“Göçmenlerin araçtan inmelerine rağmen ateşe devam edilmesi sebebiyle ölüm ve yaralanmalar meydana gelmiştir”

İHD, ÖHD, KESK ve Serhat Göç-Der’in 3 Haziran’da Van’ın Saray ilçesinde göçmenleri taşıyan minibüse ateş açılması hakkında hazırladığı rapor yayımlandı. Raporda “Van Valiliğinin açıklamasının aksine seken kurşundan dolayı ölüm ve yaralama olayı meydana gelmemiş olup, aracın hedef alınması ile araçtan göçmenlerin inmelerine rağmen ateşe devam edilmesi sebebiyle ölüm ve yaralanmalar meydana gelmiştir” denildi. Mustafa Yeneroğlu İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun cevaplaması isteğiyle soru önergesi verdi.

3 Haziran’da Van’ın Saray ilçesinde göçmenleri taşıyan bir minibüse jandarma ve korucular tarafından ‘dur’ ihtarına uymadığı gerekçesi ile ateş açılmış, bunun üzerine minibüste bulunan göçmenlerden ölenler ve yaralananlar olmuştu.

Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Van Şubesi, İnsan Hakları Derneği (İHD) Van Şubesi, Van KESK Çocuk Hakları Komisyonu, Serhat Göç-Der’den oluşan bir heyet olayın yaşandığı yere ulaştı ve araştırma, inceleme, gözlem ve tespitler yaparak bir rapor hazırladı.

Raporda şu noktalar öne çıktı:

“Tanık anlatımları, olayın yaşandığı süreçte çekilen fotoğraf ve video kayıtlarından, olay sonrası heyet tarafından yerinde yapılan incelemelerden gerek bu rapora konu olay sebebiyle göçmen kaçakçılığı suçu işleyenler ve gerek yol kontrolünü köyün orta yerinde ve okul önünde yapan kolluğun çeşitli milletlere mensup göçmenlerden birinin hayatını kaybetmesi ve çok sayıda göçmenin de yaralanmalarında sorumlu ve kusurlu oldukları anlaşılmıştır.

“Van Valiliğinin açıklamasının aksine seken kurşundan dolayı ölüm ve yaralama olayı meydana gelmemiş olup, aracın hedef alınması ile araçtan göçmenlerin inmelerine rağmen ateşe devam edilmesi sebebiyle ölüm ve yaralanmalar meydana gelmiştir.

“Olayda, araçta olan göçmenlerin akıbeti hakkında kolluk kuvvetleri heyetimizin bilgi edinmesini engellemiştir. Zira hastanede olan yaralı göçmenlerle görüşmelere izin verilmemiştir. Köy içerisinde bulunan ve olaya müdahale eden Jandarma Komutanlığı bu olay hakkında kendileriyle bilgi amaçlı görüşme talebimizi olumsuz cevaplamışlardır. Bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde olayda şüpheli sıfatıyla kolluk kuvvetlerinin bulunması sebebiyle adli soruşturmanın sağlıklı yürütülmesinde kuşku duyulmuştur.

“Olayda bahsi geçen aracın sadece tekerlerine ateş açılmadığı, aracın teker üstü ve cam altı bölümlerinde kurşun delikleri olduğu, araç yakıt deposunun dahi zarar gördüğü, yakıtın olay yerine döküldüğü anlaşılmıştır.

“Bahse konu araca yönelik takip yapılmadığı gibi uyarı atışlarının yapıldığına dair bir bilgi edinilmemiştir. Ayrıca aracın çıkmaz sokağa girdiği, aracın yönünün olduğu taraftan kaçma ihtimalinin bulunmadığı, aracın kontrol noktasını geçtikten sonra da durdurulmasının olanaklı olduğu, silah kullanılmasını gerektirecek bir durum olmadığı heyetimizce gözlemlenmiştir.

“Video kayıtlarından, olay yerindeki kan miktarının ve yayılım alanının da tanık anlatımlarına denk düştüğü gözlemlenmiştir.”

Yeneroğlu’ndan soru önergesi: “Silah kullanma yetkisinin sınırlarını aşan personele idari soruşturma açılmış mıdır?”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu konuyu Meclis gündemine taşıdı.

Yeneroğlu, önergesinde İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun cevaplaması talebiyle şu sorulara yer verdi:

“Bir kadın ve beş yaşlarındaki bir kız çocuğunun öldürüldüğü ve on yedi göçmenin yaralandığı olaya ilişkin fotoğraflar ile belli olmasına rağmen ilgili valilikçe yapılan açıklamada neden yalnızca bir ölü ve on iki yaralıdan söz edilmiştir?

“Kaçarken çıkmaz sokağa giren minibüsün şoförünün kaçmış olmasına ve göçmenlerin kaçma imkânı kalmamasına rağmen iki korucu ve bir uzman çavuş yaylım ateşinde bulunmaya devam etmiş midir? Yaklaşık 40-50 el ateş edilmiş midir?

“Silah kullanma yetkisinin sınırlarını aşarak, gerekmediği hâlde ateş açan ve bir kadın ile bir çocuğu öldüren iki korucu ve bir uzman çavuş hakkında idari soruşturma açılmış mıdır?”