söyledi:

 

"Suriyeli Kürtler olmadan anlaşmaya varılması imkansız. Suriyeli Kürtler kilit bir bölgede nüfusun yüksek bir oranını oluşturuyor. Neden onları davet etmemeliyiz diyorlar? Çünkü Esed ile savaşmıyorlar. Müzakereler ateşkesle ilgili, terörizmle mücadelenin etkinliğini artırmakla ilgili. Onlar olmadan nasıl bir siyasi süreç işletebiliriz? PYD, bölgedeki en önde gelen Kürt partisidir ve terörizmle en aktif şekilde mücadele ediyorlar. Onları davet etmemek ciddi bir hata olur, onları davet etmeden nasıl Suriye’de reformdan bahsedebiliriz? Elbette buna karar vermek bizim değil, De Mistura’nın hakkı. Umuyoruz ki BM Genel Sekreteri ve De Mistura, Kürtleri müzakere sürecinin dışında tutmaya karar verenlerin yanında olmamaları gerektiğini anlama sorumluluğu gösterirler."

 

"PYD'nin katılmaması haksızlık olur"

 

"Biz Kürtlerin bölge tarihinde önemli rol oynayan ve Irak, Suriye, İran ve Türkiye’de nüfusun bir bölümünü oluşturan çok önemli bir halk olarak görüyoruz. Kürtler şu an da IŞİD’le mücadelede en etkili halktır. Biz Suriye ve Irak hükümetlerinin terörizmle mücadelesini desteklemeye Ağustos 2014’ten çok önce, ABD’nin sözde koalisyonu kurmasından çok önce başladık. Terörizm tehlikesi geldiğinde en başta Suriye ve Irak’a askeri yardım tedarik ettik. Bunu merkezi yönetim üzerinden, Bağdat üzerinden yaptık. Irak’ta Kürtlerle Araplar arasındaki, Sünnilerle Şiiler arasındaki süreci biliyoruz, parçalara ayrılmaya çalışılıyor. Bu çok tehlikeli ve biz buna karşıyız. Bazı Batı ülkeleri doğrudan Kürtleri destekliyor."

 

"Salih Müslim’in lideri olduğu PYD de ABD’nin müttefiki. ABD bu Kürtlere, terörizmle savaşma kapasitelerini artırmak için doğrudan askeri yardımda bulunuyor. Militanları ABD tarafından destekleniyor. Suriye’de terörizm hepimizin ortak sorunu, bu sebeple Suriye’deki müzakere sürecine katılmamalı haksızlık olur ve yapıcı olmaz. PYD, Suriye’de IŞİD’le mücadelede en etkili müttefik. Umarım ABD bunu göz ardı etmez.”

 

‘Rusya’nın müdahalesi olayların akışını tersine çevirdi’
 

Moskova, Beşar Esed rejiminin en büyük destekçilerinden, Eylül ayı itibariyle hava bombardımanıyla rejimin ordusuna yardım ediyor. IŞİD’le mücadele kapsamında Suriye hava sahasına giren Rus uçakları, bugüne kadar çoğunlukla ılımlı muhaliflerin ve Türkmenlerin olduğu bölgeleri bombaladı.
 

Lavrov basın toplantısında bu konuya da değindi ve ‘Rus Hava Kuvvetlerinin müdahalesinin olayların akışını elle tutulur şekilde tersine çevirdiğini’ söyledi. “Bunun sonucu olarak ne olduğuna dair daha net bir resim ortaya çıktı, kim teröristlerle savaşıyor, kim onların suç ortağı gibi davranıyor, kim onları tek taraflı, bencil çıkarları için kullanmaya çalışıyor, artık net bir şekilde görülüyor” dedi.
 

Rusya, Nusra ve IŞİD ile birlikte ılımlı muhalefeti de Esed rejimine karşı savaştıkları için ‘terörist’ kabul ediyor. Rusya’nın terörist kabul ettiği bu gruplar Türkiye, Suudi Arabistan, Katar ve kısmen ABD tarafından da destekleniyor.

 

Kaynak: Al Jazeera

Önceki İçerikCumhurbaşkanı Erdoğan bu kez kaymakamlarla buluşuyor
Sonraki İçerikABD’den Putin’e yolsuzluk suçlaması