‘128 milyar dolar nasıl eritilir’in fikir babası kim?

‘128 milyar dolar nerede?’ sorusu cevabını beklerken, şimdi de bir başka soru kamuoyunun gündemine girdi: 128 milyar doları arka kapıdan satıp eritme fikri kimden çıktı? İki ekonomi yazarı bu soruya farklı cevaplar veriyor. Erdal Sağlam’a göre ‘fail’ Boğaziçi kökenli bir ‘zeki çocuk’, bir Merkez Bankası mensubu. Barış Soydan ise fikrin öz be öz Berat Albayrak’ın malı olduğu kanaatinde.

‘128 milyar dolar nerede?’ sorusu tüm yakıcılığıyla kamuoyunda cevap beklerken rezervlerin eritilmesi fikrinin babasının kim olduğu tartışması da başladı.

Erdal Sağlam 30 Nisan’da dw.com internet sitesinde yayımlanan ‘128 milyar doları eritme fikri kimden çıktı?’ başlıklı yazısında fikrin sahibinin “bir Boğaziçili zeki çocuk” olduğunu iddia etti. Barış Soydan ise bugün (6 Mayıs) T24’te yayımlanan ‘128 milyar doları satma fikri sahiden Boğaziçili iki ekonomistten mi çıktı?’ başlıklı yazısında Sağlam’ın yazısına dikkat çekerek, farklı bir iddiada bulundu. Soydan’a göre bu öz be öz Berat Albayrak’ın kendi fikri.

Erdal Sağlam’ın yazısının ilgili bölümü şöyle:

“Döviz rezervinde arka yol kurnazlığını bulan kişinin kim olduğu hakkında kulislerde çeşitli bilgiler dillendiriliyor. Kimisi, Merkez Bankası üst yönetiminde bulunan Boğaziçi Üniversitesi kökenli iki iktisatçının birlikte bu fikri geliştirdiğini söylerken; kimileri ise bu kişinin eski Bakan Berat Albayrak’ın danışmanlığını yapan Koç Üniversitesi’nden genç bir iktisatçı olduğunu düşünüyor. Asıl üzerinde durulan ‘kurnaz iktisatçı’ ise Merkez Bankası üst yönetimindeki iki Boğaziçi Üniversitesi kökenli yöneticiden biri. Faiz kararlarının verildiği Para Politikası Kurulu’nda da yer alan bu kişi, yaklaşık beş yıldır dört ayrı Merkez Bankası başkanıyla görev yapıyor. Hatta bir dönem Albayrak tarafından Merkez Bankası’nın başına getirileceği konuşulmuştu. Ancak neden başkan olarak atanmadığı, buna neyin engel olduğu da ayrı bir tartışma konusu olmuştu.”

‘Patrona büyük paralar kazandırdı’

Sağlam yazısında bu ‘kurnaz iktisatçı’nın ismini zikretmese de onun hakkında ayrıntılı bilgi veriyor. Sağlam, yazısına şöyle devam ediyor:

“Bu iktisatçının özgeçmişinde, İngiltere’de master ve doktorasını yaptığı, bir müddet Londra’da uluslararası bankalarda çalıştığı yazılı. Bu iktisatçıyı asıl öne çıkaran görevi ise bankacı kökenli bir büyük iş insanının kurduğu üniversitede, bir bakanlıkla ile birlikte oluşturulan risk yönetimi biriminin yöneticiliği. Akademik çevrelerde o dönemde ‘Patrona, özel portföyünü yöneterek büyük paralar kazandıran’ bir kişi olarak biliniyordu. Yine aynı görevi sırasında bu kişinin masasında sürekli olarak ‘simge haline gelmiş bir gazete’yi bulundurduğu konuşuluyordu. İşbirliği yaptıkları Bakanlık’ta 15 Temmuz darbe girişimi sonrası görevlerinden alınan bazı kişilerin de bu iktisatçıya yakınlığına o dönem dikkat çekiliyordu.

“2016 yılında, Merkez Bankası üst yönetimine bu kişinin ataması, Wikileaks belgelerinde de yer aldı. Dönemin Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya, bu atama konusunda o dönem sorumlu Bakan olmadığı halde, Berat Albayrak’a bilgi veriyordu.

“2020 yılında 4 yıllık süresi dolduğu için yeniden atanan bu yöneticinin adı, Murat Uysal’ın Merkez Bankası Başkanlığı’na atanmasında tekrar gündeme geldi. Uysal’ın yapılacağı açıklanan ilk basınla tanışma toplantısı iptal edilince, ‘Albayrak’ın Merkez Bankası adına konuşmaları bu kişinin yapmasını istediği’ bazı gazetelerde yer almıştı. Hatta ‘Gölge Başkan’ denilmeye başlanmıştı.”  

‘Kurnaz iktisatçı’ Ağbal’ın sesini kaydedip Cumhurbaşkanına iletti mi?

