Ana SayfaHaberlerGündemDavutoğlu'ndan polislere 'paralel yapı' uyarısı

Davutoğlu’ndan polislere ‘paralel yapı’ uyarısı

 

Başbakan Ahmet Davutoğlu Polis Teşkilâtı'nın kuruluşunun 171. yılı dolayısıyla düzenlenen törende yaptığı konuşmada, bir dönem emniyette etkili olan "paralel yapı" ile mücadele ve PKK'ya yönelik operasyonlara değindi. Polisleri "paralel yapı" denilen Fethullah Gülen Cemaati konusunda uyaran Başbakan Davutoğlu, şunları söyledi:

 

"Eğer birileri memuriyet görevini ifâ ederken, 'Dışarıda bir başka otoriteden de emir alabilirim, hatta bu emri uygularken İçişleri Bakanına, Başbakana bile hesap vermeden uygularım' derse, kendisini kapının dışında bulur. Devlete, demokrasiye ve mesleğine ihanet etmiş olur."

 

"Eğer biri derse ki 'Amirini değil de, dini gerekçeler kullanarak şu zatı dinleyeceksin'. Ya da seküler gerekçeler kullanarak 'Şu devletin menfaatini daha iyi bilen şu yapıyı, şu vesayet odağını dinleyeceksin' derse, dönüp ona diyeceksiniz ki, 'Eğer bana talimat vermek istiyorsan, çıkar o cübbeni veya başka makamlarda sembolize eden şeyleri. Gir seçime, halktan destek al, oy al. Gel, ondan sonra bana talimat ver. Bana talimat verecek yegâne merci meşruiyetini halktan alan, hesabını da halka veren meşru Türkiye Cumhuriyeti Hükümetidir' diyeceksiniz."

 

"Onların istekleri doğrultusundan bir santim dahi adım atmayacaksınız"

 

"Bu kötü örnekten (paralel yapı) hareketle bundan sonra benzer yapılar söz konusu olduğunda, doğmaya başladığı anda mutlaka bu yapılar tasfiye edilmelidir. Aksi takdirde devleti yaşatamayız. Aksi takdirde kimse modern, çağdaş, bürokratik sistem içinde görevini ifâ edemez hale gelir. Bu anlamda devlet, şerik kabul etmez. Devlet otoritesi, kamu otoritesi kullanılırken ortak olunmaz. Hesap vermeyecek, vermesi mümkün olmayan kişilerin talimat vermesi de söz konusu olamaz."

 

"Hükümetimizden gelen talimatları uygularken, bizim de hesap vereceğimiz merciler var. O da milletimizin ta kendisi. Bu siyaset beğenilmezse, bir sonraki seçimde başka arkadaşlar gelir, bizim yerimize görev yaparlar. O zaman da onları dinleyeceksiniz. Meşruiyetini milletten almayan hiçbir gücün karşısında boynunuzu eğmeyeceksiniz, talimat almayacaksınız, onların istekleri doğrultusundan bir santim dahi adım atmayacaksınız. Sizden net olarak beklentimiz budur."

 

"Halkın oylarıyla iktidara gelmiş ve tabiri caizse yedi düvele karşı bu memleketin menfaatini koruyup, kollamak için gece gündüz çalışan bir başbakanın odasına böcek koymak… O zaman ben Dışişleri Bakanıydım, Dışişleri Bakanının odasına böcek koyarak, Dışişleri Bakanı, MİT Müsteşarı ve Genelkurmay İkinci Başkanının son derece mahrem toplantısını dinlemeye çalışmak ihanetin, casusluğun ta kendisidir, vatana, devlete, millete, demokrasiye, mesleğe ihanettir."

 

"Bir an bile tereddüt etmedik, gittik"

 

Başbakan Davutoğlu, cuma günü Diyarbakır'ın Sur ilçesine gitmiş ve PKK'ya yönelik operasyonların sona erdiği, sokağa çıkma yasağının kalktığı ilçede incelemelerde bulunmuştu. Davutoğlu bununla ilgili, "Bizi kimse korkutamaz. Kamu düzeni için yola çıkmış, bu ülkenin bekası için polisimiz, askerimiz gece gündüz orada canını ortaya koymuşken, eğer ben bir gün can kaygısıyla böyle bir ziyareti yapmakta tereddüt edersem, işte o zaman bu makam bize haram olur. Bir an bile tereddüt etmedik, gittik. Ne terör örgütünden ne de herhangi bir başka yapıdan korkmadık, korkmuyoruz, kormayacağız" dedi.

 

"Gelecekteki üç asrı hesap ederek talimat verdim"

 

Davutoğlu'nun terörle mücadele konusunda verdiği diğer mesajlardan satır başları şöyle:

 

"Bütün bu kampanyalara, saptırma çabalarına karşı biliniz ki terörü bu topraklardan son santimetrekaresine kadar temizleme iradesine sahip bir Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti var. Bu tezimleme iradesini hayata geçirecek Silahlı Kuvvetlerimiz, Emniyet Teşkilâtımız var. Bu zor, çetin kararları alırken güvendiğim tek şey milletimiz ve milletimizin bağrından çıkmış Silahlı Kuvvetlerimiz ve Emniyet Teşkilâtımızdı. Sizlere güvenerek bu kararları aldık, sizlere güvenerek yolumuza devam ediyoruz, sizlere güvenerek bu mücadeleyi inşallah bir gün mutlak bir zaferle neticelendireceğiz."

 

"Terörle mücadele konusunda bizim hükümet olarak şahsen ve bütün bir Emniyet Teşkilâtı, Türk Silahlı Kuvvetleri olarak üstlendiğimiz risklerin binde birini dahi üstlenmemişler, ahkâm kesmeye kalktılar. Terörle mücadele konusundaki kararlılığımızı sorgulamaya kalktılar. Ben bunların hepsini takip ediyorum. Kimin ne düşündüğünü biliyorum. Bu sorgulama yapmaya çalışanların arkalarında kimlerin olduğunu da biliyorum. Ama onlar da bilsin ki, ben 23 Temmuz'da Silahlı Kuvvetleri'ne, Emniyet Teşkilâtı'na yaptığımız güvenlik zirvesinde talimat verirken yaşadığımız üç günü değil, gelecekteki üç asrı hesap ederek talimat verdim."

 

"Ceylanpınar'da polisimizin şehit edilmesi, Adıyaman'da askerimizin şehit edilmesi, Suruç'ta vatandaşlarımızın ve sınırda bir askerimizin DEAŞ tarafından şehit edilmesi sonrasında açık ve net bir talimat verdim; 'Türkiye Cumhuriyeti topraklarının her bir şehri, her bir ilçesi, her bir dağı, her bir vadisi, her bir santimetrekaresi terörden temizleninceye kadar mücadele edeceksiniz. Bir adım dahi geri dönmek, geri adım atmak yok'. O gün ne kadar kararlıysak bugün de aynı ölçüde kararlıyız. Kimse bu kararlılığımızı sorgulayamaz."

 

Kaynak: Al Jazeera, AA

- Advertisment -
Önceki İçerik
Sonraki İçerik