Anasayfa / Dünya / Fransa klimayla barışmaya çalışıyor: Çok çirkin, çok gürültülü, çok Amerikan

Fransa klimayla barışmaya çalışıyor: Çok çirkin, çok gürültülü, çok Amerikan

Sıcak hava dalgaları can almaya başlayınca, klimaya yıllarca burun kıvıran Fransa’da tablo değişti. Mağaza önlerinde itiş kakışlar, siyasi partiler arasında sertleşen tartışma ve 2027 seçimlerine damgasını vuracak yeni bir cephe.​​​​​​​​​​​​​​​​

Paris bölgesindeki Lidl mağazaları önünde klima almak isteyen düzinelerce kişi kuyruğa girdi. Paris’in banliyölerinden Aubervilliers’de kapılar kalabalığın baskısıyla açıldı ve alışverişçiler arasında itiş kakış yaşandı.

Bazı müşteriler ezildiklerini ve klima alamadan mağazadan ayrıldıklarını anlattı.

Fransız hanelerinin sadece yaklaşık %24’ünde klima bulunuyor — bu oran iki yıl önce %18 iken artmış olsa da, İtalya’daki %50’lik orana göre hâlâ oldukça düşük. Okullarda durum daha da kötü: okulların sadece %7’sinde klima var ve geçtiğimiz hafta sınıflardaki sıcaklık dayanılmaz hale gelince birçok okul kapılarını kapattı. Sağlık yetkilileri, Haziran ayındaki sıcak dalgasının zirvesinde altı günde 2.000’den fazla fazladan ölüm kaydedildiğini bildirdi.

Kültürel Direniş ve Yasal Engeller

Fransızlar klimayı geleneksel olarak çirkin, gürültülü, gereksiz ve “Amerikan” bir şey olarak görüyor. Ayrıca klimalı havanın insanı hasta ettiğine dair yaygın bir inanış da mevcut. Bunun yerine Fransız mimarisi kalın taş duvarlar ve kepenkli pencereler gibi pasif serinletme yöntemlerine dayanıyor.
Bürokrasi de büyük bir engel. Paris’in 19. yüzyıldan kalma binalarında, çatı ve cephelerin görünümünü koruyan miras kuralları nedeniyle sakinler dış klima üniteleri takma izni alamıyor. Ortak mülkiyetli binalarda sabit ünite takmak için yönetim kurulu onayı gerekiyor; onaysız yapılan kurulumlar zorla söktürülebiliyor.

2027 cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken klima meselesi siyasi bir çekişme alanına dönüştü:
• Marine Le Pen’in Ulusal Birlik (National Rally) partisi klima konusunda en gürültülü ses oldu; tüm okul ve hastanelere klima takılmasını ve 30-40 milyon hane için 23 milyar dolarlık faizsiz, devlet garantili kredi çağrısında bulundu.
• Yeşiller, geleneksel olarak klimaya en şüpheci kesim olsalar da, parti lideri Marine Tondelier en azından bazı okul ve hastanelerde soğutmanın artık gerekli olduğunu kabul ediyor.
• Jean-Luc Mélenchon (Boyun Eğmeyen Fransa) her yere klima takmanın “daha fazla zarara” yol açacağı uyarısında bulundu.
• Hükümet ortada bir yol izliyor: hastaneler için acil klima onayı verirken, Fransa’nın yalıtım odaklı sıcaklıkla mücadele yaklaşımını terk etmiş görünmemeye çalışıyor.

Tartışmanın ne kadar gerginleştiği, Yeşillerin geçen Perşembe hükümetin sıcak hava dalgasına müdahalesi konusunda gensoru önergesi vermesiyle ortaya çıktı. Önergenin geçmesi beklenmiyor, ancak konunun ne denli siyasallaştığını gösteriyor.

Klimaya karşı çıkışın bir dayanağı da iklim değişikliğine katkısı. Ancak Fransa’da bu argüman ülkenin enerji karmasına çarpıyor: Fransız elektriğinin yaklaşık %95’i düşük karbonlu kaynaklardan geliyor, bunun üçte ikisi nükleer enerjiden sağlanıyor. Bu nedenle Fransa’da klima çalıştırmanın karbon maliyeti, fosil yakıtların hâlâ büyük paya sahip olduğu Polonya veya Almanya gibi ülkelere kıyasla çok daha düşük.
Yoğun klima kullanımı, atık ısı yoluyla şehir sıcaklıklarını yükseltebiliyor — bu, küresel ısınmadan farklı, yerel bir etki olsa da, klimaya erişimi olanlar ile olmayanlar arasındaki eşitsizliği artırıyor. Çevre aktivistleri ise tartışmanın “klima ya da klima değil” ikiliğine indirgenerek asıl nedenden çok sonuçlara odaklanıldığını savunuyor.

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın