Ana SayfaHaberlerGündemCHP'den koalisyon iddiası

CHP’den koalisyon iddiası

 

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, gündemi değerlendirdi. AK Parti'li ve MHP'li yetkililerden gelen bazı açıklamaları, "adeta bir puzzle'ın parçaları şeklinde" diye nitelendiren Özel, "İki partinin birbiriyle teması olmadığı söyleniyor ama görünen o ki AKP ve MHP, fiilen yürüttükleri koalisyonun adını koyacak, önümüzdeki günlerde bir protokolle karşımıza çıkacak. Ardından da partili cumhurbaşkanlığı teklifini toplam milletvekili sayısı 356 olacak şekilde referanduma götürmeye çalışacaklar" dedi.

 

Özel, iki partiden gelen açıklamaların, "önümüzdeki yaz Türkiye'nin neleri konuşacağını, siyasetin nelere gebe olduğunu açıkça gösterdiğini" belirtti.

 

MHP'nin 80 milletvekiliyle kurmadığı koalisyonu, 40 milletvekili ile kurarak bir iktidar ortaya koymak ve kendi iç karışıklığından kurtulmak istediğini savunan Özel, "Üç dört tane MHP'li bakan için AKP'li cumhurbaşkanına 'evet' demek üzereler. MHP'nin çok değerli seçmenlerine, MHP'nin çok değerli üyelerine, önümüzdeki yaz izleyecekleri filmin bir fragmanını şimdiden sunalım. Üç dört tane MHP'li bakanla, 'Biz iktidar olduk, parti içinde başka bir iktidar yarışına, arayışına ihtiyaç kalmadı' demek için AKP'li cumhurbaşkanına razı oluyorlar" diye konuştu.

 

"Cumhuriyet'e ihanettir"

 

Özel, bir gazetecinin "Partili cumhurbaşkanlığı modeline CHP'nin bakışı nedir?" sorusuna şu, yanıtı verdi:

 

"Partili cumhurbaşkanı modeline, bugüne kadar başkanlık sistemine karşı çıkan, parlamenter sistemi savunan ve anayasanın ilk dört maddesinin değiştirilmemesi gerektiğini söyleyen ve çarenin, bugün yıpratılan saray eliyle yozlaştırılmaya, işlevsizleştirilmeye çalışılan parlamenter sisteme sahip çıkmak olduğunu söyleyen herhangi bir partinin destek vermesi, Cumhuriyet'e ve bu Meclis'e ihanettir.

 

Taraflı bir cumhurbaşkanı yani bu kadar AKP üyesi, 317 AKP milletvekili, 27 bakan, bir başbakan yetmiyor, partiyle bağı kopmuş olan bir kişinin AKP'li olmasına gerek var, ülkeyi kurtarmak için. Böyle bir şey olabilir mi? 'Yaratılan kaos, yaratılan çaresizlik ortamı ve sonunda başkanlık sistemine evet dedirtemediğimiz yerde, bir başka ambalajla ona bir adım yaklaşacağımız, partili cumhurbaşkanıyla sistemi biraz daha tahrif edelim, sistem biraz daha aşınsın, daha sonra buna bir öneri olarak başkanlık sistemini yeniden halkın iradesine dayatırız' yaklaşımını açıkçası doğru bulmuyoruz. Bunu hem Cumhuriyet'e hem Cumhuriyet değerlerine bir ihanet olarak görüyoruz. Tüm partilerin tabanlarının da bunu böyle değerlendirmeleri gerektiğini düşünüyoruz."

 

Dokunulmazlık dosyaları

 

CHP'nin dokunulmazlıklar konusunda tavrını değiştirip değiştirmeyeceğinin sorulması üzerine ise Özel, CHP'nin dokunulmazlıklarla ilgili tavrının baştan beri aynı noktada olduğunu belirtti. Özel, şöyle devam etti:

 

"AKP'nin tavrında bir değişiklik olacak mı bilmiyoruz, onu izleyeceğiz. Ama CHP, bunun dokunulmazlıkları ortadan kaldıran bir anayasa değişikliği olduğunun farkında. Bu sebeple bir parti kararı, bir grup kararı alınamayacağını biliyoruz. Milletvekilleri önlerindeki metne, partilerinin programına, kendi vicdanlarına ve siyasal konjonktüre bakarak, özgür iradeleriyle, iki türlü kapalı oylamada oylarını kullanacaklar. Bu konuda bir parti kararı söylememiz, dayatmamız, telkin etmemiz kesinlikli mümkün değildir. Bu konuda çok açık ve netiz."

 

Özel, "AK Parti'nin, MHP'nin desteğini alması halinde bir referandum aritmetiği ortaya çıkıyor. Ufukta hem bir erken seçim hem de bir referandum mu gözüküyor?" sorusuna ise şu, karşılığı verdi:

 

"Partisinin içindeki bir genel başkanlık seçiminden korku ve telaşa kapılmış olan bir partinin muhalefet etmesi gerekirken ve muhalefet edilecek bu kadar sağlam argümanlar, sağlam kanıtlar, sağlam ihlaller ortadayken, dönüp de 'her teklife açığım, bu tekliflerin sonucunda bir hukuk oluşturalım, bu da hükümet olsun' diye, 'beni yanına al, kollarını aç, sana geliyorum' demesinin bir başka ifadesi yok herhalde. Diğer yandan da (Nurettin) Canikli, bayram değil seyran değil, 'Haziran ayında bir anayasa değişikliğini hayata geçirerek partili cumhurbaşkanlığını getireceğiz' diyor. Neyine güveniyorsun? Herhalde hazirandaki koalisyon ortağına güveniyordur. Başka güvenecek bir şey yok."

 

AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, önceliklerinin partili cumhurbaşkanlığını öngören 4-5 maddelik bir anayasa değişikliği olduğunu söylemiş, en geç haziran ayı ortasında teklifi getireceklerini belirtmişti.

 

CHP heyetinin Kilis ziyareti

 

Özel, Kilis'te incelemelerde bulunmak üzere görevlendirilen CHP heyetinin, Kilis'teki çalışmalarıyla ilgili ön raporunu CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na sunduğunu belirtti.

 

Heyetin, önümüzdeki dönemde kapsamlı bir rapor sunacağını vurgulayan Özel, "Kilis'e heyet görevlendirmeye, orada vatandaşlarımızla birlikte olmaya, onlara hem psikolojik olarak hem varlığımız hem de ortaya koyacağımız önerilerle destek olmaya devam edeceğiz" dedi.

 

"Kilis'te bir vali var, AKP'nin valisi. Devletin valisi olmadığı çok açık" ifadesini kullanan Özel, şöyle konuştu:

 

"CHP'nin Kilis ziyaretinde heyetine randevu verme nezaketi değil mecburiyetini bile yerine getirmeyen bu AKP'nin valisi, vatandaşlara 'evinizin güneyinde oturmayın' diye öneride bulunuyor. 'Abdestsiz sokağa çıkmayın' diyor. Durum biraz daha vahimleştiğinde, kefenlerinizle sokağa çıkın demesi şaşırtıcı olmayacak. Heyetimizle daha önce yaptığı bir değerlendirmede, 'roketler düşerken ben Superman miyim, bu roketleri yakalayayım' diyor. Kilis Valisi'nin bir Superman olmadığını biliyoruz ama Spiderman olduğu konusunda hiçbir endişemiz yok."

 

Davutoğlu'na: Kongreden sonra ev tutun, Kilis'e yerleşin

 

Özel, CHP'nin, önümüzdeki süreçte Kilis'e giden heyetlerin raporları ve genel başkan yardımcılarının çalışmalarıyla, Kilis için bir ekonomik paket hazırlama ve bunu Meclis gündemine getirme kararlılığında olduğunu bildirdi. Özel, CHP'nin Kilis için üzerine düşeni yapmaya, Kilis'le dayanışma halinde olmaya devam edeceğini vurguladı. Başbakan Ahmet Davutoğlu'na çağrıda bulunan Özel, şöyle devam etti:

 

"Sayın Davutoğlu'na önerimiz şu; bu ziyaretler bittikten, darbe kongresi tamamlanıp atanmış başbakanlık görevini yeni atanmış bir düşük profilliye devrettikten sonra İstanbul'a yerleşecekmiş. Sayın Davutoğlu, Kilis'e bir borcunuz var, orada ölen, okullarına gidemeyen çocuklara karşı bir sorumluluğunuz var. Yiğitseniz, mertseniz kongreden sonra bir ev tutun, Kilis'e yerleşin."

 

Kaynak: AA

- Advertisment -