Erdal Sağlam yazısının son bölümünde ‘kurnaz iktisatçı’yla ilgili en güncel söylentileri de aktarıyor:

“Bu kişiyle ilgili son söylentiler ise ‘Naci Ağbal’ın sürpriz biçimde Merkez Bankası başkanlığından alınması’ sonrasında kulislere sızdı. Ağbal’ın ‘128 milyar dolarlık rezervin nasıl ve kimlere satıldığı konusunda Merkez Bankası bünyesinde araştırma birimine talimatı verdiği için görevinden alındığı’, ilk kez uzun süre ekonominin başında olan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan tarafından dile getirildi. İşte bu talimat ile ilgili Cumhurbaşkanlığı’na bilgi veren kişinin bu yönetici olduğu söylenmeye başlandı. Söylentilere göre bu yönetici, Ağbal’ın araştırma birimine talimatı verdiği sırada aynı ortamda bulunuyormuş ve Ağbal’ın talimatını telefonuyla kaydedip bu kaydı Albayrak kanalıyla Cumhurbaşkanlığı’na iletmiş.”

Ezber bozucu ‘köklü siyasal ideoloji’

Sağlam’ın bu iddiasına karşılık Barış Soydan T24’te bugün yayımlanan yazısında, şöyle diyor:

“AKP’nin son dönemine damga vuran ekonomi politikaları da bence iki bürokrata değil köklü bir siyasal ideolojiye dayanıyor. Batı’nın sadece siyasi kurumlarına değil, ekonomik kurum ve kurallarına da şüpheyle yaklaşan, yabancıların ta Abdülhamit’ten bu yana Türkiye’nin gelişimini engellemeye çalıştığına inanan, ilhamını Türk-İslam sentezinden alan bir düşünceden. Köklü, devlette, toplumda çok sayıda temsilcisi bulunan bir ideoloji bu. Ekonomide bu bakışın temsilcisi Berat Albayrak’tı. Hazine ve Maliye Bakanı olmadan önce Sabah’ta yazdığı köşe yazıları, temsilcisi olduğu dünya görüşünün ekonomiye bakışını detaylandırmıştı. Adeta bakan olduğunda uygulayacağı politikaları önceden haber vermişti.”

Sabah’taki köşe yazıları

Soydan, bu iddiasını Berat Albayrak’ın bakan olmadan önce Sabah gazetesinde ilki 10.02.2014, sonuncusu 28.09.2015 tarihinde yayımlanan haftalık köşe yazılarına dayandırıyor.

“İlk yazısından bir ay sonra, 17.03.2014’te yayımlanan yazısının başlığı dikkat çekiciydi: ‘Aktif Kur Politikası’. Albayrak bu yazısında yıllardır uygulanan kur politikasının yanlış olduğunu söylerken dalgalanmaları sert müdahalelerle dizginlemeye çalışmanın ekonomiye zarar verdiğini belirtiyordu. Albayrak’a göre ‘Süreçleri, eskide kalmış bazı ekonomi kitaplarındaki teorilerin üç beş denklemiyle anlayıp yorumlamak artık yeni siyasi resim ve kur politikası çerçevesinde değerlendirilemez’di. Çözüm önerisini de aynı yazısında veriyordu: ‘Aktif kur politikası uygulamak, değerleme ve buna bağlı süreçleri bu dengede yürütmek artık elzemdir.’

Oyunu bozmaya gelen ‘Mektebin Alaylısı’

Soydan yazısının devamında Albayrak’ın Sabah’ta ‘Mektebin Alaylısı’ mahreciyle yazdığı bir dizi yazıya daha dikkat çekiyor ve yazısının sonunda durumu şöyle özetliyor:

“Albayrak ‘oyunu bozmaya’ gelmekte olduğunu Sabah gazetesindeki köşe yazılarında açık bir dille yazmıştı. Düşünceleri netti; ona göre ülke ezberlere teslim edilmiş, aynı krizlere aynı refleks ve yöntemlerle tepki vererek büyük kayıplar yaşamış, perde arkasını göremeyen yöneticiler ve kurumlar ellerindeki araçları kullan(a)mamış ve lobiler savaşlardan galip çıkmaya alışmıştı.

“Albayrak ‘ezber bozan’ bir ekonomik modeli, merkezileşmiş ve siyasetin tam kontrolünde bir ekonomi yönetimini, özellikle döviz ve kur konusunda sınır tanımayan inovasyonla çözümler üretilmesinin gereğini, aktif bir kur politikasının oyunu değiştiren bir adım olacağını, Merkez Bankası başta olmak üzere yeni ekonomik modelin ve Yeni Türkiye’nin önünde duran bürokratik yapıların yıkılmasının gerektiğini açıkça ve tekrar tekrar vurgulamıştı. Yıllarca beklediği görev kendisine 2018 yılı Temmuz ayında verildiğinde tüm bu yazdıklarını ve daha fazlasını hayata geçirmeye başladı…”

Önceki İçerikSedat Peker ikinci videoda baba oğul Ağar’ları bir cinayetten sorumlu tutuyor
Sonraki İçerikOral Çalışlar anlatıyor: “Sen hayal görüyorsun Oral, bizi idam edecekler”